Nis 25, 2020
72 Görüntüleme

Marka Kullanmama Beş Yıllık Sürenin Yeniden Başlaması

Yazan
banner

Markanın kullanılmaması davasında her ciddi kullanımdan sonra 5 yıllık süre tekrar başlar.

Davalının dava konusu edilen markası 19.01.1996 tarihinden beri tescilli olup, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davalının dava konusu edilen markaları içeren ve ticari defterlere uygunluğu da saptanan faturalarda, 1999 yılına yönelik kullanımın yoğun olduğunun sabit olduğu, 22.10.2001 tarihli faturadan sonraki faturaların ise 2004 yılına ait bulunduğu, 1999 yılına ilişkin kullanım yoğunluğu ile tüm kullanımın bir bütün olarak değerlendirilmesi halinde, mahkemenin kabulünün aksine, beş yıllık sürenin 1999 yılından değil, 22.10.2001 tarihli fatura tarihinden başlatılmasının kabulü gerekir.

Dava, davalının tescil ettirdiği markasının kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davalının markayı kullanmama süresinin kesintisiz beş yıl olup olmadığı, kesintisiz ara vermeye yönelik olarak da sürenin nereden başlaması gerektiğine ilişkindir. Oysa, davalının dava konusu edilen markası 19.01.1996 tarihinden beri tescilli olup, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davalının dava konusu edilen markaları içeren ve ticari defterlere uygunluğu da saptanan faturalarda, 1999 yılına yönelik kullanımın yoğun olduğunun sabit olduğu, 22.10.2001 tarihli faturadan sonraki faturaların ise 2004 yılına ait bulunduğu, 1999 yılına ilişkin kullanım yoğunluğu ile tüm kullanımın bir bütün olarak değerlendirilmesi halinde, mahkemenin kabulünün aksine, beş yıllık sürenin 1999 yılından değil, 22.10.2001 tarihli fatura tarihinden başlatılmasının kabulü gerekir. Dava reddedilmelidir(YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2007/7702 K. 2008/10031 T. 15.9.2008).

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.04.2007 tarih ve 2006/198 – 2007/92 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin “IRGATREAT” ibareli markasının tescil başvurusunun davalının “ORGATREAT” ibareli markasına dayalı itirazı üzerine reddedildiğini, oysa davalının anılan markasını markanın kapsadığı birinci sınıfta yer alan emtialarda kullanmadığını ileri sürerek, davalının anılan markasından kullanmama nedeni ile birinci sınıftaki emtiaların çıkarılması sureti ile markanın kısmi hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin 1 ve 17 nci sınıflarda tescil ettirdiği markasını 1996 yılından beri kullandığını, kullanmama süresinin kesintisiz beş yıl olmadığını, kullanıma ilişkin çeşitli firmalarla yapılan yazışmalar, teklifler ve faturaların bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından herhangi bir ürün ibraz edilmediği, piyasada pazar yaratmak amacı ile pazarlandığına, satıldığına, yaygın olarak reklam ve tanıtım yapıldığına dair somut bir kanıtta sunulmadığı, markanın kullanımının yegane delili olarak davalının faturaları gösterdiği, ancak faturaların kullanmama nedeni ile hükümsüzlük davalarında ispat gücünün zayıf olduğu, markanın salt faturada yer almasının hiçbir zaman kullanıma delalet etmeyeceği, 1997-2004 yılları arasında Aralık 1999 tarihli tek faturanın bulunduğu, tek bir adet faturada markanın yer almasının kullanımının mevcudiyetini ispat etmeye yetmeyeceği gibi bu kullanımın ciddi olduğunu da göstermeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalının tescil ettirdiği markasının kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.

Markanın, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde, haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık süre için kesintisiz ara verilmesi halinde, marka iptal edilir; 556 sayılı KHK.nin 14 ncü maddesi anlamında kullanılıp kullanılmadığının, marka sahibinin ticari defter ve faturları incelenerek araştırılması ve kullanımın marka sahibince kanıtlanması gerekir.

Uyuşmazlık, davalının markayı kullanmama süresinin kesintisiz beş yıl olup olmadığı, kesintisiz ara vermeye yönelik olarak da sürenin nereden başlaması gerektiğine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulü cihetine gidilmiştir.

Oysa, davalının dava konusu edilen markası 19.01.1996 tarihinden beri tescilli olup, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davalının dava konusu edilen markaları içeren ve ticari defterlere uygunluğu da saptanan faturalarda, 1999 yılına yönelik kullanımın yoğun olduğunun sabit olduğu, 22.10.2001 tarihli faturadan sonraki faturaların ise 2004 yılına ait bulunduğu, 1999 yılına ilişkin kullanım yoğunluğu ile tüm kullanımın bir bütün olarak değerlendirilmesi halinde, mahkemenin kabulünün aksine, beş yıllık sürenin 1999 yılından değil, 22.10.2001 tarihli fatura tarihinden başlatılmasının kabulü gerekir.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar karşısında, 556 sayılı KHK.nin 14 ncü maddesinde yer alan kullanıma beş yıllık süre için kesintisiz ara verilmesine yönelik süre koşulunun dolmadığı nazara alınarak, davanın reddi yerine isabetli olmayan yazılı gerekçelerle kabulü doğru olmamıştır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazı Kategorileri:
Marka

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz