Oca 14, 2021
8 Görüntüleme

Alenileştikten Sonra Eserin Kamuya Sunulması, Manevi Hak İhlali

Yazan
banner

Kural olarak eserin kamuya sunulması, bir defalık hukuki eylem ise de bu yolla eserin alenileşmesi sağlanmakta ve eser, fikri mülkiyet hukukunun koruma konusu haline gelmektedir.

Eser sahibine özgü manevi hak ve yetkilerin sağlanmasındaki amaç da fikri yaratıcılığın daha güçlü bir şekilde korunması ve cesaretlendirilmesidir.

Bu bakımdan FSEK m. 4/1’de belirtilen eser sahibinin kamuya sunma hakkı, eser alenileştikten sonra da devam eder ve izinsiz çoğaltma, yayma gibi her türlü mali haklara tecavüz oluşturan eylemlerin gerçekleştirilmesi halinde eser sahibine, ihlal edilen mali hakların yanında, manevi hak tazminatı talep etme yetkisi de verir.

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2006/3297 K. 2007/6264 T. 25.4.2007


Davacı vekili, Türk Edebiyatında Fazıl Hüsnü Dağlarca olarak bilinen müvekkiline ait 16 adet şiirin, izni ve bilgisi dışında “Dünden Bugüne Türk Şiiri” adlı eserde davalılarca yayımlanmış, ayrıca iki şiirin de seslendirilerek bir CD’de kitap ekinde dağıtıldığını ileri sürerek, FSEK’ m. 68 uyarınca şimdilik toplam (24.000.000.000) TL. maddi ve FSEK m. 14 uyarınca (20.000.000.000) TL manevi tazminatın davalılardan temerrüt faiziyle birlikte tahsilini hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalı Doğa Basım Yayın Ltd. vekili, müvekkilce yayımlanan eserin bir derleme ve ilim eseri olduğunu, dolayısıyla FSEK m. 34-35 uyarınca, iktibas serbestisinden müvekkilinin de yararlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, izinsiz kullanım sebebiyle eser sahibi davacının mali hakları ihlal edildiğinden maddi tazminat talebinin haklı olduğu, somut olayda FSEK m. 34’te belirtilen maksadın haklı gösterdiği iktibastan söz edilemeyeceği, FSEK  m. 68  uyarınca (9.600.000.000) TL talep edilebileceği, eserde davacının isminin belirtilmesi ve diğer manevi hakların ihlal edildiğine dair başka bir delil de sunulmadığından, manevi tazminat talebinin haklı bulunmadığı, davalı Evrensel Basın Yayın isminde herhangi bir gerçek veya tüzel kişi olmadığı gerekçesiyle, anılan davalı hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, (9.600) YTL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalı Doğa Basım Yayın Ltd’den  tahsiline, manevi tazminat ve gazete ilanı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı Doğa Basım Yayın Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.

1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ve her ne kadar kararın gerekçe kısmında bir şiir bedelinin (300) YTL., davacının da muris olduğu belirtilmişse de, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki maddi tazminat hesabının, her bir şiir bedelinin (200) YTL. olduğu esas alınarak yapıldığının ve gerekçede bu meblağın yanlışlıkla (300) YTL. olarak belirtildiğinin anlaşılması, ve karar başlığında davacının Mehmet Fazıl Dağlarca (Fazıl Hüsnü Dağlarca) olarak doğru bir şekilde belirtilmesi karşısında, bu yanlışlıkların sonuca etkili bulunmamasına göre, davalı Doğa Basım Yayın Ltd. vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-) Ancak dava, 5846 Sayılı FSEK m 68  ve 14’e dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

FSEK m. 14/1. uyarınca, bir eserin kamuya sunulup sunulmamasını, yayımlanma zamanını ve tarzını münhasıran eser sahibi belirler. Bir eserin sahibinin izni olmaksızın veya verilen izin kapsamına aykırı bir şekilde umuma arzı, mali hakların ihlali yanında, manevi hakkın da ihlalidir. Gerçekten de mali haklar, manevi haklardan ayrı ve bağımsız bir sınıflandırma oluşturmazlar. Eser sahibinin mali ve manevi hakları birbirine bağlı olup, mali haklarda daima manevi bir yön de mevcuttur. Her iki gurup, birbirini tamamlar.

Burada üzerinde durulması gereken önemli sorun, bir eserin sahibinin izni ile kamuya sunularak alenileşmesinden sonra, sözleşme ile verilen iznin kapsamı dışına çıkılarak, örneğin kararlaştırılandan fazla sayıda baskı yapılmasıyla, veya herhangi bir izin olmaksızın “bire bir aynısı olan kopyalarının” piyasaya sunulması halinde, eser sahibinin kamuya sunma hakkının ihlalinden dolayı manevi tazminat talebinde bulunup bulunamayacağı, bir başka deyişle, eserin sahibinin rızası ile kamuya sunulmasından sonra, eser sahibinin manevi haklarından olan FSEK m. 14 kamuya sunma hakkının tükenmiş olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Her ne kadar kural olarak eserin kamuya sunulması, bir defalık hukuki eylem ise de, bu yolla eserin alenileşmesi sağlanmakta ve eser, fikri mülkiyet hukukunun koruma konusu haline gelmektedir. Eser sahibine özgü manevi hak ve yetkilerin sağlanmasındaki amaç da, fikri yaratıcılığın daha güçlü bir şekilde korunması ve cesaretlendirilmesidir. Bu bakımdan FSEK m. 14/1. maddesinde belirtilen eser sahibinin kamuya sunma hakkı, eser alenileştikten sonra da devam eder ve izinsiz çoğaltma, yayma gibi her türlü mali haklara tecavüz oluşturan eylemlerin gerçekleştirilmesi halinde eser sahibine, ihlal edilen mali hakların yanında, manevi hak tazminatı talep etme yetkisi de verir.

Bu görüşün aksinin kabulü, eser sahibinin değil korsancılığın korunması sonucunu doğurur. Zira, eğer korsan baskılarda eser sahibinin şeref ve haysiyetini zedeleyen bir durum da yoksa, eserin bir kez kamuya sunulmasıyla eser sahibinin manevi hakkının tükendiğinin benimsenmesi, “eserin birebir aynısı olan kopyalarının” korsan olarak piyasaya sunulması eylemini yapan kişilere karşı, eser sahibinin taleplerinin sadece mali haklar ile sınırlı olduğunun kabulü demektir ki, bu durumda, eser sahibinin kişiliğinin bir parçası olarak sahibi bulunduğu manevi haklarından olan kamuya sunma hakkının zarar görmeyeceği kabul edilemez.

Bu durum karşısında mahkemece, davaya konu 16 adet şiirin eser sahibi davacının izni olmadan, davalı Doğa Basım Yayın Ltd. tarafından yayımlanan işleme eserde kamuya sunulmasının, başka her hangi bir koşul aranmaksızın, FSEK m. 14/1 uyarınca manevi hakkın ihlalini oluşturacağı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

: fsek dava fsek dava  fsek avukat fsek avukat  telif dava telif dava  telif avukat telif avukat  telif tazminat telif tazminat fsek ankara avukat fsek ankara avukat  fsek ankara dava fsek ankara dava  fsek avukatı fsek avukatı bilgisayar fsek bilgisayar fsek eser alenileşme eser alenileşme eser kamuya sunma eser kamuya sunma telif manevi tazminat telif manevi tazminat

Yazı Kategorileri:
FSEK

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz