Oca 24, 2020
96 Görüntüleme

N11 Kararı: Başkasının Markasına Yanaşma İradesi

Yazan
banner

YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2019/1055
K. 2019/7828
T. 4.12.2019
DAVA : Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. F. ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/07/2017 tarih ve 2016/484 E. – 2017/387 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 21/12/2018 tarih ve 2018/624 E. – 2018/1319 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili; müvekkili şirketin “n11.com ne varsa n11de var”, “11.11t”, “n11 şekil”, “podyum11”, “n11.com evdekor11”, “n11.com alışverişin uğurlu adresi”, “game11”, “n11”, “kadınlar n11.com da alışverişin altın çağını yaşıyor”, “number 11”, “n11.com pet11”, “number eleven” “n11.com kitap11”, “numara onbir”, “uğurlu11”, “numara 11”, “n11 her moda göre moda”, “ne11”, “her moda göre moda”, “no11”, “n11.com moda11”, “n11.com”, “n11.com plus11”, “outdoor11”, “market11”, “tatil11”, “pay11”, “kamp11”, “n11pay”, “n11.com şekil”, “payn11”, “n11 şekil”, “run11”, “en uğurlu gün: 11.11”, “en uğurlu gün” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2015/103362 Sayılı “bilet11.com+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’ya başvuruda bulunduğunu, başvurunun resmi marka bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa, müvekkilinin 2012 yılından beri e-ticaret sektöründe faaliyet gösterdiğini, “N11” markasını yaratarak, www.n11.com web adresi üzerinden ticaret hayatına başladığını, özellikle e-ticaret hizmetlerinde tüm ülke çapında tanınmışlık düzeyine ulaştığını, 35. sınıfta seri marka algısı oluşturacak şekilde farklı marka tescilleri yaptırdığını, müvekkili adına tescilli tanınmış “n11.com” seri markaları ile dava konusu “bilet11.com” markası arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali olduğunu ileri sürerek 2016-M-11056 Sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili, davacının n11.com isimli alışveriş sitesinde giyimden, ayakkabıya, ev ve yaşam ürünlerinden, elektronik eşyalara ve bunun gibi ürünlerin satışının kargo yolu ile yapıldığını, müvekkiline ait “bilet11” markasının kullanıldığı bilet11.com isimli sitede ise sadece uçak bileti satıldığını, ürün ve hizmetlerin birbirinden farklı olduğunu, her iki markanın işaretleri ve renklerinin farklı olduğunu, yalnızca 11 rakamının tüketicide çağrışım yapmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin, davacı markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer olduğu ancak davalı markası ile redde gerekçe gösterilen markalar arasında benzerlik bulunmadığı, 556 Sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davalı şirketin başvuru markasının kapsamında 39. sınıftaki “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri” mal ve hizmetlerin bulunduğu, itiraza dayanak davacı markalarının ise koruma kapsamlarında 09, 16, 18, 22, 25, 28, 35, 36, 38, 39, 41, 42.sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, davalı başvurusu kapsamındaki mal ve hizmetlerin, davacının itiraza dayanak markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerle ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi itibariyle aynı mal ve hizmetler olduğu, davacının “n11” ibareli markalarıyla davalının başvurusu arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak 11 rakamının ön plana çıkartılması nedeniyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, “bilet11.com” ibareli marka başvurusunun yazım tarzı itibariyle davacının redde mesnet markalarına yanaşma iradesini gösterdiği, taraf markaları arasında 556 Sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüyle HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 2016 M 11056 Sayılı kararının iptaline, davalı marka başvurusu tescil edilmediğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davalılardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04/12/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yazı Kategorileri:
Marka

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz