Mar 15, 2018
1048 Görüntüleme

Kira Alacağı, İcra İnkar Tazminatı

Yazan
banner

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ
İCRA İNKAR TAZMİNATI • KİRA BORCU
ÖZET: Takip konusu kira alacağı kira sözleşmesinde açıkça yazılı olup, davalı borçlu ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumdadır. O
halde icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. Y. 6 HD. E. 2015/11315, K. 2016/7530, T. 14.12.2016
Dava, kiralayan tarafından kiracı aleyhine ödenmeyen kira paralarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü’nün 2012/17826 Esas sayılı dosyasındaki takibin 24.174 TL asıl alacak, 5.167,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.336,31 TL üzerinden devamına, yasal koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik
bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin icra tazminatı isteminin reddine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Icra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. icra tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda
ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Somut olayda: Davacı vekili, 05.05.1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanarak Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü’nün 2012/17826 esas sayılı dosyasına kira alacağı ve işlemiş faiz toplamı 54.522,91 TL alacağın tahsili isteminde bulunmuştur. Takip konusu kira alacağı kira sözleşmesinde açıkça yazılı olup davalı borçlu ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumdadır. Bu durumda alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü ile kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra tazminatı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacı tarafın icra tazminatı isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK’un 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

Yazı Kategorileri:
Genel
Emre Kurt

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz