Kas 13, 2019
218 Görüntüleme

SMK’ya Göre İptal ve Hükümsüzlük Davalarında Hak Düşürücü Süre

Yazan
banner

İptal davasının hangi sürede açılması gerektiği konusunda Sınai Mülkiyet Kanunu’nda(SMK) açık bir hüküm yoktur. Hükümsüzlük davaları açısından ise SMK m. 25/6; marka sahibinin sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde bu duruma 5 yıl boyunca sessiz kalması durumunda marka tescili kötü niyetli olmadıkça markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremeyeceğini, öngörmektedir.

Burada bahsedilen aslında hak düşürücü süredir. Bu madde sadece tescilli markaya dayanarak açılacak davalar için geçerlidir. Örneğin ahlaka aykırılık, kamu düzenine aykırılık gibi nedenlerle açılacak davalar için bir süre öngörülmemiştir.

Yargıtay uygulamasında mutlak tescil engeli, nispi tescil engeli ayrımı yapılmamakta ve 5 yıllık süre tüm markalar için uygulanmaktadır.

Ancak 5 yıllık sürenin mutlak tescil engellerine dayanan hükümsüzlük davaları ve iptal davaları için uygulanması doktrinde doğru görülmemektedir.

YARGITAY
11. Hukuk Dairesi

ESAS NO : 2014/4865
KARAR NO : 2014/9344

Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/09/2012 gün ve 2010/408-2012/487 sayılı kararı onayan Daire’nin 16/12/2013 gün ve 2013/5083-2013/22964 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin çay, kahve, kakao gibi keyif verici maddelerin ticareti ile uzun zamandır uğraştığını, ilk marka tescilinin 1998 yılında yapıldığını, müvekkiline ait ”İstikan” ibareli markalarının 913491 uluslararası tescil nosu ile birçok ülkede tescilli tanınmış bir marka olduğunu, davalı adına kayıtlı ”Luxs Estikhan” markasının müvekkiline ait markalar ile iltibas yaratma tehlikesinin bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, davaya konu 2004/19476 nolu ”Luxs Estikhan” markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu markanın tescil tarihinden itibaren dava tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği ve davalının kötü niyetli olduğunun da kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 16.12.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

Yazı Kategorileri:
Marka

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz