Oca 16, 2017
1067 Görüntüleme

Kredi Kartı Bilgilerinin Çalınması Görevli Mahkeme: Tüketici Mahkemesi

Yazan
banner

YARGITAY

19. HUKUK DAİRESİ

E. 2008/5522

K. 2008/9441

T. 14.10.2008

• MENFİ TESPİT VE İSTİRDAT DAVASI ( Çalınan Kredi Kartı İle Üye İşyerinden Yapılan Alışverişler Sonucunda Oluşan Borçtan Kaynaklanan Davalar – Tüketici Mahkemesinin Görevli Olacağı )

• GÖREVLİ MAHKEME ( Menfi Tespit ve İstirdat Davası – Çalıntı Kredi Kartı İle Yapılan Alışveriş Sonucunda Oluşan Borçlar/Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu )

• KREDİ KARTI ( Çalınan Kredi Kartı İle Üye İşyerinden Yapılan Alışverişler Sonucunda Oluşan Borçtan Kaynaklanan Davalar – Menfi Tespit ve İstirdat Davası/Tüketici Mahkemesinin Görevli Olacağı )

5464/m.15, 17, 44

4077/m. 22, 23

ÖZET : Menfi Tespit ve İstirdat davasında, davacı davalılardan olan banka tarafından düzenlenen kredi kartının kimliği belirsiz kişilerce çalındığını ve harcama yapıldığını ileri sürerek üye işyerleri ve banka hakkında yasal işlem yapılmasını talep etmiştir. Çalınan banka kartı ile üye işyerinden yapılan alışverişler sonucunda oluşan borçtan kaynaklanan davalara bakmaya Tüketici Mahkemeleri görevlidir.
DAVA : Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan Teknosa A.Ş vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı davalılardan Akbank tarafından düzenlenen kredi kartının kimliği belirsiz kişilerce çalındığını ve 5.259.367.445.TL harcama yapıldığını ileri sürerek üye işyerleri ve banka hakkında yasal işlem yapılmasını talep etmiş, davacı vekilleri ise 03.08.2005 havale tarihli dilekçeyle bu miktarın banka dışındaki davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Uğur İletişim A.Ş vekili kartını çaldıran davacının kusurlu olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Teknosa A.Ş vekili davacının kendi kusurlu davranışı ile hukuka aykırı kullanıma yol açtığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Akbank A.Ş vekili davacının talebi üzerine kartın kullanıma kapatıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Boyner A.Ş vekili davacının kredi kartını özenle koruma ve kullanma yükümlülüğünü yerine getirmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Ankara 3.Tüketici Mahkemesince davalı Akbank A.Ş hakkında açılan davanın takip edilmemesi nedeniyle HUMK.nun 409.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkında açılan davanın ise sözleşme dışı haksız fiile dayalı kullanımdan kaynaklandığı ve 4077 sayılı Yasa’nın kapsamına girmediği gerekçesiyle görev yönünden reddine karar verilmiş ve dava dosyası Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Ankara 26.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalı Akbank hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve karar kesinleştiğinden bu hususta yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalılardan Teknosa A.Ş vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının hamili olduğu ve çalındığı iddia edilen banka kredi kartı ile üye işyeri durumundaki davalı şirketlerden yapılan alışverişler sonucunda oluşan borçtan kaynaklanmaktadır.
01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 15.maddesinde kart hamillerinin yükümlülükleri, 17.maddesinde ise üye işyeri ve üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlara ilişkin yükümlülükler hükme bağlanmıştır.Uyuşmazlığın çözümünde belirtilen bu yasa hükümlerine başvurulması gerekmektedir. Aynı yasanın 44/1.maddesinde ise bu Kanunun uygulanması ile ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması halinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. ve 23.maddesi hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Bu durumda mahkemece davanın tüketici mahkemelerinin görevine girdiği ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği düşünülmeden somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yaranına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yazı Kategorileri:
Blog
Emre Kurt

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz