Nis 25, 2019
211 Görüntüleme

Unvanın Haksız Rekabet, Zamanaşımı

Yazan
banner

Dayanılan vakıalar uyarınca davalının ….. ibaresini ticaret unvanında kullanması aynı zamanda haksız rekabete sebebiyet verdiği düşünülse de kullanım devam ettiği sürece haksız rekabete dair zamanaşımı süresinin işleyeceğinden söz edilemez. Bu durum karşısında mahkemece davanın TTK’nın 52. maddesi uyarınca unvan terkini istemiyle açıldığı, davanın haksız rekabet hükümleri uyarınca açıldığının kabulü halinde dahi davalı tarafından kullanımın sürdürülmesi sebebiyle zamanaşımı süresinin işlemeyeceği gözetilmeksizin hatalı hukuki nitelendirme ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/10473
K. 2016/5194
T. 9.5.2016
• TİCARET UNVANINA TECAVÜZ ( Unvan Terkini – Kullanım Devam Ettiği Sürece Haksız Rekabete Dair Zamanaşımı Süresinin İşlemeyeceği )
• HAKSIZ KULLANIMIN DEVAM ETMESİ ( Zamanaşımı Süresinin İşlemeyeceği – Ticaret Unvanına Tecavüz Nedeniyle Unvan Terkini )
6102/m.52
ÖZET : Kullanım devam ettiği sürece, haksız rekabete dair zamanaşımı süresinin işleyeceğinden söz edilemez.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada …… Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2015 tarih ve 2014/150-2015/103 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ….. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, …. Mühendislik unvanlı iş yerinin 1980 yılında A….Ç…. tarafından açılıp faaliyetlerine başladığını, davalı şirketin yetkilisi S….. Y…..’ın daha sonrasında bu iş yerinde sigortalı olarak çalışmaya başladığını, A….Ç…..’nın işleri büyütmek istemesiyle ….. Müh. San. Tic. Ltd. Şti.’nin kurulduğunu, bu şirketin ortaklarının A…. Ç….’nın eşi P…. Ç…. ve Semayi Yaman olduğunu, 31.10.2010 tarihli protokol uyarınca şirket ortaklığının sonlandırıldığını, bu protokol uyarınca M.. Ş…’nin unvanı, isim hakkı ve tüm hisselerinin ….. Grubuna devredildiğini, protokol uyarınca ….. Grubunun mevcut faaliyetlerini bir yıl süreyle ….. Paz. Tic. Tur. İnş. Eml. İhr. Ltd. Şti. unvanıyla yürüteceğinin, unvan içerisinde yer alan ….ibaresinin 31.12.2010 tarihinden itibaren değiştirilerek kullanımının sonlandırılacağının kararlaştırıldığını, davalı şirketin protokol gereğini yapmadığı gibi 20.03.2012 tarihinde unvan değişikliği yaparak mevcut ticaret unvanını kullanmaya devam ettiğini, davalının bu kullanımının taraflar arasında akdedilen protokol hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkilinin ….. nezdinde 37. sınıfta 2006/03051 Sayılı ….. ibareli markanın da sahibi olduğunu bu marka sebebiyle davalının ticaret unvanının terkininin istenilebileceğini ileri sürerek davalının ticaret unvanında yer alanı ….. ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanına tecavüz ve taraflar arasında akdedilen protokole aykırılık teşkil ettiğinin tespitine, davalının ticaret unvanından ve iş evrakından bu ibarenin terkinini, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davanın haksız rekabet hükümlerine dayanılarak açıldığını, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, her iki şirketin ticaret unvanları arasında benzerlik bulunmadığını, davacının protokol uyarınca üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, bu sebeple karşı edimlerin ifasını bekleyemeyeceğini, davacının müvekkilinin kullanımına sessiz kalması sebebiyle hak kaybına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın haksız rekabete dayalı olarak açıldığı, haksız rekabete dair davaların 1 yıl ve her halükarda 3 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davacının 2012 yılı itibariyle davalının kullanımından haberdar olduğu, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK’nın 52. maddesi uyarınca davacının ticaret unvanına tecavüzün tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir

TTK’nın 52. maddesinde “Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.Somut olayda davacı vekili, daha öncesinde davacı ve davalı şirketin ortaklarının aynı kişiler olduğunu, şirket ortakları arasında imzalanan 31.10.2010 tarihli protokol uyarınca ortaklık ilişkisinin sonlandırılarak her iki şirketin ortaklar arasında paylaşıldığını, bahsi geçen protokol hükümleri uyarınca M.. Ş..’nin unvanı, isim hakkı ve hisselerinin protokolde …. Grubu olarak adlandırılan A…. Ç….. ve P…. Ç….’ya, ortaklık ilişkisi bulunan davalı şirketin ise diğer ortak S…. Y…..’a devredildiğini, davalı şirketin bir yıl süreyle …. ibaresini ticaret unvanında kullanabileceğinin protokolde öngörülmesine karşın davalı şirket tarafından öngörülen süre sonrasında da …. ibaresinin ticaret unvanında kullanıldığını, bu durumun müvekkilinin ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek davalının ticaret unvanında yer alan ….. ibaresinin terkinine karar verilmesini istemiştir. Olayları açıklamak taraflara hukuki nitelendirme hakime aittir. Dava dilekçesinde dayanılan vakıalar uyarınca davanın yukarıda bahsi geçen TTK’nın 52. maddesine dayalı olarak açıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar dayanılan vakıalar uyarınca davalının ….. ibaresini ticaret unvanında kullanması aynı zamanda haksız rekabete sebebiyet verdiği düşünülse de kullanım devam ettiği sürece haksız rekabete dair zamanaşımı süresinin işleyeceğinden söz edilemez. Bu durum karşısında mahkemece davanın TTK’nın 52. maddesi uyarınca unvan terkini istemiyle açıldığı, davanın haksız rekabet hükümleri uyarınca açıldığının kabulü halinde dahi davalı tarafından kullanımın sürdürülmesi sebebiyle zamanaşımı süresinin işlemeyeceği gözetilmeksizin hatalı hukuki nitelendirme ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 09/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Anahtar Kelimeler: yidk kararının iptali, patent ankara avukat, haksız rekabet, haksız rekabet hukuku, unvan haksız rekabet, unvan tecavüz dava,unvan tecavüz ankara avukat, haksız rekabet unvan dava, haksız rekabet dava ankara, unvan ihlal dava ankara

Ankara avukatı olunması nedeniyle Türk Patent’in kararlarına karşı davalar, marka hükümsüzlüğü davaları, patent davaları, tasarım davaları, Türk Patent’in Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na(YİDK) karşı davaların yanında marka vekili olunması itibarıyla Türk Patent Markalar Dairesi kararlarına karşı itirazlar, haksız rekabet davaları, alan adı davaları ve tahkimleri ağırlıklı olarak çalışma alanlarımızdır.

Yazı Kategorileri:
Blog · Makaleler

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz