Nis 15, 2020
82 Görüntüleme

Türk Patent Kararlarına Zarar Gören Kişilerin İtiraz Edebileceği

Yazan
banner

Dava, Türk Patent Enstitüsü ( TPE ) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu ( YİDK ) kararının iptali istemine ilişkindir. Davacının marka başvurusuna karşı dava dışı kişinin itirazı; Markalar Dairesi’nce itiraza dayanak markalar oluşturan işaretlerin benzer olmadıkları gerekçesiyle reddedilmiştir. 556 Sayılı KHK 48. maddesi uyarınca Enstitü tarafından alınacak kararlardan zarar gören kişiler, kararlara karşı Enstitü nezdinde itiraz yapabilir. Aynı KHK’nın 49. maddesine göre, itiraz kararın bildiriminden sonraki iki ay içinde yazılı olarak Enstitü’ye yapılır. İtirazın değerlendirilmesi için itiraz ücretinin itiraz sırasında ödenmesi gerekir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesinde tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılacağının ve muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi addolunacağının belirtilmiş olması karşısında mahkemenin de kabulünde olduğu üzere usulsüz tebliğe muttali olunduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Yine, 556 Sayılı KHK’nın Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in “İtirazın şekli ve zamanı” başlıklı 36. maddesine göre de “İtiraz, bu Yönetmeliğin 34 ve 35. maddelerinde belirtilen süreler içerisinde ve itiraza ilişkin gerekçelerin de belirtildiği imzalı dilekçeyle Enstitüye yapılır. Bu dilekçeye, itiraz ücretinin tam olarak ödendiğine ilişkin bilgi veya belge ile vekil tarafından yapılan itirazlarda vekaletname eklenir. İtirazlarda, belgelerin tamamı itiraz anında verilmemiş ise, eksik belgeler itiraz süresi içerisinde tamamlanabilir. Karara itirazlarda, belgeler eksiksiz olarak verilmiş ise iki aylık sürenin tamamlanması beklenmeden incelemeye başlanabilir. 34. ve 35. maddelerde belirtilen süreler içerisinde itiraz ücretinin ödendiğini gösterir bilgi veya belgenin Enstitüye sunulmaması halinde itiraz yapılmamış sayılır.” Anılan madde uyarınca itiraz süresi içerisinde eksiklikler giderilebilir. Dosya kapsamı itibariyle davalı şirketin itiraz ettiği tarihte Enstitü tarafından alınan karardan zarar gören kişi olduğu ve itiraz ücretinin de 2 aylık süre içerisinde yatırıldığı anlaşılmış olmakla, itirazın süresinde kabul edilip, işin esasına girmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir(YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2017/11-1733 K. 2019/959 T. 26.9.2019).

556 Sayılı KHK’nin 47. maddesinde enstitü kararlarına itiraz edilebileceği düzenlenmiştir. Ancak, süresi içerisinde itiraz edilmeyen TPE kararlarının iptali istenemez ( Oytaç, K.: Karşılaştırmalı Markalar Hukuku, İstanbul 2002, s.276 ).

Aynı KHK’nın 48. maddesinde “itiraza yetkili kişiler”; 49. maddesinde ise “itirazın şekli ve zaman”ı düzenlenmiştir. Belirtilen 48. maddeye göre, enstitü tarafından alınacak kararlardan zarar gören kişiler, kararlara karşı Enstitü nezdinde itiraz yapabilir. Alınan kararlarla ilgili işlemlere taraf diğer kişiler doğrudan itiraz yetkisine sahiptir. Anılan 49. maddeye göre ise, itirazın gerekçesinin birlikte veya ayrı ayrı kararın bildiriminden itibaren işleyecek “iki ay” içinde bir dilekçeyle TPE’ye bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir. İtiraz dilekçesine, Ücret Tebliğinde yer alan itiraz ücretinin tam olarak ödendiğine ilişkin belge aslı ile vekil tarafından yapılan itirazlarda vekaletnâme de eklenir. İki aylık süre içinde gerekçesi yazılı olarak TPE’ye sunulmayan itiraz, yapılmamış sayılır. İtiraz için gerekli ücretin zamanında ödenmemesi halinde itiraz yapılmamış sayılır. Ücretin sonradan tamamlanması sonucu değiştirmez ( Karan/Kılıç, s. 420 ).

“İtirazın şekli ve zamanı” başlığını taşıyan Yönetmelik’in 36. maddesine göre; İtiraz, bu Yönetmeliğin 34 ve 35. maddelerinde belirtilen süreler içerisinde ve itiraza ilişkin gerekçelerin de belirtildiği imzalı dilekçeyle Enstitüye yapılır.

Bu dilekçeye, itiraz ücretinin tam olarak ödendiğine ilişkin ( Ek ibare – R.G.: 30.3.2013 – 28603 / m.23 ) “bilgi veya” belge ile vekil tarafından yapılan itirazlarda vekaletname eklenir.

İtirazlarda, belgelerin tamamı itiraz anında verilmemiş ise, eksik belgeler itiraz süresi içerisinde tamamlanabilir. Karara itirazlarda, belgeler eksiksiz olarak verilmiş ise iki aylık sürenin tamamlanması beklenmeden incelemeye başlanabilir. Bu Yönetmeliğin 34 ve 35. maddelerinde gösterilen süreler içerisinde, belirtilen belgelerin tamamlanmaması halinde itiraz yapılmamış sayılır” şeklindedir.

Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ve görüşler çerçevesinde somut olaya gelindiğinde, dosya kapsamındaki belgelerden dava dışı …’in redde mesnet markaları 19.08.2009 tarihinde dava dışı P… Ltd. Şti.’ye devrettiği ve 14.09.2009 tarihinde davacı marka başvurusuna itiraz ettiği, belirtilen devrin 25.09.2009 tarihinde marka siciline tescil edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı marka tescil başvurusunun Resmi Marka Bülteni’nde yayımlanması üzerine gerçekleşen dava dışı …’in itiraz anında itiraza dayanak yaptığı markaların sahibi veya inhisari lisans alanı olmadığı, itirazın bu hukuki noksan nedeniyle reddedilmesi gerektiği belirtilmişse de, dava dışı … itiraz tarihi olan 14.09.2009’da markayı dava dışı şirkete devretmiş ise de, ancak bu devir marka siciline 25.09.2009’da kaydedildiği için, marka siciline göre dava dışı … redde mesnet markaların itiraz tarihinde sahibi olduğundan dolayı 556 Sayılı KHK’nın 35. maddesinde belirtilen ilgili sıfatına sahiptir. Kaldı ki dava dışı … itirazında, redde mesnet markaları için yurt içinde ve yurt dışında önemli yatırımlar yapmış olduğunu ve logoyu da kullandığını ileri sürerek davacı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ve 556 Sayılı KHK’nın 8/1-b, 8/3 ve 9/1-b maddelerine dayanarak reddedilmesi gerektiğini bildirmiştir. Zira, 556 KHK’nın 8. maddesine dayanılarak itirazda bulunabilecek ilgililer arasında, daha önceki bir tarihte tescil edilmiş veya tescil başvurusunda bulunulmuş bir markanın sahibi ile tescilsiz markayı kullanarak bu işaret üzerinde daha eski bir tarihte hak kazanmış olan kişiler sayılmıştır. Buna karşılık, 7. maddeye aykırılık ile kötü niyetli tescil sebebiyle itirazda bulunabilecek ilgililer, bir markanın tescil edilmemesinde menfaati bulunan veya diğer bir ifade ile marka tescilinden menfaat kaybına uğrayabilecek bütün kişilerdir. Bu bakımdan da itiraz eden dava dışı … ilgili olup, davacı marka başvurusuna itiraz hakkına sahiptir.

Dava dışı P… Ltd. Şti. de redde mesnet markaları 05.04.2010 tarihinde davalı şirkete devretmiş ve sicile 05.07.2010 tarihinde tescil edilmiş olup, dava dışı …’in yapmış olduğu itirazın markalar arasında benzerlik ve karıştırma ihtimali olmadığı gerekçesiyle reddedildiğine dair 09.07.2010 tarihli TPE yazısı davalı şirkete tebliğ edilmemiştir. Ancak davalı şirket sicildeki marka sahibi olarak 10.08.2010 tarihinde marka yayınına itirazın yeniden incelenmesine ilişkin ek dilekçe adı altındaki itiraz dilekçesini davalı TPE’ye sunmuş, bu itiraz bakımından 01.09.2010 tarihinde itiraz ücreti yatırılmadığından TPE tarafından itirazın yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ardından davalı şirket tarafından 11.10.2010 tarihinde yeniden dilekçe vermiş, bu kez TPE tarafından 08.11.2010 tarihinde, itiraz süresi içerisinde yapılmadığından itirazın yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak sonrasında TPE tarafından 09.07.2010 tarihli ret kararının 5584 Sayılı Posta Kanunu çerçevesinde tebligatının yapılmadığı tespit edilmek suretiyle, karara itirazın yeniden görüşülmesi için dosyanın YİDK’ya sevkine karar verilmiştir. Gerçekten de, dava dışı … tarafından yapılan itirazın TPE’ce reddedildiğine dair 09.07.2010 tarihli karar davalı şirkete tebliğ edilmediğinden, ancak davalı şirket bu karara karşı yeniden incelenmesi için davalı TPE’ye 10.08.2010 tarihinde başvurmuş olup, davalı şirketin bu kararı 10.08.2010 tarihinde öğrenmiş sayıldığının kabul edilmesi gerekir. Davalı şirketin Enstitü tarafından alınan karardan zarar gören kişi olduğu, kararı öğrendiği gün süresinde itiraz ettiği, 11.10.2010 tarihinde marka yayınına itirazın yeniden incelenmesine ilişkin dilekçesini sunup, harcını da ret kararını öğrenme tarihinden itibaren süresi içinde 08.10.2010 tarihinde yatırdığına dair dekontunu eklediğinden, TPE kararını öğrendiği tarih olan 10.08.2010 esas alındığında hem 556 Sayılı KHK’nin 49. maddesi hem de benzer düzenlemeler içeren Yönetmelik’in 36. maddesi gereğince Enstitü kararlarına itiraz süresi olan iki ay içerisinde itirazda bulunmuş olduğunun kabulü gerekir. Özellikle belirtmek gerekir ki, süresi içerisinde yatırdığı itiraz harcının dekontunu dahi 10.08.2010 tarihinden itibaren 2 aylık itiraz süresinin son günü hafta sonuna rastladığından takip eden ilk iş günü olan ( süresinde ), 11.10.2010 tarihinde sunmuştur.

Sonuç itibariyle, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Yazı Kategorileri:
Marka

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz