Oca 7, 2021
463 Görüntüleme

İlaç Markaları; Zayıf Marka ve İltibas; Arnica Kararı 5226

Yazan
banner

“Arnica Meditech” ibareli başvuru ile redde mesnet “Arn-ica+şekil” ibareli marka arasında 556 Sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira markanın tescilli olduğu sürece korunacağı ve her ne kadar “Arnica” ibaresi, tıbbi olarak yara iyileştirici etkisi olan bir bitki adı olduğundan zayıf ayırt edici niteliğe sahip ise de başvuruda yer verilen “meditech” ibaresinin de ayırt ediciliğinin bulunmadığı, dolayısıyla başvuruya yeterli ayırt ediciliğin katılmadığı


YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2019/5226 K. 2020/3828 T. 5.10.2020

Davacı vekili, müvekkilinin “arnica meditech” ibareli 3 ve 5. sınıftaki ürünleri içeren 2015/68205 kod numarası verilen başvuruya davalı şirketin “Arn-ica+şekil” ibareli 3 ve 5.sınıf ürünleri içeren 2013/57048 Sayılı markasına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazın Markalar Dairesi tarafından kısmen kabul olunduğunu, müvekkilinin kısmen ret kararına karşı itirazının TPMK YİDK tarafından reddettiğini, zira “arnica” ibaresinin bütün dünyada tıp alanında kullanılan bir bitkinin adı olduğunu, müvekkilinin de “arnica montana” bitkisinin çiçeklerinden elde edilen estrat ile formüle edilmiş olan krem ve jel ürünleri için markayı kullandığını, anılan ibare tanımlayıcı olduğundan herkesin kullanımına açık bulunduğunu, başvuruda “meditech” ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olduğunu, markaların kapsamındaki ürün ve hizmetlerin niteliği ile bunlardan yararlanacak ve satın alacak kişilerin dikkat düzeyi, satın alma süresi nazara alındığında markalar arasında karıştırma ihtimalinin olmayacağını ileri sürerek, YİDK’nın 2016-M-12273 Sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı TPMK vekili, markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket vekili, markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvuruya yeterince ayırt edicilik sağlanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının markasının “Arn-ica+şekil” ibaresinin arasında bir çizgi bulunsa da asıl ve ayırt edici unsurunun “arnica” ibaresinden oluştuğu, davacı başvurusunun konusu işaretin de “arnica meditech” biçiminde olduğu, “meditech” ibaresinin medikal teknoloji ifadesinin kısaltması olduğundan marka kapsamında yer alan ürünler bakımından ayırt ediciliğinin oldukça düşük seviyede kaldığı, davacı markasındaki asıl ve ayırt edici unsurun “arnica” ibaresi olduğu, “Arnica” ibaresinin bileşikgiller familyasından bir bitki adı olduğu, tıbbi olarak yara iyileştirici etkisinin bulunduğu, bu haliyle anılan fonksiyonları karşılayan ürünler için marka olarak tescil edildiğinde zayıf bir marka olacağı, ortak olmayan “meditech” ibaresinden oluşan unsurun markanın bütünsel olarak oluşturduğu izlenime olan etkisinin fevkalade silik bulunduğu, ‘’arnica” ibareli markaların bütün olarak oluşturdukları izlenimin aynılığa yakın ve yüksek derecede benzer bulundukları, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin olduğu, başvuru kapsamında olup da reddedilen 5/1. sınıf ürünlerin genel olarak reçete ile satıldığı, öncelikle doktor tarafından belirlendiği, reçetelenmesini müteakip hastaya sunulduğu, fakat bu ürünler bakımından dahi nihai tüketicilerin de anılan ürünlerin alıcıları sayılmasının gerektiği, anılan nitelikteki ortalama tüketicilerin doktor ve eczacılar dahil davacı başvurusunun konusu olan işaret ile redde mesnet davalı markasınının farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, “arnica meditech” ibareli başvuru ile redde mesnet “Arn-ica+şekil” ibareli marka arasında 556 Sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira markanın tescilli olduğu sürece korunacağı ve her ne kadar “Arnica” ibaresi, tıbbi olarak yara iyileştirici etkisi olan bir bitki adı olduğundan zayıf ayırt edici niteliğe sahip ise de başvuruda yer verilen “meditech” ibaresinin de ayırt ediciliğinin bulunmadığı, dolayısıyla başvuruya yeterli ayırt ediciliğin katılmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

İlaç Markalarında Karıştırılma İhtimali 5484

INFANTUM; İLAÇ MARKALARI, ETKEN MADDE AYRIMI, YÜKSEK DİKKAT SEVİYESİ

Doktor ve Eczacıların Dikkat Seviyesi; İlaç Markaları 2115


2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret Hukuku ve Marka, Patent, Faydalı Model, Telif Hakları yan genel adıyla Fikri Mülkiyet Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT özellikle marka, patent ve haksız rekabet hakları konusunda yoğun olarak çalışmaktadır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz