Oca 16, 2017
845 Görüntüleme

Ayıpta İhbar Yükümlülüğü

Yazan
banner

YARGITAY
19. HUKUK DAİRESİ
E. 2008/6736
K. 2009/2806
T. 7.4.2009
• GİZLİ AYIPLI MAL SATIMI ( Dava Tarihine Kadar Davalıya Usulüne Uygun Biçimde Ayıp İhbarında Bulunduğuna İlişkin Belgeyi Dosyaya Sunulmadığı – Ayıp İhbarının Süresinde ve Usulüne Uygun Biçimde Yapılmadığı )
• AYIP İHBARI ( Gizli Ayıplı Mal Satımı İddiası – Dava Tarihine Kadar Davalıya Usulüne Uygun Biçimde Ayıp İhbarında Bulunduğuna İlişkin Belgeyi Dosyaya Sunulmadığı/Ayıp İhbarının Süresinde ve Usulüne Uygun Biçimde Yapılmadığı )
818/m.198
6762/m.20,25
ÖZET : Uyuşmazlık, gizli ayıplı mal satımı iddiasından kaynaklanmaktadır. Davacı vekili dilekçesinde malın teslim alım tarihinden itibaren 10 gün sonra ayıbın açığa çıktığını belirtmiş, ancak dava tarihine kadar davalıya usulüne uygun biçimde ayıp ihbarında bulunduğuna ilişkin belgeyi dosyaya sunmamıştır. Bu durumda ayıp ihbarının süresinde ve usulüne uygun biçimde yapılmadığı gözden kaçırılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
DAVA : Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Uyuşmazlık, gizli ayıplı mal satımı iddiasından kaynaklanmaktadır.
Tacirler arası ayıp ihbar süresini düzenleyen TTK.’nun 25/3. maddesinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Borçlar Kanunu’nun 198. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanacağı belirtilmiş, Borçlar Kanunu’nun 198/3. maddesinde ise, ayıbın sonradan meydana çıkması halinde bunun derhal satıcıya ihbar edilmesi gerektiği, aksi takdirde satılanın bu ayıp ile beraber kabul edilmiş addolunacağı belirtilmiştir.
TTK.’nun 20/3. maddesine göre, ihbarın muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
Davaya konu malın 09.05.2005 tarihinde davacıya teslim edildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı vekili 23.05.2007 havale tarihli dilekçesinde malın teslim alım tarihinden itibaren 10 gün sonra ayıbın açığa çıktığını belirtmiş, ancak dava tarihi olan 06/07/2005 tarihine kadar davalıya yukarıda yazılı yasa maddeleri uyarınca usulüne uygun biçimde ayıp ihbarında bulunduğuna ilişkin belgeyi dosyaya sunmamıştır. Bu durumda ayıp ihbarının süresinde ve usulüne uygun biçimde yapılmadığı gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yazı Kategorileri:
Blog
Emre Kurt

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz