Tem 17, 2019
41 Görüntüleme

Islah Dilekçesinde Faiz Talep Edilmemişse Bile Dava Dilekçesinde Faiz Talep Edilmesi Yeterlidir

Yazan
banner

ISLAH DİLEKÇESİ
ÖZET: İş kazasından doğan tazminat davasında, dava dilekçesinde olay tarihinden itibaren faiz talep edilmiş, ıslah dilekçesinde faiz talep edilmiş ise, dava dilekçesindeki faiz talebi ıslah dilekçesindeki talepleri karşılayacaktır.*
Y. 21. HD. E:2016/17276, K. 2018/4603 T.08.05.2015
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalılar … Ltd. Şti. ve Alternatif İnş. Müh. Ltd. Şti.’nin tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının ( eş ve iki çocuk) maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı eşin ve davacı çocuk …’nın maddi tazminat isteminin kabulüne, davacıların tamamının manevi tazminat istemlerinin ise
kısmen kabulüne, davacı eş açısından hüküm altına alınan maddi tazminatın 10.000,00 TL’lik kısmı ve davacı çocuk Damla açısından hüküm altına alınan maddi tazminatın 10.000,00 TL’lik kısmı ile tüm davacılar açısından manevi tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz uygulanmasına, bakiye maddi tazminatlar açısından ise ıslah dilekçesinde faiz talebi olmadığından bahisle faiz uygulanmamasına karar verilmiştir.
Gerçekten davacı taraflar dava dilekçesinde hüküm altına alınacak tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz işletilmesini istemiştir. Öte yandan dosya içerisinde bulunan ıslah dilekçesinde ise faiz talebi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece dava dilekçesindeki faiz talebinin ıslah dilekçesinde talep edilen miktarları da kapsayacağı, ıslah dilekçesinde faiz talep edilmemiş olsa dahi ıslahen artırılan maddi tazminat tutarına da olay tarihinden yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözden kaçırılarak davacı eşin bakiye 110.838,73 TL maddi tazminat alacağına ve davacı çocuk …’nın bakiye 22.428,69 TL yasal faiz uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.M.K.’nun geçici 3. maddesi gereğince ve HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm kısmının a fıkrasının 1. bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere,
“a-Davacı …için;
1- 120.838,73 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 02/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraflardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine,”
b fıkrasının 1. bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere,
“b-Davacı …için;
1- 32.428,69 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 02/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraflardan müştereken
ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA,
aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 08/05/2018
gününde oybirliği ile karar verildi.

Ankara avukatı olunması nedeniyle Türk Patent’in kararlarına karşı davalar, marka hükümsüzlüğü davaları, patent davaları, tasarım davaları, Türk Patent’in Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na(YİDK) karşı davaların yanında marka vekili olunması itibarıyla Türk Patent Markalar Dairesi kararlarına karşı itirazlar, haksız rekabet davaları, alan adı davaları ve tahkimleri ağırlıklı olarak çalışma alanlarımızdır.

Yazı Kategorileri:
Genel
Emre Kurt

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz