Oca 21, 2020
539 Görüntüleme

Tasviri Markanın Yurtdışında Tescili Halinde Ülkemizde de Korunması Computer Bild Kararı

Yazan
banner

Davacının; tescil başvurusu yaptığı hizmet markası, (Computer Bild + Şekil) ‘den ibaret olup sözcükler, özel ve özgün renk ve şekil kompozisyonu içinde verilmiş; bu nedenle ayırt edici özellik kazanmış ve oluşan bu genel marka şekli, kabul ve tescile değer hale gelmiştir. Münhasıran nevi ve cins gösteren bir marka sayılması mümkün değildir. Kaldı ki, davacı markası, menşe memlekette ve bir çok ülkede tescilli bulunduğuna göre, marka tescil isteminin ülkemizde de kabulü zorunluğu vardır. 

YARGITAY 11. Hukuk Dairesi E: 2000/7590 K: 2000/9528 T: 1.12.2000

Davacı vekili, müvekkilinin .”Computer Bild + şekil” ibareli marka başvurusunun davalı tarafından reddedildiğini, ret kararına karşı itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından diğer mallar üzerinde kullanılması halinde halkın yanılmasına neden olacağı, ayrıca söz konusu ibarenin ticaret alanında herkes tarafından kullanılabilecek ibarelerden olduğu gerekçesiyle reddedildiği, ret gerekçesinin yasaya aykırı olduğunu, markaya bir bütün olarak bakılması, “Computer” ibaresi dışında Bild ve şekil unsurlarının dikkate alınması gerektiğini “Computer Bild” markası altında ürünlerin internet aracılığı ile dünya çapında kullanılmakta olduğunu, ülkemizde
de, ithal edip pazarlandığını, Almanya ve bir kısım Avrupa ülkelerinde tescilli olduğunu Paris Anlaşması’nın 6. madde 4. mükerrer A-1 fıkrası uyarınca himaye görmesi gerektiğini ileri sürerek, davalının ret kararının iptali ile dava konusu markanın tescilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin ret kararının yerinde olduğunu, “Computer” ibaresinin üzerinde kullanılacağı hizmetlerin cinsini, vasfını, niteliğini belirten işaret ve ‘adlandırmalardan olduğu, “Computer” sözcüğünün ön plana çıkarılıp, daha büyük yazıldığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan bilir kişi incelemesinde, dava konusu markada yer alan ”’Computer” ibaresinin bilgisayar CD-ROM bilgisayar oyunları, hesap makineleri, ses görüntü ve verilerin kaydedilmesi nakli ve gösterimi için olan cihazların dışında (16.no Sınıf) mallar için kullanılması halinde halkın yanılmasına yol açabileceği, listede yer alan mamullerin bilgisayar tekniği ile doğrudan bağımlı olmayan mallardan oluşabileceği dikkate alındığında, bu tür eşyaların taşıyacağı “Computer” markasının malın niteliği konusunda halkı yanıltıcı özellikte görüldüğünden Enstitünün ret kararının yerinde olduğunun beyan, edildiği ve raporun hüküm kurmaya yeterli görüldüğü gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı Alman uyruklu firmanın Almanya’da ve daha birçok ülkede tescilli “Computer bild+Şekil” hizmet markasının Türkiye’de de tescili için vaki başvurusunun davalı Türk Patent Enstitüsü (TPE) tarafından Markanın Korunması Hakkında 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) 7 lt-C, 7/1-d, 7/1-f maddesine istinaden .reddine dair 15.3.1998 tarihli kararının iptali ile tescil istemine ilişkindir.
Mahkeme, yaptırdığı, bilirkişi incelemesi sonucu verilen mütalaa doğrultusunda, davacı markasında yer alan “Computer” sözcüğünün markanın esaslı unsurunu teşkil ettiğini kabul ederek ve bu kelimenin de cins ve vasıf ifade etmesi nedeni ile mutlak ret sebebi olduğu gerekçesi ile 556 sayılı KHK.nin 7/1-c, aynı kelimenin ticaret alanında herkes tarafından kullanılan işaret ve adı ihtiva ettiğinden 7/1-d ve bu kelimeyi asıl unsur olarak içeren markanın halkı aldatacak mahiyet taşıdığından 7/1-f maddeleri gereğince davayı reddetmiş, başvurunun kabulü hususunda ileri:sürülen Paris Sözleşmesi’nin 6. maddesinin mükerrer A/1 maddesini de kararda münakaşa etmemiş olmakla birlikte bilirkişi raporu içeriğine göre tescil isteminin bu yasal dayanağı sözleşmenin aynı maddesinin 8/2 bendinde yazılı ayrık sebeplerden addederek dikkate almamıştır.
556 sayılı KHK’nin markanın içereceği işaretleri tanımlayan 5. maddesi ne göre, markanın bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşulu ile, kişi adları dahil özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar… gibi her türlü işaretleri içereceği belirtilmiştir.
Aynı kararnamenin 7. maddesinde marka tecilinde mutlak red sebepleri sayılmış,-7/1-c maddesinde cins ve vasıf bildiren, 7/1-d maddesinde ticaret alanında herkes tarafından kullanılan işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak, içeren markaların, 7/1-f maddesinde de mal ve hizmetin niteliği ve kalitesi gibi konularda hal~ı yanıltacak mahiyetteki markaların tescil edilemeyeceği öngörülmüştür.
Türkiye’nin de taraf olduğu ve bir iç hukuk kuralı gibi uygulanması gerekli Paris Sözleşmesi’nin 6. maddesinin dördüncü mükerrer A/1 fıkrasında “Menşe memlekette usulune muvafık bir surette tescil edilmiş markaların aynı maddesindeki itirazı kayıtlar.altında birlik ülkelerinde de kabul edileceği” hüküm altına alınmış, ihtirazı kayıtların sayıldığı B/2 maddesinde markanın te my iz edici vasıftan mahrum veya münhasıran nevi ve cins gösteren işaretlerden olması halinde, tescil isteminin reddedilebileceği belirtilmiştir.
Davacının tescil başvurusu yaptığı hizmet markası (Computer Bild+ Şekil) den ibaret olup, Computer sözcüğü yatay olarak yazılmış, dikey olarak ve haç teşkil eder biçimde de siyah bir tablo oluşturulmuş bu tablonun alt kısmına ise “Bild” kelimesi yazarak bu renk kompozisyonu içerisinde özgün bir şekil vücuda getirilmiştir. Markada bilgisayar anlamındaki “Computer” ve resim anlamındaki “Bild” sözcüklerinden oluşan “Computer Bild” isimleri bir unsur olup, sözü edilen renk ve şekil kompozisyonu ise, diğer ikinci bir unsurdur. Sorun bu unsurlardan teşekkül etmiş davacı markasındaki asıl unsurun “Computer” sözcüğü olup olmadığıdır. Bir markayı oluşturan unsur, o markanın başka markalardan ayırt edilebilmesinin sağlayan kelime, harf, sayı vs.den oluşan şekil olup, marka birden ziyade unsuru ihtiva ediyorsa, asıl unsuru markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hakim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak lazımdır. Mahkemece, iki sözcükten oluşan yazı unsuru, markadaki şekil unsuru nazara alınmadan incelenmiş, “Computer” sözcüğü biraz daha büyük ve kalın yazıldığı gerekçe gösterilerek onun asıl unsur olduğu neticesine varılmıştır. Marka sırf sözcük unsurundan oluşsa idi varılan bu netice doğru olabilecekti. Oysa, anlatılan bu durumda sözcüklerden cins bildiren “Computer” sözcüğü asıl unsur olmaktan çıkmış, sözcükler özel ve özgün renk ve şekil kompozisyonu içinde verilmiş bu nedenle de öne çıkıp ayırt edici özellik kazanmış ve oluşan bu genel marka şekli kabul ve tescile değer hale gelmiştir. Davacı bu markasını bu şekli ile menşe memlekette ve daha birçok ülkede tescil ettirdiği gibi, anılan markaya Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatın’dan da tescil belgesi verilmiştir. Dosyada mevcut belgelerden benzer Computervorld Comunicotions, Tandon Computer, Computervorld ve Paint Computer markalarının davalı TPE tarafından tescil edildiği görülmüştür. Bu bakımdan mahkemenin yorumu yanlış ve kurulan hükmün de yerinde olmadığından davanın kabulüne karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
Kaldı ki, davacı markasının Paris Sözleşmesi 6. mükerrer Alt maddesi gereği menşe memlekette ve birçok ülkede tescilli bulunduğuna göre, marka tescil isteminin ülkemizde de kabulü zorunluluğu vardır. Aynı sözleşmesinin B/2 maddesindeki istisna, markanın ayırıcı niteliği olmaması veya münhasıran temsil ettiği hizmet ve ürünün cinsini ve nevini göstermesi haline münhasırdır. Davacı markasının yukarıda izah edilen nedenlerle ayırıcı niteliği haiz olup, münhasıran nEi!vi ve cins gösteren bir marka, sayılması da mümkün değildir. Sırf bu nedenle de kararın bozulması gerekir. Bozma gerekçeleri, davacı marka başvurusunun reddi için ileri sürülen ve karara mesnet yapılan 556 sayılı KHK.nin 7/1-c-d-f fıkralarının tamamını kapsamakta ve hepsi içinde geçerli bulunmaktadır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davanın kabulüne karar verilmek üzere yerel mahkemece verilen 23.3.2000 tarih 1999/270-E, 2000/84 K. sayılı hükmün (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 1.12.2000 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Anahtar Kelimeler: marka hukuku, haksız rekabet, Marka, marka Ankara avukat, marka avukat, Marka Hukuku, marka hükümsüzlük, marka ihlali, marka iltibas, marka itiraz, marka YİDK, yidk kararının iptali

Ankara avukatı olunması nedeniyle Türk Patent’in kararlarına karşı davalar, marka hükümsüzlüğü davaları, patent davaları, tasarım davaları, Türk Patent’in Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na(YİDK) karşı davaların yanında marka vekili olunması itibarıyla Türk Patent Markalar Dairesi kararlarına karşı itirazlar, haksız rekabet davaları, alan adı davaları ve tahkimleri ağırlıklı olarak çalışma alanlarımızdır.

Yazı Kategorileri:
Blog · İnternet · Makaleler · Marka

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret Hukuku ve Marka, Patent, Faydalı Model, Telif Hakları yan genel adıyla Fikri Mülkiyet Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT özellikle marka, patent ve haksız rekabet hakları konusunda yoğun olarak çalışmaktadır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz