Oca 23, 2020
167 Görüntüleme

Çağrıştırma İhtimali, Karışıklık Riski

Yazan
banner

Karıştırmaya konu iki markadan birisi içerdiği bazı unsur veya unsurlar bakımından diğerini çağrıştırabilir. Bu çağrıştırma markaların aynı veya bağlantılı olduğu izlenimi yaratıyorsa karışıklık riski olacaktır.

Davacı vekili, davalı şirket adına tescil edilen 2010/58677 Sayılı “ORADATA” markasının müvekkili adına tescilli markalar ile iltibas oluşturduğunu ileri sürerek hükümsüzlüğünü istemiştir. “ORACLE” markasının yanısıra 2008/55353 Sayılı “EXADATA” markası da davacı adına tescillidir. Dava konusu olup hükümsüzlüğü istenen “ORADATA” ibareli markanın, davacı adına tescilli olan “ORACLE” ve “EXADATA” markaları ile karşılaştırıldığında davacıya ait her iki markanın telaffuz itibarıyla yakınlık oluşturacak şekilde birleştirilerek türetilmesinden oluştuğu anlaşılmakla, dava konusu “ORADATA” markasının, davacı markalarının tüketici zihninde bıraktığı izlenimden çağrıştırma yoluyla iltibas tehlikesine yol açacağı ve bu durumun da 556 Sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi kapsamında hükümsüzlük sebebi oluşturacağı düşünülmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 20.09.2017 tarihli, 2016/1768 Esas- 2017/4590 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2017/4969
K. 2019/4474
T. 17.6.2019
DAVA : Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2015 gün ve 2014/77 – 2015/208 Sayılı kararı onayan Daire’nin 20/09/2017 gün ve 2016/1768 – 2017/4590 Sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, tanınmış “ORACLE” markasının özellikle 9. ve 42. sınıf olmak üzere çeşitli sınıflarda 1988 yılından bu yana müvekkili adına tescilli olduğunu, bilgisayar, yazılım ve veri depolama hizmeti veren, aynı zamanda müvekkilinin çözüm ortağı olup müvekkilinin yazılımlarının kurulması ve uygulanması alanında faaliyet gösteren davalının “ORADATA” markasını kötü niyetle tescil ettirdiğini, davalı markasının müvekkili şirkete ait markayla 42. sınıf bakımından örtüştüğünü, zaten tanınmış markanın tüm sınıflarda korunduğunu, yazım karakterlerinin ve kırmızı rengin aynı/çok benzer olduğunu, bilgi, veri anlamına gelen DATA kelimesinin renklerinin farklılılığı da gözetildiğinde farklı algılanacağını, davalı markasının, müvekkilin Türkiye’deki devamı/ kuruluşu sanılacağını ileri sürerek 2010/58677 Sayılı “ŞEKİL+ ORADATA” markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.

Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, marka hükümsüzlüğüne ilişkin olup mahkemece, işaretler arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili, davalı şirket adına tescil edilen 2010/58677 Sayılı “ORADATA” markasının müvekkili adına tescilli markalar ile iltibas oluşturduğunu ileri sürerek hükümsüzlüğünü istemiştir. “ORACLE” markasının yanısıra 2008/55353 Sayılı “EXADATA” markası da davacı adına tescillidir. Dava konusu olup hükümsüzlüğü istenen “ORADATA” ibareli markanın, davacı adına tescilli olan “ORACLE” ve “EXADATA” markaları ile karşılaştırıldığında davacıya ait her iki markanın telaffuz itibarıyla yakınlık oluşturacak şekilde birleştirilerek türetilmesinden oluştuğu anlaşılmakla, dava konusu “ORADATA” markasının, davacı markalarının tüketici zihninde bıraktığı izlenimden çağrıştırma yoluyla iltibas tehlikesine yol açacağı ve bu durumun da 556 Sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi kapsamında hükümsüzlük sebebi oluşturacağı düşünülmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 20.09.2017 tarihli, 2016/1768 Esas- 2017/4590 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 20.09.2017 tarihli, 2016/1768 Esas- 2017/4590 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 17/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazı Kategorileri:
Marka

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz