Şub 3, 2017
802 Görüntüleme

KİRA PARASI TALEBİ, SÖZLEŞMENİN FESHİ

Yazan
banner

YARGITAY

19. HUKUK DAİRESİ

E. 2004/6973

K. 2005/2859

T. 18.3.2005

• KİRA PARASI TALEBİ ( Sözleşmenin Feshi Mucbir Sebebe Dayanmadığı Gibi Fesihte Davacı Kusurlu da Olmadığından Tahliye Tarihinden İtibaren Mecuru Aynı Koşullarla Kiraya Verebileceği Makul Bir Süre İle Sınırlı Olarak Davalıdan Kira Parasını Talep Edebileceği )

• SÖZLEŞMENİN FESHİ ( Mucbir Sebebe Dayanmadığı Gibi Fesihte Davacı Kusurlu da Olmadığından Tahliye Tarihinden İtibaren Mecuru Aynı Koşullarla Kiraya Verebileceği Makul Bir Süre İle Sınırlı Olarak Davalıdan Kira Parasını Talep Edebileceği )

• MUCBİR SEBEP ( Sözleşmenin Feshinde Davacı Buna Dayanmadığı Gibi Fesihte Davacı Kusurlu da Olmadığından Tahliye Tarihinden İtibaren Mecuru Aynı Koşullarla Kiraya Verebileceği Makul Bir Süre İle Sınırlı Olarak Davalıdan Kira Parasını Talep Edebileceği )

• KİRAYA VERİLME TARİHİNE KADAR KİRA BORCU İLE SORUMLULUK ( Bilirkişi Raporu İle Tespit Edilen Davalının Bu Bir Aylık Süredeki Kira Borcu İle Sorumlu Tutulması Gereği )

818/m.260

ÖZET : Sözleşmenin feshi mucbir sebebe dayanmadığı gibi fesihte davacı kusurlu da olmadığından, tahliye tarihinden itibaren mecuru aynı koşullarla kiraya verebileceği makul bir süre ile sınırlı olarak davalıdan kira parasını talep edebilir.
Bilirkişi raporu ile mecurun 14.7.2002 tarihine kadar kiraya verileceği belirtildiğinden davalının bir aylık bu süredeki kira borcu ile sorumlu tutulması gerekirken, yazılı gerekçe ile bu talebin reddedilmesi isabetli olmayıp hükmün bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
DAVA : Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av.Çetin Özen ile davalı vek.Av.Funda Karaduman’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacıların maliki bulunduğu taşınmaz 2.10.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile Etibank A.Ş.ne 8 yıllığına kiraya verilmiştir.
Etibank A.Ş.nin 28.12.2001 tarihi itibariyle bankacılık yapma ve mevduatı kabul etme izni kaldırılınca, tasfiye haline giren Etibank A.Ş. 22.1.2002 tarihinde davacılara gönderdiği ihtarnamede 22.4.2002 tarihi itibariyle kira sözleşmesini fesih ettiğini belirtmiş ve bilaharede 14.6.2002 tarihinde mecurun anahtarlarını notere tevdi etmiştir.
Dava, Mart 2002 Ağustos 2002 tarihleri arası kira bedellerinin tahsili için yapılan icra takipleri ile kiralanan yer ile ilgili yapılan genel giderlerin tahsili için yapılan icra takiplerine yönelik kısmi itirazlarının iptali ve ayrıca Eylül 2002 ayı kira bedelinin tahsili istemiyle açılan alacak davasına ilişkindir.
Davalı vekili, itirazın iptali ve alacak davalarının birlikte görülemeyeceğini, tasfiye haline giren bankanın sözleşmeyi haklı nedenle fesih ettiğini, 14.6.2002 tarihine kadar olan kira bedeline itiraz edilmediğini ve yatırıldığını, bu tarihten sonra kira bedeli talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre bankanın bankacılık yapma faaliyeti durdurulduğundan sözleşmenin devamının davalı kiracıdan beklenemeyeceği, bu nedenle feshin haklı olduğu, 14.6.2002 tarihinde de anahtarların teslim edildiğini, davacıların ancak bu tarihe kadar olan kira bedelini talep edebileceklerini, mecurda üç adet kasa bırakılmış ise de, sözleşmenin 8.maddesi gereği davacıların davalı tarafından yapılan değişiklikleri eski hale getirip masraflarını davalıdan talep edebileceğini, buna göre 2002/12336 ve 2002/12338 sayılı dosyalara yönelik itirazın kısmen iptaline, koşulları oluşmadığından davacılara yönelik tazminat isteminin reddine, 2002/12337 sayılı dosyaya yönelik davanın ve Eylül 2002 ayı kira bedelinin tahsiline ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Tasfiye haline giren davalı bankanın 2.10.2000 başlangıç tarihli 8 yıl süreli kira sözleşmesini 22.4.2002 tarihinde feshederek bilahare tahliye ettiği çekişmesizdir.
Sözleşmenin feshi mucbir sebebe dayanmadığı gibi fesihte davacı kusurlu da olmadığından, tahliye tarihinden itibaren mecuru aynı koşullarla kiraya verebileceği makul bir süre ile sınırlı olarak davalıdan kira parasını talep edebilir.
Bilirkişi raporu ile mecurun 14.7.2002 tarihine kadar kiraya verileceği belirtildiğinden davalının bir aylık bu süredeki kira borcu ile sorumlu tutulması gerekirken, yazılı gerekçe ile bu talebin reddedilmesi isabetli olmayıp hükmün bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davalı vekilinin diğer temyizine gelince;
Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddedilmesine rağmen red ve kabul oranları dikkate alınmadan yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açkılanan nedenle hükmün davacılar yararına, ( 3 ) nolu bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 400’er-YTL. duruşma vekalet ücretinin birbirlerinden alınarak yekdiğerine ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.03.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yazı Kategorileri:
Blog

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz