Ağu 26, 2011
1703 Görüntüleme

İntihal ve İktibas

Yazan
banner

İngilizce “plagiarism” sözcüğünün dilimizdeki karşılığı olan intihal yanınlanmış bir eserden eser sahibinin adı belirtilmeden uygun olmayacak aktarımda bulunulmasıdır. En ağır akademik yolsuzluklardan biri olarak kabul edilen intihale verilen ceza genelde bütün akademik unvanların geri alınmasıdır.

İntihalin ortaya çıkması için eserin aynen alınması şartı yoktur. İntihal eserlerden sadece bazı ibarelerin, nağmelerin veya pasjların alınması şeklinde kısmen de yapılabilir.

İktibas ise bir eserde yer alan bazı kısımların başka bir eserde kullanılmasıdır.

İktibasın hukuka uygun olabilmesinin bazı şartları vardır;

  1. İktibas maksadını haklı gösterecek düzeyde yapılmalıdır. Bir başka değişle iktibas eserin bağımsız özelliğini ortadan kaldırmayacak ve asıl esere ihtiyacı kaldırmayacak düzeyde olmaldır.
  2. Yararlanılan eseri kaynak göstermek gerekmektedir. Bu anlamda iki çeşit iktibastan bahsedilir. Bunlardan biri “aynen iktibas” yani yararlanılan eserden bir kısmın hiçbir değişiklik yapılmadan aynen alınmasıdır. Diğeri de “meanen iktibas” yani yararlanılan eserdeki fikirden yararlanmak suretiyle iktibası yapanın kendine özgü ifade tarzını kullanmasıdır.

FSEK’te iktbasın yapılabilmesi için aranan şartlardan birinin olmaması ortada yolsuz iktibas olması yani intihal olması sonucunu doğurur.

İlim ve edebiyat eserlerinde yapılacak iktibaslarda dikkat edilmesi gereken nokta yapılan iktibasın ölçüsüdür. Bu ölçü yararlanılan eserle ortaya çıkarılacak yeni eserin karşılaştırılması yapılarak ortaya konulabilir. Amaç sadece iktibas yaparak yeni bir eser yaratmak olmalıdır, bir başka değişle iktibas zorunlu ve faydalı olandan geniş kısımlar için yapılmamalıdır.

İntihal sonucu zarara uğrayan eser sahiplerini koruma yolları 5846 sayılı kanunla düzenlenmiştir.

İntihal halinde hukuk veya ceza davaları açılabilmektedir. Uygulamada bu davalar genelde birlikte açılıyor olsa da ceza davalarında verilen beraat kararları ve yine ceza davalarında ortaya konulan kusur veya zarara ilişkin kararlar hukuk mahkemesinde verilecek karara etki etmemektedir.

Hukuk davalarında ise hak sahipleri tespit, önleme, men ve tazminar davaları açabilmektedirler.

Yazı Kategorileri:
Makaleler

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz