Haz 14, 2011
1314 Görüntüleme

Markada Ayırt Edicilik ve Yargıtay’ın Euroglass Kararının Analizi

Yazan
banner

Davacı vekili Euroglass markasının tescili için TPE’ye başvurmuş ancak bu başvurusu TPE tarafından anılan ibarenin marka olarak kullanılacağı mallar için ayırt edici olmadığı malların cinsini, çeşidini ve vasfını belirteceği gibi ilgili sektörde herkes tarafından kullanılabilecek genel bir ifade olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine kurum kararının iptali talebiyle açılan davada mahkeme “Euroglass” ibaresinin 556 sayılı KHK’nın mutlak red nedenlerini içeren 7. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c), (d) bentlerine göre marka olarak kullanılacağı mallar için ayırt edici özelliğinin olduğu söz konusu malların cinsini, çeşidini ve vasfını belirtmediği gibi ilgili sektörde herkes tarafından kullanılabilecek genel bir ifade olmadığı dolayısıyla davaya konu YİDK kararının iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş ve Yargıtay da verilen bu kararı onamıştır.

YORUM: Genel anlam ifade eden ve ayırt edici niteliği bulunmayan bu tip işaretlerin marka olarak alınamayacağı ve hiç kimsenin tekeline bırakılamayacağı kabul edilmiştir.

Yargıtay yabancı dildeki kelimeler bakımından da cins belirtme niteliğini dikkate almaktadır. Ancak bunun ölçütü Yargıtayîn florist kararında da belirttiği gibi kelimenin ülkemizde ilgili çevrelerde bilinip bilinmemesidir.

Birleşik kelimeler konusunda ise Yargıtay Multicanal kararında “multi” ve “canal” sözcüklerinin birleşiminde ayrı bir anlam içerip içermediği yönünden bir analiz yapmış ve Multicanal sözcüğünün bir markada bulunması gereken ve onun diğer markalardan farklılığını sağlayacak ayırt edicilik unsurunu taşımadığı sonucuna varmıştır.

Avrupa Topluluğu Adalet Divanı ise konuyla ilgili emsal kararı olan Baby dry kararında; “Baby dry” markasını oluşturan her kelime tek tek ele alındığında İngilizce konuşma dilinde bebek bezinin karakteristik özelliklerini belirtmekle birlikte iki kelimenin birbirine bağlanış tarzı ve alışılmışın dışındaki yapısı dikkate alındığında İngilizce günlük lisanda kullanılan bir deyim teşkil etmediğini belirtmiştir.

Bu içtihatlar ışığında Euroglass markasının tescilinin reddi yönünde verilen mahkeme ve bunu onaylayan Yargıtay kararının isabetli olduğunu düşünüyorum. ATAD’ın Baby Dry kararında belirttiği gibi “Euroglass” sözcüklerinin beraberliği tasviri bir nitelik taşımamakta ve bu yapı bir dil buluşu olarak markaya ayırt edici nitelik kazandırmaktadır.

Markanın ayırt edici gücü ise ayrı bir meseledir. Markanın minimal düzeyde olsa dahi ayırt ediciliğe sahip olması tescil için yeterlidir. Bu husus markanın koruma kapsamını etkileyecektir. Zira somut olayda da Euroglass markası glass veya European kelimelerinin başka teşebbüslerce marka olarak tescil edilmesine bu kelimelerin tasviri özellikleri nedeniyle karşı çıkamayacaklar ancak Euroglass markasına çok benzer ibarelerin tesciline karşı çıkmaları halinde başarılı netice alabileceklerdir.

Yazı Kategorileri:
Makaleler

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz