Haz 12, 2019
168 Görüntüleme

Eş Durumu, Bakanlık Personeli Olan ve Olmayan Ayrımı

Yazan
banner

Eşlerden biri bir başka kurumda çalışıyor ise; varsa o kurumla yapılan protokol hükümleri dönem beklenilmeden uygulanır. Ancak, başka kurumda çalışan eşin, Bakanlık veya bağlı kuruluşunun personelinden Genel Yönetmelik hükümleri çerçevesinde unvan, kadro ve görev bakımından üst olması veya zorunlu yer değiştirmeye tabi personel olması hâlinde eş durumu ataması değerlendirilerek yapılır. Teşkilatın bulunmaması veya bir başka yerde istihdamı mümkün olmayan hallerde, ilgili Kurumla koordinasyon sağlanarak eş durumu atama talebi değerlendirilir. Bu hâllerde atama yapılamıyor ise 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 72. maddesi hükümleri uygulanır.” hükümlerine yer verilmiştir.

 

DANIŞTAY
2. DAİRE
E. 2016/10568
K. 2018/6619
T. 27.11.2018
• EŞ ÖZRÜ NEDENİ İLE ATANMA TALEBİ ( Hemşire Olarak Görev Yapan Davacının Eşinin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde İnfaz Koruma Görevlisi Olarak Çalıştığı – Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 20. Md. 4. Fıkrası Uyarınca Değerlendirme Yapılarak Aile Birliğinin Korunacağı )
• AİLE BİRLİĞİ ( Hemşirenin İnfaz Koruma Görevlisi Olan Eşi Nedeni İle Atanma İstemi – Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin Eşlerden Her İkisinin de Bakanlık Personeli Olması Durumunda Aile Birliğinin Sağlanmasına Yönelik Düzenlemeleri İçeren 20. Md. 3. Fıkrasından Bahisle Talebinin Reddinin İsabetsizliği/Eş Özrü )
• HEMŞİRENİN İNFAZ KORUMA GÖREVLİSİ OLAN EŞİ NEDENİ İLE ATANMA İSTEMİ ( Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 20. Md. 4. Fıkrası Uyarınca Değerlendirme Yapılarak Aile Birliğinin Korunması Gerektiği )
Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği/m.20/3-4

ÖZET : Dava; eş özrü nedeni ile atanma talebinin reddedilmesine ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinden; Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hemşire olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, eşinin Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nde infaz ve koruma memuru olarak görev yaptığı aile birliğinin sağlanması için eş mazereti nedeniyle naklen atanma istemiyle başvuruda bulunduğu, bu başvurunun Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 20. maddesinin, eşlerden her ikisinin de bakanlık personeli olması durumunda aile birliğinin sağlanmasına yönelik düzenlemeleri içeren üçüncü fıkrası uyarınca yapılan değerlendirmede, davacının öğrenim, memuriyet derece kademe durumu itibarıyla eşinden daha kıdemli olduğu gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, bu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının eşinin Sağlık Bakanlığı personeli olmaması nedeniyle Yönetmeliğin 20. maddesi, 4. fıkrası uyarınca bir değerlendirme yapılması ve aile birliğinin bu suretle tesisi ve korunması yoluna gidilmesi gerekmekte iken, Yönetmeliğin eşlerden her ikisinin de bakanlık personeli olması durumunda aile birliğinin sağlanmasına yönelik düzenlemeleri içeren 20. maddesi, 3. fıkrasından bahisle davacı talebinin reddedilmesinde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

İsteğin Özeti : Kayseri 1. İdare Mahkemesi’nce verilen 24/02/2015 günlü, E:2014/738, K:2015/193 Sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Cevabın Özeti : Temyizi istenen kararın yöntem ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : Aynur Üstünsoy Kaya

Düşüncesi : Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesi’nce, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 Sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; 25/08/2017 günlü, 30165 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 663 Sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Geçici 15. madde uyarınca, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanlığının dava ve icra takip işlerinin Sağlık Bakanlığı’na devredildiği görülmüş olup, davanın Sağlık Bakanlığı husumetiyle görülmesine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü:

KARAR : Dava; Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hemşire olarak görev yapmakta olan davacının, eşinin İzmir Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nde infaz koruma memuru olarak görev yapması sebebiyle aile birliğinin sağlanması için eş mazereti nedeniyle İzmir iline atanma talebiyle yaptığı başvurunun reddedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Kayseri 1. İdare Mahkemesi’nin 24/02/2015 günlü, E:2014/738, K:2015/193 Sayılı kararıyla; davacı ve eşinin Devlet memuru olarak sahip oldukları kadro dereceleri yönünden kıyaslama yapıldığında, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte 4. derecenin 1. kademesindeki bir kadroda görev yapan davacının, 6. derecenin 1. kademesindeki bir kadroda infaz koruma memuru olarak görev yapan eşinden daha üst konumda bulunduğundan, Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği’nin “Eş durumu nedeniyle atama” başlıklı 20. maddesi, 4. fıkrası ve Genel Yönetmeliğin 9. maddesi, 4. fıkrası hükmüne göre, davacının eş mazereti kapsamında eşinden daha üst durumda bulunduğu açık olduğundan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

Davacı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 26/03/2013 günlü, 28599 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin “Eş durumu nedeniyle atama” başlıklı 20. maddesinde;

” ( 1 ) Personelin eş durumu nedeniyle yer değişikliği talebinde bulunabilmesi için; eşinin, 217 Sayılı Devlet Personel Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren bir kurum veya kuruluşta memur statüsünde çalıştığını belgelemesi gereklidir.

( 2 ) Eşlerin ikisinin de Bakanlık veya bağlı kuruluş personeli olması hâlinde kıdeme bakılarak D veya C hizmet gruplarından uygun bir ilde aile birliğinin sağlanması esastır.

( 3 ) Eş durumu açısından kıdem sıralaması; Bakanlık ve bağlı kuruluşlarının merkez teşkilatı kadroları, il müdürü ve müdür, baştabipler, eğitim görevlileri, başasistanlar, yan dal uzmanları, uzman tabipler, uzman diş tabipleri, tabipler, diş tabipleri, eczacılar, 4 yıllık sağlık lisansiyerleri ve diğer lisansiyerlerin atanabildiği kadro unvanları, 3 yıllık yükseköğrenim mezunlarının atanabildiği kadro unvanları, 2 yıllık ön lisans mezunlarının atanabildiği kadro unvanları; bunlarda eşitlik olması hâlinde fiili hizmet süresi fazla olan, 4 yıllık yükseköğrenim mezunları, 3 yıllık yükseköğrenim mezunları, 2 yıllık yükseköğrenim mezunları ve lise mezunları, maaş derece-kademesi yüksek olan ve terfi tarihi kıdemli olan şeklindedir.

a- ) Uzman tabiplerin; uzman tabip olmayan eşinin eş durumu sebebiyle atamasında, uzman diş tabiplerinin; uzman tabip ve uzman diş tabibi olmayan eşinin atamasında, tabiplerin; tabip, uzman diş tabibi ve uzman tabip olmayan eşinin eş durumu sebebiyle atamasında, diş tabiplerinin; diş tabibi, tabip, uzman diş tabibi ve uzman tabip olmayan eşinin eş durumu sebebiyle atamasında hizmet grubu şartı aranmaz.

b- ) Tayin talebinde bulunan eşlerden;

1- ) Kıdemli personelin çalıştığı il kıdemsiz eş için D veya C hizmet grubu il ise, kıdemsiz eş bu ile atanır. Aksi halde, kıdemli eş için kıdemsiz eşin çalıştığı il D veya C hizmet grubunda ise kıdemli eş bu ile atanır.

2- ) Yukarıdaki şartlara göre atama yapılamadığı durumlarda; aynı hizmet bölgesinde görev yapan eşlerden tayin talebinde bulunan eşin ataması yapılır. Farklı hizmet bölgelerinde görev yapan eşlerden ise kıdemsiz olanın kıdemli olana tabi olarak ataması yapılır. Tayin talebinde bulunan kıdemli personelin, eşinin görev yaptığı yerin kendisine göre alt hizmet bölge ve grubunda olması halinde ise kıdem şartı aranmaz.

3- ) Aynı unvanda olan eşlerden herhangi birinin, eş durumu nedeniyle atama talebinde bulunduğu ilin kendisi için D veya C hizmet grubu il olması hâlinde kıdem şartı aranmaz.

c- ) Başvuru tarihi itibariyle son bir yıl içinde kurum içi naklen atama döneminde veya sınav sonucunda atanan kıdemli personelin kıdemsiz eşinin eş durumu tayininde D ve C hizmet grubu şartı aranmaz.

ç ) 19. ve 24. maddeler ile 21. madde kapsamında can güvenliği ya da öğrenim durumu nedeniyle atanan personelin eşinin, eş durumu tayininde kıdem şartı ile D ve C hizmet grubu şartı aranmaz.

d- ) Eşi, Bakanlık eğitim ve araştırma hastanelerinde tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre asistan olanların eş durumu nedeniyle atanmalarında kıdem şartı ile bölge ve hizmet grubu şartı aranmaz. Ancak, başvuru tarihi itibariyle eşlerinin kalan asistanlık süresinin altı aydan fazla olması zorunludur.

( 4 ) Eşlerden biri bir başka kurumda çalışıyor ise; varsa o kurumla yapılan protokol hükümleri dönem beklenilmeden uygulanır. Ancak, başka kurumda çalışan eşin, Bakanlık veya bağlı kuruluşunun personelinden Genel Yönetmelik hükümleri çerçevesinde unvan, kadro ve görev bakımından üst olması veya zorunlu yer değiştirmeye tabi personel olması hâlinde eş durumu ataması değerlendirilerek yapılır. Teşkilatın bulunmaması veya bir başka yerde istihdamı mümkün olmayan hallerde, ilgili Kurumla koordinasyon sağlanarak eş durumu atama talebi değerlendirilir. Bu hâllerde atama yapılamıyor ise 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 72. maddesi hükümleri uygulanır.” hükümlerine yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hemşire olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, eşinin İzmir Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nde infaz ve koruma memuru olarak görev yaptığı aile birliğinin sağlanması için eş mazereti nedeniyle İzmir iline naklen atanma istemiyle başvuruda bulunduğu, bu başvurunun Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 20. maddesinin, eşlerden her ikisinin de bakanlık personeli olması durumunda aile birliğinin sağlanmasına yönelik düzenlemeleri içeren üçüncü fıkrası uyarınca yapılan değerlendirmede, davacının öğrenim, memuriyet derece kademe durumu itibarıyla eşinden daha kıdemli olduğu gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, bu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda anılan mevzuat kuralları uyarınca; davacının eşinin Sağlık Bakanlığı personeli olmaması nedeniyle Yönetmeliğin 20. maddesi, 4. fıkrası uyarınca bir değerlendirme yapılması ve aile birliğinin bu suretle tesisi ve korunması yoluna gidilmesi gerekmekte iken, Yönetmeliğin eşlerden her ikisinin de bakanlık personeli olması durumunda aile birliğinin sağlanmasına yönelik düzenlemeleri içeren 20. maddesi, 3. fıkrasından bahisle davacı talebinin reddedilmesinde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Nitekim, İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 22/02/2017 günlü, E:2015/2340, K:2017/742 Sayılı kararı da bu yöndedir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, Kayseri 1. İdare Mahkemesi’nce verilen 24/02/2015 günlü, E:2014/738, K:2015/193 Sayılı kararın, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesi, 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 3622 Sayılı Kanun’la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme’ye gönderilmesine, tebliğ tarihini izleyen ( 15 ) onbeş gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Anahtar Kelimeler: eş durumu, eş tayin, atanma talebi dava, eş durumu dava, eş nedeniyle tayin, eş tayin ret dava, ankara eş dava, ankara tayin dava, idare hukuku, idari dava, idari dava avukat ankara

Ankara avukatı olunması nedeniyle Türk Patent’in kararlarına karşı davalar, marka hükümsüzlüğü davaları, patent davaları, tasarım davaları, Türk Patent’in Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na(YİDK) karşı davaların yanında marka vekili olunması itibarıyla Türk Patent Markalar Dairesi kararlarına karşı itirazlar, haksız rekabet davaları, alan adı davaları ve tahkimleri ağırlıklı olarak çalışma alanlarımızdır.

Yazı Kategorileri:
eş durumu
Emre Kurt

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz