Oca 16, 2017
1045 Görüntüleme

TÜKETİCİ AYIPLI MAL KREDİ VERENİN SORUMLULUĞU MÜTESELSİL SORUMLULUK

Yazan
banner

T.C. YARGITAY

  1. Hukuk Dairesi

Esas No           :2009/14676

Karar No          :2010/4491

Tarih                :29.04.2010

TÜKETİCİ AYIPLI MAL KREDİ VERENİN SORUMLULUĞU MÜTESELSİL SORUMLULUK FAİZ

Özet

Kredi veren, ayıplı maldan ve tüketicinin seçimlik haklarından dolayı satıcı ile birlikte müteselsilen sorumludur.

4077 s. Yasa m. 4,10

Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, 18.07.2006 tarihinde, davalılar Hüsnü ve Nurettin tarafından işletilen, A… M… C.’den, A… C… Tüketici Finansmanı A.Ş. ile yapılan kredi sözleşmesi ile 2006 model Mondial marka 07 … 576 plakalı motosikleti satın aldığını, kısa süre sonra arızalanması nedeniyle 03.08.2006 tarihinde motosikletin sağ kapak contası ve yağ keçesinin, 18.08.2006 tarihinde marj motorunun komple değiştirildiğini, 30.08.2006 tarihinde yeniden arızalanması sebebiyle bu parçanın ikinci kez değiştirildiğini, buna rağmen, 10.10.2006 tarihinde sol kumanda düğmelerinin, 24.01.2007 tarihinde eksozun, 29.01.2007 tarihinde regülatörün, 16.04.2007 tarihinde de arka fren mu-sürünün arızalandığını, dava konusu motosikletin ayıplı olması nedeniyle davalıların müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, yaptığı masraflar, faizi ve ödemiş olduğu kredi taksitleri ile birlikte satış bedelinin iadesine, bunun mümkün olmaması halinde ise, motosikletin aynı model ve özellikte ayıpsız yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı A… C… Tüketici Finansmanı A.Ş., finans kuruluşu olduklarını, satılan malın ayıplı olmasından dolayı sorumlulukları bulunmadığını belirterek, davanın husumet nedeniyle, diğer davalılar ise davanın esastan reddini dilemişler, davalı Hüsnü ise davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, davalı A… C… Tüketici Finansmanı A.Ş. aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı Nurettin aleyhine açılan davanın, HUMK’nın 409. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalılar Hüsnü ve U… Motorlu Araçlar Tur. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın ise kısmen kabulü ile, dava konusu motosikletin ayıplı olduğunun tespitine, motosikletin bedeli olan 3.690,00 YTL ve davacı tarafından yapılan servis masrafı 225,00 YTL olmak üzere toplam 3.915,00 YTL’nin adı geçen davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ayıplı motosikletin davacı tarafından davalılara iadesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektiriri nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Dava, 4077 sayılı Yasa’nın 4. maddesi gereğince ayıplı motosiklet nedeniyle bedel iadesi ve alacak, olmadığı takdirde ise, ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemine ilişkin olup, dava konusu Mondial marka motosikletin, davacı tarafından 18.07.2006 tarihinde davalılar Hüsnü ve Nurettin tarafından işletilen A… M… C… Mondial Yetkili Bayiinden 3.690,00 YTL bedelle satın alındığı, diğer davalı U… Motorlu Araçlar San. Tic. Ltd. Şti.’nin ithalatçı firma olduğu, satış bedelinin davacı ile davalı A… C… Tüketici Finansmanı A.Ş. arasında yapılan 15.07.2006 tarihli tüketici kredisi sözleşmesi ile taksitli olarak ödendiği, alınan bilirkişi raporu gereğince, satın alındığı tarihten itibaren motosikletin 1 yıl içerisinde farklı arızalardan dolayı 8 kez servise götürüldüğü, halen de kısmen mevcut olan bu arızaların kullanım hatasından kaynak-lanmayıp, gizli ayıp niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

4822 sayılı Kanun’la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un ayıplı mal ile ilgili 4. maddesinin 3. fıkrasında, “İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10. maddenin beşinci fıkrasına göre kredi veren ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Ayıplı malın neden olduğu zarardan dolayı birden fazla kimse sorumlu olduğu takdirde bunlar müteselsilen sorumludurlar. Satılan malın ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.”; ayrıca aynı Kanun’un 10. maddesinin 5. fıkrasında, “Kredi verenin, tüketici kredisini, belirli marka bir mal veya hizmet satın alınması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi durumunda satılan malın veya hizmetin hiç veya zamanında teslim edilmemesi halinde kredi veren tüketiciye karşı satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olur.” hükümleri kredi verenin sorumluluğunu düzenlemiştir. Somut olayda davacı ile davalı kredi veren arasındaki kredi sözleşmesinde, dava konusu motosiklet için kredinin verildiği açıkça anlaşıldığına göre, bağlı kredi kullandıran davalı kredi verenin de ayıplı maldan sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, kredi verenin sorumluluğunun, satılan malın hiç ya da zamanında teslim edilmemesi ile sınırlı olduğu, buna karşılık ayıplı mal nedeniyle kredi verenin doğrudan sorumluluğunun bulunmadığı benimsenerek, davalı A… C… Tüketici Finansmanı A.Ş.’ye karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmişse de, az yukarıda da değinildiği gibi, 4077 sayılı Yasa’nın 4. ve 10. maddeleri gereğince kredi veren, ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumlu olup, bu sorumluluk, malın sadece, hiç ya da gereği gibi teslim edilmemesi ile sınırlı değildir. O halde mahkemece hükmedilen alacağın kredi veren davalı şirketten de müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle kredi verene karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

3- Davacı, dava konusu alacağının faizi ile birlikte ödetilmesini talep etmiş olup, satın almış olduğu motosikleti iade etmeden ödediği satış bedeli için faiz talebinde bulunamazsa da, mahkemece, aracın davalılara iadesine karar verildiğine göre, hükmedilen alacağa, satışa konu motosikletin davalılara iade tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, faiz isteminin tümüyle reddedilmiş olması da ayrıca usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz edilen hükmün, 2. ve 3. bentler gereğince davacı yararına (BOZULMASINA), 29.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yazı Kategorileri:
Blog
Emre Kurt

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz