Eyl 30, 2020
349 Görüntüleme

Selvi Boylum Al Yazmalım; Reklam Filmi

Yazan
banner

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2019/4702 K. 2020/2984 T. 17.6.2020

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, film görüntülerinin davalı bankanın reklam filminde kullanılabilmesi için yapımcı firmadan yazılı izin alındığı, senaryonun romandan uyarlandığı, senaryo üzerinde davacının hak iddiasında bulunabileceği tek hususun hususiyet anlamında senaryoya katkısı olabileceği, filmin yapım yılı ve mali hakların devredilmiş olması karşısında film içinde birkaç cümlenin filmden ayrı değerlendirilmesinin tartışmalı olduğu, sinema filmi 1995 yılından önce yapılmış olduğundan FSEK 8. madde gereğince ilk halinin dikkate alınacağı ve filmi imal ettiren yapımcının eser sahibi sayılacağı, davacının söz konusu eserlerde mali bir hakkının bulunmayacağı, dosyadaki mali hak devir belgesine göre davacının reklam filmi için mali haklarını hukuka uygun olarak devrettiği, manevi tazminat isteminin de koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili, davacının 1977 tarihli “Selvi Boylum Al Yazmalım” adlı sinema filminin senaristi olduğunu, filminin senaryosunun “SEVMEK EMEKTİR” sloganı üzerine inşaa edildiğini, filimde sevgi ve sevginin büyük emek gerektirdiği temasının işlendiğini, “SEVMEK EMEKTİR” deyiminin halk arasında neredeyse bir atasözüne dönüştüğünü, üzerine yüzlerce gazete yazısı ve kitap yayımlandığını, sinema tarihinin kült filmlerinden olan “Al Yazmalım” isimli film senaryosunun FSEK’nun 6. maddesi uyarınca işleme eser olduğunu, “Kırmızı Eşarp” isimli eserden esinlenilerek oluşturulduğunu, ancak yaratıcısının hususiyetini taşıyan “bağımsız” bir eser niteliğinde bulunduğunu, davalı bankanın film dialoğunu hiçbir izin yahut onay almaksızın kendi reklam filminin içinde kullandığını, reklam filminin 15. saniyesinde “önemli olan izleyicinin kalbine dokunabilmek onun halinden anlayabilmektir. O zaman sevginin emek olduğunu anlatabilirsin” şeklinde kullanıldığını, kullanımın davacının telif haklarına tecavüz ve aynı zamanda davacı aleyhine haksız rekabet de teşkil ettiğini, bu nedenle FSEK 68/1 maddesine göre şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ve FSEK 70. maddesine göre 6.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiş, 14/05/2018 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebini 75.000 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı vekili, bankanın mali hak sahibi olan kişilere gerekli ödemeleri yaparak kullanım haklarını hukuka uygun olarak satın aldığını, film senaryosunun özgün ve tamamen senarist tarafından yaratılmış bir hikaye olmadığını, hikaye aslının bir Çin masalına dayandığını, ünlü edebiyatçı Aytmatov’un bu Çin masalından esinlenerek “Selvi Boylum” adlı hikayeyi kaleme aldığını, esas itibariyle kökü anonim sayılabilecek bir masala dayandığını, senaryoda geçen bir cümle üzerinde davacı yanın hak sahipliği iddia edilmesinin hakkaniyete ayrı olduğunu, eserin yapım yılının 1995 yılı öncesi olduğundan film üzerindeki tüm hakların yapımcıya ait olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, film görüntülerinin davalı bankanın reklam filminde kullanılabilmesi için yapımcı firmadan yazılı izin alındığı, senaryonun romandan uyarlandığı, senaryo üzerinde davacının hak iddiasında bulunabileceği tek hususun hususiyet anlamında senaryoya katkısı olabileceği, filmin yapım yılı ve mali hakların devredilmiş olması karşısında film içinde birkaç cümlenin filmden ayrı değerlendirilmesinin tartışmalı olduğu, sinema filmi 1995 yılından önce yapılmış olduğundan FSEK 8. madde gereğince ilk halinin dikkate alınacağı ve filmi imal ettiren yapımcının eser sahibi sayılacağı, davacının söz konusu eserlerde mali bir hakkının bulunmayacağı, dosyadaki mali hak devir belgesine göre davacının reklam filmi için mali haklarını hukuka uygun olarak devrettiği, manevi tazminat isteminin de koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, FSEK’na dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince, davaya konu sinema filminin 1995 yılından önce çekilmiş olduğundan yapımcısının eser sahibi sayılacağı, davacının söz konusu eserde mali bir hakkının bulunmayacağı, ayrıca dosya içinde bulunan mali hak devir belgesine göre de davacının mali haklarını hukuka uygun olarak devretmiş bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ise mali hak devir belgesinden davaya konu reklam filmine ilişkin iddia konusu hakların devredilmiş kabul edilemeyeceği, ancak senaryo yazarı olan davacının 5846 Sayılı FSEK Ek 2. maddesi gereği talepte bulunamayacağı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi “Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir.” hükmünü haizdir.

Anılan hüküm doğrultusunda, temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararında ilk derece mahkemesi karar gerekçesinde hata edildiğine yer verildiğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken HMK 353/1-b-1. maddesi uyarınca istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

 

Yazı Kategorileri:
FSEK

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret Hukuku ve Marka, Patent, Faydalı Model, Telif Hakları yan genel adıyla Fikri Mülkiyet Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT özellikle marka, patent ve haksız rekabet hakları konusunda yoğun olarak çalışmaktadır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz