May 16, 2017
1280 Görüntüleme

İçerik Sağlayıcının İhlalden Sorumluluğu

Yazan
banner

Yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, 5651 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Başkanlık, adli makamlar veya hakları ihlal edilen kişiler tarafından haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak engelleme imkânı bulundu ğu ölçüde hukuka aykırı içeri ği yayından kaldırmakla yükümlüdür.

Burada, “mevcut teknolojik imkan” içeri ğin yayından kaldırılmasına imkan sağlıyorsa, yer sağlayıcı kaldırmakla yükümlüdür. Kendi teknolojik imkanlarının yetersiz oldu ğunu ileri sürmesi kabul edilemez.

5651 sayılı kanunun 9. maddesine göre, içeriğin yayından çıkarılması konusunda sorumlu kişi ilgili içerik veya yer sağlayıcısıdır. Bu sorumlu kişileri, somut davada Sulh Ceza Hakimi belirleyecektir.

İçerik sağlayıcı, bağlantı sağladığı başkasına ait içerikten sorumlu değildir. Ancak, sunu ş biçiminden, ba ğlantı sağladığı içeriği benimsediği ve kullanıcının söz konusu içeri ğe ulaşmasını amaçladığı açıkça belli ise, genel hükümlere göre sorumludur.

İçerik sağlayıcı web sitesi içeriğinde hukuka aykırı unsurlar bulunması halinde, bundan genel hükümlerine göre sorumludur. Burada konu olan web sitesi, sahibinden başka kimsenin içerik koyamadığı siteler şeklinde anlaşılmalıdır. Tartışma odaları ve benzeri katılımcıların kimliğinin belli olmadığı sitelerin sahip ve yöneticilerinin sorumluluğu ancak kasıtlarının veya ihmallerinin kanıtlanmasından sonra doğar. Belçika’da, bir gazetecinin makalesini izinsiz olarak internet ortamında yayınlanmasından dolayı çoğaltma hakkının ihlali olarak kabul edilerek, yayının durdurulması kararı ile birlikte davacıya tazminat ödenmesine karar verilmiştir17. ABD‘de yaşanan örnekte; başkasına ait bilgisayar programını bilgisayar ortamın FTP ile yükleyerek herkesin kullanımına sunan MaxButlere karşı Bilgisayar yazılımcılar derneğin açtığı tazminat davası lehine sonuçlanmıştır.

İnternet ortamında yapılan yayınlara hâkim kararıyla erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Hatta 8. maddede yedi bent halinde sayılan suçlarda, gecikmesinede sakınca bulunan hallerde soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı da erişimin engellenmesine karar verebilir. Ancak, cumhuriyet savcısnın yirmi dört saat içinde kararını hâkimin onayına sunması gerekir (İYDHK m.8/2). Mahkeme veya cumhuriyet savcısı tarafından verilen iletişimin engellenmesi kararının birer örneği İletişim Kurumu Başkanlığına gönderilir. Bu karar derhal en geç yirmidört saat içinde yerine getirilir (İYDHK m.8/3).

 

Yazı Kategorileri:
Blog

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret Hukuku ve Marka, Patent, Faydalı Model, Telif Hakları yan genel adıyla Fikri Mülkiyet Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT özellikle marka, patent ve haksız rekabet hakları konusunda yoğun olarak çalışmaktadır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz