Tem 2, 2012
881 Görüntüleme

İthalatta Anti Dumping

Yazan
banner

Damping bir ürünün normal değerinin altında bir fiyatla, veya(ihracatçı ülkede tüketime konu aynı veya benzer bir ürünün karşılaştırılabilir fiyatından daha düşük bir fiyatla) ihraç edilmesidir. Damping uygulamasına karşı anti- damping vergisinin konulabilmesi için dampingin varlığı gerekli koşul olmakla birlikte, yeterli değildir. Bunun yanısıra zararın varlığı ve en önemlisi de; damping ile zarar arasında nedensellik bağının bulunması gerekmektedir.

Hakkındaki Yönetmelik’in 19. maddesine göre; “ Damping ve sübvansiyona konu olan ithalattan maddi zarar görüldüğünü veya maddi zarar tehdidi altında bulunduğunu veya piyasanın bozulduğuna veya bu tür ithalatın üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirildiğini iddia eden üreticiler veya üretim dalı adına hareket eden gerçek veya tüzel kişi veya kuruluşlar Genel Müdürlüğe yazılı olarak başvuruda bulunabilirler.”Bu talep gerekçeli yapılır.Şikayet ile soruşturmanın açılması, şikayetin yeterli delilleri içermesi şartına bağlıdır. Deliller yeterli bulunmadığında, bu durum şikayetçi tarafa İthalat Genel Müdürlüğü’nce bildirilir.

Başvuru incelenirken, Anti Damping Anlaşması’na göre; başvurunun üretim dalı tarafından veya üretim dalı adına yapıldığının belirlenmesi gerekmektedir.Başvurunun üretim dalı tarafından veya üretim dalı adına yapılmış sayılabilmesi için, başvuruyu destekleyen üreticilerin toplam benzer ürün üretiminin; başvuruyu destekleyen ve başvuruya karşı çıkan üreticilerin toplam benzer ürün üretiminin % 50’sinden fazla olması ve
toplam Türkiye benzer ürün üretiminin % 25’inden az olmaması”şartı aranmaktadır.

“İthalat Genel Müdürlüğü, verilen bilgi ve belgeler veya mevcut diğer bilgiler altında ön incelemeyi yapar ve soruşturma açılıp açılmayacağı hakkında Kurula teklif sunar.”Bu çalışmalar 60 gün içinde
tamamlanmalıdır.Kurul bu durumda soruşturmanın açılıp açılmaması konusunda karar verecektir.Dampingli ithalata karşı soruşturma açılması ve önlem alınabilmesi; dampingin, yerli üretim dalına zarar vermesi, zarar
tehdidi oluşturması ya da üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirmesi ve dampingli ithalat ile zarar arasında nedensellik bağının olması koşullarına bağlıdır. Zararın, dampingli ithalattan mı yoksa firmanın kendi içinden mi kaynaklandığının belirlenmesi çok önemlidir. Bunun tespitine yönelik olarak yerli üretim dalındaki firma bünyesinde incelemeler yapılabilir.Soruşturmanın açılmasına karar verilirse bunu takiben, ilgili karar Resmi Gazete’de yayınlanır ve ilgili ithalatçılara ve ihracatçılara soru formları gönderilir.

“Damping yapıldığı iddiası ile yapılan şikayet ile kesin kararın soruşturmanın açılma tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde verilmesi ve sonucunun Resmi Gazete’de ilan edilmesi gerekmektedir.”Kanun’un ihracatçıyaverdiği bir hak olarak, soruşturma sırasında menşe ülke, ihraç ülkesi veya ihracatçı, fiyatlarını damping marjı kadar arttırmayı veya ihracatında bir miktar kısıtlamasına uyacağını teklif edebilir.Kabul edilen
fiyat taahhütleri damping durumu ortadan kalkana kadar devam eder.Taahhütlerin kabul edilmesi, Kurul tarafından soruşturmanın durdurulabilmesini netice verir.

Soruşturma esnasında, ülke çıkarı acil müdahaleyi ve/ veya geçici önlemler alınmasını gerektirirse, Kurulca belirlenen damping marjı kadar veya zararı ortadan kaldırmaya yetecek oranda bir teminat alınmasıkararlaştırılabilir. Geçici önlemler için belirlenen süre 4 ay olmakla birlikte bu süre 2 ay daha uzatılabilmektedir.

Mevzuatımız, Türkiye’de dampinge konu ithalat ile oluşan haksız rekabete karşı üretim dalının korunması, zararın giderilmesi amacına hizmet etmenin yanısıra, ülkemize kaliteli mal girişi gibi bir faydanın gerçekleşmesini de sağlayacak, bu sebeple tüketicinin korunmasında etkili olacaktır.

Taraflardan birinin verilen süreler içinde gerekli bilgiyi göndermemesi, yanlış bilgi vermesi, bilgi vermeyi reddetmesi kararın eldeki verilere göre re’sen alınmasına sebep olacağından21tarafların bu konudaki özenli, titiz çalışmaları kendileri için faydalı olur. Verilen bilgiler sadece soruşturma amacıyla kullanılmalıdır. Soruşturmada hem soruşturma yapan tarafın, hem de ilgililerin zor durumda kalmaması önemlidir. Gizli olup verilemeyen bilgilerin, gizli olmayan bir özetinin verilmesi de bilgi isteyen tarafa sağlayacağı kolaylık açısından gereklidir. Elbette ki bu sistem firmaya her bilgisini gizli olduğu gerekçesini öne sürerek vermeme hakkını vermez. Bu gerekçenin, haklı nedenlerinin olması gerekir.

Türkiye uygulamasında, ithalatta haksız rekabet soruşturmalarının, diğer korumacılık önlemlerine göre payı daha fazladır. Çünkü bu tedbirler, pratikte daha kolay uygulanmaktadırlar.Serbest ticaret politikası içinde yerli
üretimimizin zarar görmemesi, anti- damping mevzuatının gerektiği gibi uygulanmasına bağlıdır.
Genel anlamda Türkiye anti- damping mevzuatını etkin uygulayan bir ülkedir.

Yazı Kategorileri:
Makaleler
Emre Kurt

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz