Mar 25, 2019
304 Görüntüleme

CEP v CEPBORSASI Kararı, Cep ibaresi kimsenin tekeline verilemez

Yazan
banner

Günümüzde hemen hemen tüm mal ve hizmet pazarlaması ile ticaretinde ilişkilerin cep telefonu üzerinden yürütülüyor olması nedeniyle, “CEP” ibaresinin kullanım tekelinin kimseye bırakılmasının mümkün olmadığı, davalının tescilli markası ile davacının tescilli markalarının karıştırılma ihtimali bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2017/2631
K. 2019/123
T. 8.1.2019
DAVA : Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen …/…/2016 tarih ve 2015/285 E. – 2016/412 K. sayılı kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 05/04/2017 tarih ve 2017/271-2017/291 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … Yenertarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkili şirketin, “CEP” esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2014/25031 sayılı, “CEPBORSASI LTD.ŞTİ.” ibareli marka tescil başvurusuna, iltibas ve tanınmışlık vakıa ve hukuki sebebine dayanılarak yapılan itirazın nihai olarak … Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, … …’nın 30.06.2015 tarih ve 2015-M-5942 numaralı kararının iptalini, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.

Davalı … vekili, … kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı Şirket vekili, taraf markaları arasında benzerliğin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının “CEP” ve “CEP” esas unsurlu markalarıyla davalının “Cep Borsası LTD.ŞTİ.” ibareli başvuru markası arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç ./..

düşünmeden bunun davacının “CEP” ibare ve biçimli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, bu açıdan 556 Sayılı KHK’nın 8/1-b maddesinde belirtilen iltibasın bulunduğu, 556 Sayılı KHK’nın 8/4 maddesi yönünden tanınmışlık iddiasının sonuca etkili olmadığı gibi, başvurunun kötü niyetli yapıldığı koşullarının oluşmadığı, ancak bu durumun sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüyle … …’nın 2015-M-5942 Sayılı kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olduğundan 2014/25031 Sayılı markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir,

Karar davalı … vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

… Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında 556 Sayılı KHK’nın 8/1-b maddesinde belirtilen iltibas ihtimalinin bulunduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı … vekili temyiz etmiştir.

Dava … … kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davalının başvurusuna konu “CEP BORSASI” markası ile davacı tarafa ait “CEP” ibareli markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilip, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemi esastan reddedilmiş ise de, Dairemizin 2016/638 E.-2017/3192 K. sayılı kararı ve daha bir çok kararında ifade olunduğu üzere, günümüzde hemen hemen tüm mal ve hizmet pazarlaması ile ticaretinde ilişkilerin cep telefonu üzerinden yürütülüyor olması nedeniyle, “CEP” ibaresinin kullanım tekelinin kimseye bırakılmasının mümkün olmadığı, davalının tescilli markası ile davacının tescilli markalarının karıştırılma ihtimali bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz isteminin kabulüyle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı … yararına BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Anahtar Kelimeler: Marka Hukuku, haksız rekabet, haksız rekabet hukuku, marka ankara, avukat,  marka dava, marka hükümsüzlük, marka hükümsüzlüğü, marka ihlali,marka iltibas, marka itiraz, marka tecavüzü, marka tescili, marka YİDK, patent ankara avukat, patent avukat, patent tescili, tasarım dava, tasarım hukuku, yidk kararının iptali, tasarım avukat ankara, tasarım avukat, tasarım hükümsüzlüğü, patent hükümsüzlüğü

Ankara avukatı olunması nedeniyle Türk Patent’in kararlarına karşı davalar, marka hükümsüzlüğü davaları, patent davaları, tasarım davaları, Türk Patent’in Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na(YİDK) karşı davaların yanında marka vekili olunması itibarıyla Türk Patent Markalar Dairesi kararlarına karşı itirazlar, haksız rekabet davaları, alan adı davaları ve tahkimleri ağırlıklı olarak çalışma alanlarımızdır.

Yazı Kategorileri:
Blog · Makaleler

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz