Nis 29, 2020
149 Görüntüleme

Algida Maraşlım Kararı

Yazan
banner

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2019/1688 K. 2019/8213 T. 16.12.2019

Davacı vekili, müvekkilinin itiraza mesnet ”Golf Maraşlım”, ”Golf Maraşım”, ”Golf Dondurma Keyfi Maraşım” ibareli tanınmış seri markalarında, ”GOLF” ibaresinin çatı/şemsiye marka olup ”MARAŞIM” ve ”MARAŞLIM” ibarelerinin ise esas unsur olduğunu ve bu ibareleri davalıdan önce tescil ettirdiğinden öncelik hakkı olduğunu, ”ALGIDA MARAŞLIM” ibareli markada ”ALGIDA” ibaresinin çatı marka olup, ”MARAŞLIM” ibaresinin esas ve baskın unsur olduğunu, çatı markaların benzerlik mukayesesinde dikkate alınmaması gerektiğini, ürünlerin niteliği gereği ve değeri düşük olduğundan tüketicilerin saniyeler içerisinde dikkat düzeyi düşükken gıda ürünlerini satın aldığı ve markaların karıştırılacağını ileri sürerek 2016-M-4436 Sayılı YİDK kararının iptali ile tescil edilmiş olması halinde 2014/17113 Sayılı ”ALGIDA MARAŞLIM” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının “ALGIDA MARAŞLIM” ibareli başvurusu ile davacının “GOLF MARAŞLIM-GOLF MARAŞIM” ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle asli unsurlar davalının ”ALGIDA”, davacının ise ”GOLF” ibareleri olduğundan görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ”MARAŞLIM-MARAŞIM” ibarelerinin tali unsur olarak markada yer aldıkları ve aynı zamanda coğrafi ve yöresel bir ad içerdiklerinden markada ayırt edicilikleri çok zayıf olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının “ALGIDA MARAŞLIM” ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait “GOLF MARAŞLIM- GOLF MARAŞIM” ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında bu yönde bir benzerlik bulunmadığından 556 Sayılı KHK 8/1 (b) iltibasın bulunmadığı, davacı tarafın önceye dayalı kullanım hak iddialarını kanıtlanmadığı, markalar arasında benzerlik ve iltibas koşulu oluşmadığından, başvurunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İstinaf mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu olan markalarda bulunan MARAŞLIM ibarelerinin çatı markalar yanında tali unsur olarak yer aldığı, davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında 556 Sayılı KHK’nın 8/1-b maddesindeki iltibasın bulunmadığı yönündeki ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

 

Yazı Kategorileri:
Marka

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz