Oca 13, 2021
57 Görüntüleme

Gerçek Hak Sahipliğinin Şartı; Ayırt Edicilik Kazandırma, Ciddi Kullanım

Yazan
banner

Marka başvurusundan önce başkasının markaya konu işareti veya karıştırılma ihtimaline yol açacak derecede benzeri işareti başvuru konusu mal ve hizmetler yönünden ciddi surette kullanım ve bu kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandıracak ölçüde olması halinde gerçek hak sahipliği ilkesi uyarınca bu hakkı korunacak ise de, davalının, Türkiye’de bir firmaya satış yaptığına ilişkin ‘‘Starlock Push On Fastener” açıklamalı 2008 ve 2009 yılına ilişkin 1’er adet ve 2010 yılına ilişkin 2 adet olmak üzere sunduğu 4 adet düşük bedelli fatura, markanın ciddi surette kullanımı ve işarete ayırt edicilik kazandırılması için yeterli olmadığı gibi, davalının yurt dışındaki web sitesine Türkiye’den bir çok giriş yapılması da işaretin ülke içinde kullanımı ve işarete ayırt edicilik kazandırılması sayılamayacağı halde hatalı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmediğinden


Davacı vekili, müvekkili tarafından 2010/44811 numaralı ‘STARLOCK’ ibareli marka tescili için 08.07.2010 tarihinde başvurusu yapıldığını, marka başvurusunun ilanına davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazın kabul edilerek müvekkil marka başvurusundan “Metalden mamul kapılar ve pencereler, kepenkler, jaluziler, bunların kasaları ve aksamları, hırdavatçı eşyası, ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları” emtialarının çıkarıldığını, davalı tarafın kısmi red işlemine mesnet alınan markasının başvuru tarihinin 06.09.2010 olduğu, müvekkili marka başvurusunun 08.07.2010 tarihli olduğu, müvekkilinin tanınmış bir firma olduğunu, ‘STAR’ ibaresini ihtiva eden seri markalarını yurt içinde ve yurt dışında tescil ettirerek kullandığını, hizmet verdiği sektörde ‘STARLOCK’ ibaresini maruf ve meşhur hale getirdiğini, ‘STAR’ ibaresinin aynı zamanda müvekkili firmanın ticaret unvanının asli unsuru olduğunu, bu markanın reklamı ve tanıtımı için yoğun masraf yapıldığını iddia ederek TPMK YİDK kararının iptali ile marka tescil işlemlerinin devamına karar verilmesi talep etmiştir.

Davalı TPMK vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.

Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

Dava, marka başvurusunun reddine dair TPMK YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirketin sunduğu, Türkiye’de satış yaptığına ilişkin 4 adet fatura ile davalının web sitesinin Türkiye’den ziyaretçi sayısı dikkate alınarak dava konusu marka üzerinde davalı şirketin 556 Sayılı KHK 8/3 gereğince öncelikli hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

556 Sayılı KHK m. 8/3 uyarınca marka başvurusundan önce başkasının markaya konu işareti veya karıştırılma ihtimaline yol açacak derecede benzeri işareti başvuru konusu mal ve hizmetler yönünden ciddi surette kullanım ve bu kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandıracak ölçüde olması halinde gerçek hak sahipliği ilkesi uyarınca bu hakkı korunacak ise de, davalının, Türkiye’de bir firmaya satış yaptığına ilişkin ‘‘Starlock Push On Fastener” açıklamalı 2008 ve 2009 yılına ilişkin 1’er adet ve 2010 yılına ilişkin 2 adet olmak üzere sunduğu 4 adet düşük bedelli fatura, markanın ciddi surette kullanımı ve işarete ayırt edicilik kazandırılması için yeterli olmadığı gibi, davalının yurt dışındaki web sitesine Türkiye’den bir çok giriş yapılması da işaretin ülke içinde kullanımı ve işarete ayırt edicilik kazandırılması sayılamayacağı halde hatalı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmediğinden Dairemizin 20.05.2018 tarih, 2016/11361 E-2018/4006 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın yukarıda açıklanan gerekçe ile davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

yidk kararının iptali yidk kararının iptali yidk dava yidk dava: türk patent dava türk patent dava marka YİDK marka YİDK marka avukat marka avukat marka ankara avukat marka ankara avukat marka ankara dava marka ankara dava marka hükümsüzlüğü marka hükümsüzlüğü marka hükümsüzlük marka hükümsüzlük marka iltibas marka iltibas marka ihlali marka ihlali marka tecavüzü marka tecavüzü marka tescili marka tescili

Yazı Kategorileri:
Marka

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz