Kas 12, 2019
36 Görüntüleme

İyi Niyetli Kişilere Karşı Açılacak Marka Hükümsüzlüğü Davası 5 Yıllık Hak Düşürücü Süreye Bağlıdır

Yazan
banner

YARGITAY
11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4865
KARAR NO : 2014/9344

Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 04/09/2012
NUMARASI : 2010/408-2012/487
DAVACI : İSTİKAN İTH. İHR. TEKS. GIDA PETROL
KUYUM. NAKL. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
DAVALI : ÜMİT KURT
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/09/2012 gün ve 2010/408-2012/487 sayılı kararı onayan Daire’nin 16/12/2013 gün ve 2013/5083-2013/22964 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin çay, kahve, kakao gibi keyif verici maddelerinticareti ile uzun zamandır uğraştığını, ilk marka tescilinin 1998 yılında yapıldığını, müvekkiline ait ”İstikan” ibareli markalarının 913491 uluslararası tescil nosu ile birçok ülkede tescilli tanınmış bir marka olduğunu, davalı adına kayıtlı ”Luxs Estikhan” markasının müvekkilineait markalar ile iltibas yaratma tehlikesinin bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, davaya konu 2004/19476 nolu ”Luxs Estikhan” markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep vedava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu markanın tescil tarihinden itibaren dava tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği ve davalının kötü niyetli olduğunun da kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 16.12.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

BURSA
3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA) TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2010/408
KARAR NO : 2012/487
HAKİM : HİKMET KANIK 33358
KATİP : MUSTAFA BAYRAM 122917
DAVACI : İSTİKAN İTH. İHR. TEKS. GIDA PETROL KUYUM. NAKL. SAN. VE TİC.LTD. ŞTİ. –
VEKİLİ : Av. ZEKİ EMRE KURT – Birecik Sok. Gazi İş Merkezi No:1/13 Kat:2 Çankaya/ ANKARA
DAVALI : ÜMİT KURT -38302944722 T.C.- Yeni Turan Mah. Aktaş Sok. Özgür Apt. No:15 K:4Nusaybin/ MARDİN
VEKİLİ : Av. VACİDE BAŞKORU – Bahçesaray Sok. Barış Apt. No:17/1 İncirli Bakırköy/ İSTANBUL
DAVA : MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ
DAVA TARİHİ : 02/08/2010
KARAR TARİHİ : 04/09/2012
KARAR YAZ. TARİHİ : 12/09/2012
Taraflar arasındaki davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle, Müvekkilişirketin çay, kahve, kakao gibi keyif vericimaddelerinticareti ileuzun zamandır uğraştığını, ilk marka tescilinin 1998yılında yapıldığını, müvekkilineait İstikanmarkalıçayların, Migros, Tansaş vb. süpermarketlerden, çay toptancılarınave gitti gidiyorgibiperakendesatış yapanihternet sitelerine kadar çok çeşitlidağıtım kanallarındantüketici ile buluştuğunu, bu ürünlerin yoğun ve yaygınbir kullanıma sahip olduğunu, İstikanmarkalarının 913491 uluslararasıtescil nosu ile birçokülkede tescilliolanuzun zamandan beri çok yoğunşekilde kullanılan İstikanmarkasının tanınmış bir marka olduğunu, Google’deİstikan anahtarkelimesi ile yapılanaramadailk iki sonucun müvekkiline ait site olduğunu, gerikalan sonuçların da tamamının müvekkiline ait markalarlailişkili olduğunu, İstikan markalarının tanınmışlık durumunedeni ile bu markalıçayların ambalajlarınaaynı benzer marka, tasarımlar için TPE nezdinrdte sıkça tescil başvurularının yapıldığını, davalı adına kayıtlıLuxs Estikhan markasında yer alanLuxsibaresinin ilk başta dikkati çekecek nitelikteve ağırlıktaolmadığını, Estikhan kelimesinin davaya konu markanınkök kelimesi olduğunu İstikanveEstikhankelimelerinin iltibas yaratacakderecede benzer olduğunu, müvekkiline ait marka iledavaya konu LuxsEstikhanmarkasınınhem genel görünüş hem detelaffuzolarakmüvekkilinin tanınmışİstikan markalarınaadeta ayırt edilemeyecekderecede benzer olduğunu ve bu markanın müvekkilimarkalarına iltibas yaratacağını, davayakonu markanın müvekkiline ait markanın tescilli olduğu 30. Sınıfta tescil edildiğini ve dolayısı ile iştigalkonusu mallarındaaynı olduğunu, herikimarka arasındakarıştırılmaihtimalinin bulunduğunu, müvekkilininyarattığı ayırt edici gücüyüksek İstikan markalarınabariz bir biçimdebenzer Luxs Estikhanmarkasınıntercih edilmiş olmasının , davalınınkötü niyetini ortaya koyduğunu vebu markanın müvekkilineait markalar ile iltibas yaratma nedeni ile tescil edildiğini ilerisürerek, davaya konu 2004/19476 noluLuxs Estikhan markasının hükümsüzlüğüile sicilden terkinine karar verilmesini talep vedava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Davacı markasının tanınmış marka olmadığını, tüketicinin her iki marka arasında irtibat kurmasınaimkan bulunmadığını, görüntü vesunuluş itibarı ile iki markanınbirbirrinen farklı olduğunu, markaların karıştırıldığına dair herhangi bir izlenimin bulunmadığını,müvekkiline ait markadakiesas unsurlardanbir tanesininİSTİKANolmasıdurumunda LUX ibaresinin bir anlamifade etmeyeceğini, ancak müvekkiline at markadayeralanesas unsurun LUXS ESTİKHAN olduğunu, davacınınmarkasından görsel olarak tamamen farklı olduğunu markanınbir bütün olarak algılanması gerektiğini, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını,müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, dava konusu olaydamarkanınyazılışının, görselolarak bırakılan intibanın özellikle ilk harflerinin birbirinden oldukça farklı olduğunuorta seviyedetüketicinin bu markaları karıştma ihtimalinin oldukçazayıf olduğunu ilerisürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TPE’de davacıadına 205797 (99/002664) sayı iletescilli İSTİKAN VE ŞEKİL İLE 192570 (98/001978)NOLU İSTİKAN ibareli marka tescil dosyası, davalı adına 2004/19476 sayı iletescilli LUXS ESTİKHANibareli marka tescil dosyalarının bir örneği T.P.E. Markalar Dairesi Başkanlığındangetirtilmiş,
Taraflarca tüm deliller dosyaya ibraz edilmiş (Bilgisayar çıktıları, Yargıtay karar suretleri,fatura suretleiri, ambalajörneklerivs.)
Delillerin toplanmasından sonra tarafların hükümsüzlük istemleri ve savunmaları yönünden dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış,
Ankara 4. FSHM’nın2011/43 Tal. sayılı dosyasında bilirkişiler Mahmut YAVAŞİ, N. Berkay KIRCIve Bediha DEMİRÖZÜtarafından düzenlenen raporda “…Markalarkın tescil olduğu sınıflar bazında bir ayniyet bulunmakta ise de,görselleriarasında556 sayılı KHK 7/1-b md. anlamındabir ayniyet veya ayırt edilemeyecekderecede bir benzerlik bulunmadığı, birbirleri ileaynısınıfta yer almakta olanher ikimarkaarasında 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında ilişkili olduğu ihtimalini de kapsayacak derecede halk nezdinde bir karışıklığaneden olma ihtimalinin bulunduğu, davalıya ait marka tescilinin tüm sınıflarda hükümsüzlüğünün talep edilebileceği,İSTİKAN markasınıntanınmış birmarka olduğununispatlanaması nedeni ile davaya konu markanın7/1-1 ve 8/4 maddesi kapsamındahükümsüz kılınamayacağı, benzer birmarkanınbaşkacabir şahısadına tescil edilmiş olması ve bu markanınsonradandavalı tarafındandevralınmış olması durumlarınındoğrudankötüniyetiddiasını ispat edemeyeceği….”bildirilmiş,
Tarafvekillerininbeyan veitirazlarının değerlendirilmesiiçin bilirkişi kurulundanek rapor alınmasına karar verilmiş,
Ankara4. FSHM’nın2012/12 Tal. sayılı dosyasında, bilirkişiler Mahmut YAVAŞİ, N. Berkay KIRCIve Bediha DEMİRÖZÜtarafından düzenlenenek rapor ile, önceki rapordadeğişiklik yapılmasını gerektirir herhangi bir durumun bulunmadığı bildirilmiş,
Bilirkişi kurulu raporu,tarafların iddia ve savunmalarına, marka tescil dosyaları içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre mahkememizcede kabule değer görülmüştür.
Dava, 556 sayılı K.H.K. 42.mad. uyarınca marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Tarafmarkalarının aynı veya benzerolup olmadığına dair yapılan karşılaştırmalar sonucunda:
Markalarıntescil edilmiş olduğusınıflar bazında bir ayniyetbulunmakta ise de, marka görselleri arasında556 sayılı KHK 7/1-b md anlamındabir ayniyet veayırt edilemeyecekderecede bir benzerlik bulunmadığı,
Birbirleri ileaynı sınıfta yer almakta olan davaya konu2004/19476 tescil snoluLUXS ESTİKHAN markası ile davacı şirkete ait markalar arasında556 saılı KHK 8/1-b maddesi anlamında ilişkiliolduğu ihtimalini kapsayacak derecede halk nezdinde birk karışıklığaneden olması ihtimalinin bulunduğuve bu nedenle de,556 sayılı KHK 42. md. nin556sayılıKHK 8/1-b md. gereğidavalıyaait markatescilinin tüm sınıflardahükümsüzlüğü talep edilebilecektir.
556 sayılı KHK 7/1-bhükmünegöre, tescil için başvurusu yapılanmarka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmışbir markaile aynı veya ayırt edilemeyecek derecedebenzer iseve tescil edilmiş veyatescil içinbavşurusu yapılmış bir markanın kapsadığımal veyahizmetlerle aynı veya aynı tür ise tescil işlemiTPE tarafından resen yapılamaz,
KHK 8/1(b) hükmüne göre de”Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil veyatesciliçin daha önce başvurusu yapılmışbir markaile aynıveya benzer isetesciliçin başvurusu yapılmış markanın halk tarafındankarıştırılma ihtimalivarsave bu karıştırılmaihtimali tescil edilmiş veyatescil için başvurusuyapılmış bir marka ile iişkili olduğu ihtimalinide kapsıyorsa”tesciledilemez, dolayısı ileböylü bir marka tescil edilse, bile KHK’nın 42/1 maddesine istinadenhükümsüzlüğüistenebilir.
KHK 8/4 maddesi gereği bir markanın toplumda ulaştığıtanınmışlık düzeyi nedeni ilehaksızbir yararın sağlanabileceği, markanınitibarına zarar verebileceği veyatescil içinbaşvurusu yapılmış markanınayırt edicikarakterini zedeliyicisonuçlar doğrubileceği durumda, farklımal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile sonra ki markanıntescil başvurusureddedilir.
Dosya kapsamındayer alan belgelerin markanın her tarafındanniceliksel olarak bilindiğibir refleks halinde algılandığınıispatlayacak yeterliliğe sahip olmadığıbir diğer ifade ile İSTİKANmarkasının tanınmış bir markaolduğununispatlanamamasınedeni iledavaya konu markanın 7/1-ı ve 8/4 mad. kapsamındahükümsüz kılınamayacağı,
Hükümsüzlüğü talep edilen,marka tescilbaşvurusudilekçesinin15.07.2004 tarihideTPE kayıtlarınaintikal ettiği04.09.2008 tarihide davalının devren edindiği, 2004/19476 tescil numamalımarkanın önceden tescilli markalarla556 sayılı KHK7/1 b maddesi kapsamında benzerbulunmadığı,hükümsüzlüğü telep edilenmarkanın 15.07.2004 tarihinden itibarenfikri mülkiyet olarakvar olmaya başladığı, 15.07.2004 tarihinden itibaren dava tarihi02.08.2010 gününe kadardavalı markasının hükümsüzlüğününtalep edilmediği,
Davacınıntanınmışlığa dayalı hükümsüzlük talebinin, dava tarihi itibarıile değil en erkenhükümsüzlüğü talep edilen markanın ilan edildiği17.12.2004 tarihi itibarı iledikkate alınması gerektiği, aksi hald,. halen korunmaktaolan bir markadan sonra tescil edilip, tanınmış hale gelen bir başka marka nedeni ileöncedentescilli markanın tanınmışlık nedeniyle hükümsüzlüğünü talep edebilme hakkının doğacağı,önceden usulüne göretescil edilenbir markanın verdiği haklar,usulünegöreuzatılırsa, korunmayadevamedilmelidir.
Davacı markalarının, davalı markasınıntescil ve başvurusunun ilanın yapıldığı17.12.2004 tarihi itibarı ile, 556 sayılı KHK 7/1-ı ve 8/4 maddesi kapsamındatanınmış olduğunu söyleyebilmeolanağının bulunmamaktadır. Bununla birlikte davacı markalarının556 sayılı, KHK 4 maddesikapsamında,tanınmış olabileceği, ancak bu tanınmışlığın, davacıyaöncedentescilli bir markanın hükümsüzlüğünü8/4 madde kapsamındatalep etme hakkını vermeyecektir.
Kaldı ki 556 sayılı KHK nin 42/a ve b maddelerindeki sayılan hükümsüzlük halleri içinYargıtay 11.Hd nin25.11.1997 tarih 5417/9676, 11.09.2000 tarih 5607/6604 ve 08.04.2002 tarih 10860/3275 sayılı kararlarında, 556 Sayılı KHK’nun 42/1-(a) bendinde tanınmış markalar için öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin enazından diğer markalar yönünden deaçılacak davalar için de uygulanarak yasal boşluğun doldurulması uygun görülmüştür.
Dosya içeriğinden;Hükümsüzlüğü talep edilen davaya konu markanınLUXS VE ESTİKHAN ibarelerinden oluşmakta olupdava dışı DELTA Şirketince TPE başkanlığına 15.07.2004 tarihinde başvurularak 17.12.2004 tarihinde ilan edilmiş ve20.07.2005 tarihindeMarka siciline tescili yapılmıştır.
Bu dava ise 02.08.2010 Tarihinde açılmaklaterkini istenilen markanın tescil edildiği tarih olan 20.07.2005 tarihinden itibaren 5 yıl 12 günlük süregeçmekle 5 yıllık HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE geçmiştir.
Ayrıcadavaya konu olan marka önceleri dava dışı DELTA şirketine aitken Bakırköy 33. Noterliğinin 15.08.2008 Tarih 47215 Ys devir işlemi ile davalı tarafındandevralınmış TPE kayıtlarına ise işlenmiştir. Bu nedenleHak düşürücü sürenin uygulanmadığı Kötü niyetletescildurumunun davada kanıtlanması gerekir. TMK 2. maddesine göre kişilerin iyi niyetli olmaları asıl olup aksinin iddia eden tarafından kanıtlanması gerekir. Dava konusu markanın ilk tescil sahibinin kötü niyetli olduğu davacı tarafından kanıtlanamadığı gibi benzer bir markanın başkacabirşahıs adına tescil edilmiş olması vebu markanınsonradan davalı tarafındandevralınmışolması durumlarınındoğrudan kötüniyet iddiasını ispatlamaya dayeterli olmadığı,
Yine davaya konu marka başvurusunun yapılmış olduğu tarihlerdeveyabutarihlerden önce taraflar arasında herhangi birticari, ekonomik ilişki , bağlantı olduğunu veya yinebu tarihlerde taraflar arasında hukuki bir niza bulunduğunu tevsik edecekherhangi bir belgenin desunulamaması nedenleri ilekötü niyet iddiasının kanıtlanamadığıanlaşıldığından davanınreddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasıgerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
Davacı davasının REDDİNE,
Alınması gerekli 21,15 TL maktukarar harcından, davadilekçesindepeşin alınan 18,40TLharcın mahsubu ile,2,75 TL bakiye karar harcınındavalıdan tahsiline,
Davalıvekilinin emeğine karşılık, yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir edilen 1.800,00TL vekalet ücretinindavacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
H.U.M.K. 432 mad. gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren15 gün içinde Yargıtay Hukuk Dairesinde temyizi kabil olmak üzere, taraf vekillerininyüzlerine karşıverilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/09/2012

Yazı Kategorileri:
Marka

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz