Eki 6, 2020
142 Görüntüleme

Eserin Çalışılan Yerde Kollektif Oluşturulması

Yazan
banner

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamı doğrultusunda bekletici mesele yapılan Kapatılan İstanbul 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 07/11/2013 tarih ve 2006/258 esas -2013/243 karar numaralı ilamında, davaya konu “Lirik Tarih” isimli gösterinin, davalı … …’un uzun süreli çalışması ve birikimleri sonucu, bir çok farklı eserinin belli bir konsept içinde bir araya getirilmesi suretiyle oluşturulmuş bir işleme eser olduğu tespitine yer verildiği, somut olayda,davalının davaya konu gösterinin düzenlendiği tarihte İstanbul Devlet Opera ve Bale Müdürlüğünü yaptığı, HABİTAT projesi kapsamında TOKİ koordinatörlüğünde düzenlenen toplantı ile opera eserinin özel türü niteliğinde olan gösterinin davalı tarafından gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığı ve neticeten de gösterinin gerçekleştiği ancak davalının esere yapmış olduğu katkının salt o dönemde davacı bünyesinde çalışmış olması sebebiyle davacıya tazminat talep hakkı vermeyeceği zira eserin davalı, … ve davalıya yardımcı olan bir ekip tarafından uzun süreli bir çalışmanın sonunda meydana getirildiği, eserin tek sahibinin davacı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2019/3542 K. 2020/2228 T. 2.3.2020

 Davacı vekili, davalının sekiz yılı aşkın bir süredir İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğünde solist, dramaturg ve rejisörlük görevlerinde bulunduğunu, davalının görevinde iken, kurumun diğer sanatçılarıyla birlikte İstanbul’u müziği ile tanıtmak amacıyla “Lirik Tarih” adı altında bir gösteri düzenlenmesinin kararlaştırıldığını ve belirli etkinliklerle gösterime sunulduğunu, davalının müvekkili tarafından görevlendirilen kişiler aleyhine “Lirik Tarih” adı altında yapılan gösterinin kendisine ait olduğunu iddia ederek tazminat davası açtığını, adı geçen eserin potbori niteliğinde olduğunu, işleme eser sayılması halinde bile, davalının müvekkili kurum çalışanı olması sebebiyle sahibinin müvekkili olması gerektiğini ileri sürerek, davalının eser sahipliğine dayalı olarak elde ettiği 30.000 USD’nin 22/03/2000 tarihinden itibaren yabancı para ile açılmış mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Eser avukat, telif hakkı avukat, fsek avukat, eser ankara avukat, fsek ankara avukat, telif hakkı ihlali ankara avukat, fsek dava, telif dava, eser tecavüz tazminat, fsek tazminat, eser tecavüz avukat, eser tazminat tecavüz, eser ihlal tecavüz, eser tazminat avukat, fsek tazminat avukat


2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret Hukuku ve Marka, Patent, Faydalı Model, Telif Hakları yan genel adıyla Fikri Mülkiyet Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT özellikle marka, patent ve haksız rekabet hakları konusunda yoğun olarak çalışmaktadır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz