Tem 14, 2019
95 Görüntüleme

Marka Ceza, Uzlaşma, Şikayetçinin Yurtdışında Olması

Yazan
banner

Gerekçeli kararda sanığın üzerine atılı eylem yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin bulunması ve şikayetçilerin yurt dışında bulunması sebebiyle uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmişse de, suçtan zarar gören tüzel kişilerin merkezleri yurt dışında olmakla beraber vekaletnamede uzlaşma yetkisi bulunan vekillerinin dava ve duruşmaları takip ettikleri de gözetilerek; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması sebebiyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7 maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 Sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253 ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,

YARGITAY
19. CEZA DAİRESİ
E. 2015/19616
K. 2018/6231
T. 24.5.2018
DAVA : Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1-) Sanık hakkında verilen beraat kararına yönelik incelemede;

Oluşa, birleşen 2012/843 Esas sayılı dosya içerisinde mevcut 17424 ve 184095 tescil numaraları ile koruma altına alınan marka ve emtialar itibariyle sanığın üzerine atılı suçun oluştuğu ve kanıtlanan eyleminden ötürü mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,

2-) Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik incelemede ise;

Gerekçeli kararda sanığın üzerine atılı eylem yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin bulunması ve şikayetçilerin yurt dışında bulunması sebebiyle uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmişse de, suçtan zarar gören tüzel kişilerin merkezleri yurt dışında olmakla beraber vekaletnamede uzlaşma yetkisi bulunan vekillerinin dava ve duruşmaları takip ettikleri de gözetilerek; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması sebebiyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7 maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 Sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253 ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,

Kabule göre de;

1-) Şikayet üzerine sanığın … adresinde faaliyet gösterdiği işyerinde 31.05.2012 günü yapılan aramada katılanlar … ve … firmaları adına tescilli markaları taşıyan toplam 43 adet ürünün ele geçirildiği ve sanığın bu eylemi sebebiyle hakkında 04.12.2012 tarihli iddianamenin düzenlendiği; birleştirilen diğer dosyada ise sanığın … adresindeki işyerinde 26.06.2012 günü yapılan aramada katılanlar …, … ve … firmaları adına tescilli markaları taşıyan toplam 42 adet ürünün ele geçirildiği ve sanığın bu eylemi sebebiyle hakkında 21.12.2012 tarihli iddianamenin düzenlenip kamu davasının açılması karşısında, hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilerek, sanık hakkında belirlenecek temel ceza üzerinden … ve … firmalarına karşı TCK’nın 43/1; … firmasına karşı TCK’nın 43/2 maddesi uyarınca 2 kez arttırım yapılmak suretiyle tek bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, iki eylemden dolayı ayrı ayrı cezaya hükmedilmesi,

2-) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması sebebiyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,

SONUÇ : Kanuna aykırı ve sanık müdafii ile katılan … vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

marka ceza marka hukuku marka ceza avukat marka uzlaşma ceza patent ceza avukat patent avukat avukat danışma ankara tasarım avukat ankara faydalı model avukat ankara türk patent dava yidk dava yidk iptal marka dava patent dava haksız rekabet dava

Ankara avukatı olunması nedeniyle Türk Patent’in kararlarına karşı davalar, marka hükümsüzlüğü davaları, patent davaları, tasarım davaları, Türk Patent’in Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na(YİDK) karşı davaların yanında marka vekili olunması itibarıyla Türk Patent Markalar Dairesi kararlarına karşı itirazlar, haksız rekabet davaları, alan adı davaları ve tahkimleri ağırlıklı olarak çalışma alanlarımızdır.

Yazı Kategorileri:
ceza · Marka
Emre Kurt

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz