Oca 19, 2021
13 Görüntüleme

Eser Sahipliği Sıfatı; Eser Sahipliğinin Devri

Yazan
banner

Yargıtay 11. HD. T. 11.03.1994, E. 1994/1982, K. 1994/2011

Güzel sanat eseri üzerindeki hak sahipliğinin belirlenmesinde ana kural, fikir ürünü olan eserin, onun yaratıcısına ait olmasıdır. Yasadaki anlatımla “sahibinin hususiyetlerini aşiyan eser, onu vücuda getirenindir” (FSEK m. 1 ve 8). Ana kural bu olmakla birlikte bazı hallerde kanun onu bizzat üreten veya yaratandan başkasına ait sayılmasını kabul etmiştir. Bu hallerde, eser sahibi sayılan kişinin, eserin yaratılması faaliyetine katkısı onun özünü oluşturan “özgün fikir ürününü meydana getirmek” değil, bu ürünün ortaya çıkışını sağlayan bir takım hukuksal ve ekonomik ilişkilerde ilgili olarak yer almış bulunmaktadır. FSEK m. 8’e  göre “eserin bizzat yaratanı olmadığı halde, eserin sahibi olma” sıfatı belli koşullarda, işverenlere, tüzel kişilere, yayımcılara istisnai olarak tanınmıştır.  O halde öncelikle eserin ilk basımı olan “Kilim Cataloque, no: 1” kitabındaki kilim desen ve motifleri üzerindeki “eser sahipliği” sıfatının kime ait olduğu saptanmalıdır.

Bu motif ve desenlerin eser sahibi G.E. ise bu motif ve desenlerin sadece Kilim Cataloque, no: 1 kitabında yayımlanmış olmaları kitabın sahibi olan gerçek ve tüzel kişinin “eser sahibi” sayılmasına yetmez. FSEK m. 8/2 uyarınca kitap sahibinin bu fikir ürünleri üzerindeki “eser sahibi” sıfatını kazanabilmesi için ayrıca, sırf bu üretimin gerçekleşmesi için, bir sözleşme ilişkisi kurmuş olması gerekir.

Bu sözleşme, bir hizmet, vekalet ya da istisna sözleşmesi olabilir. Bu sözleşmelerde eseri üretme borcu yükleyen bir sözleşme ilişkisinin kurulması şarttır, eser sahibi ile kitap veya derginin işvereni arasında hizmet, vekalet veya istisna türünden akdi bir ilişkisi yoksa eserin kitapta, yayımlanması eser sahibinin bunun üzerindeki çoğaltma ve yayma haklarını, yayımcıya (kitabın sahibine) devretmiş olmasına dayanır.

Bu çeşit devir işlemlerine yasa “aslen iktisap” sonucunu doğuran devir adını vermektedir (FSEK m. 48). Böyle bir devir işleminin kapsadığı haklar, süre, yer, içerik bakımından belirleneceği gibi, sayı yönünden sınırlı ya da sınırsız, ivaz bakımından da karşılıklı ve karşılıksız olarak belirlenebilir.

Yayın sözleşmesini düzenleyen BK. m. 375. uyarınca “Eğer mukavelede tab adedi tayin tasrih edilmemişse naşirin hakkı ancak bir taba maksurdur” düzenlemesi getirilmiştir (Prof. Hirsh, Fikri Say, II. sh. 79; Doç. Erel, Türk Fikir ve Sanat Hukuku, sh. 6; Prof. Dr. Aydn Aybay bu konudaki Hukuku Mütalaları, Y. 11. HD., 14.10.1993 gün, E. 1992/4962 sayılı dosyasında).


fsek dava fsek dava,: fsek avukat fsek avukat, fsek eser fsek eser, eser sahipliği eser sahipliği,  eser ankara avukat eser ankara avukat,  telif ankara avukat telif ankara avukat, telif ankara dava telif ankara dava, fsek tazminat fsek tazminat, fsek ankara avukat fsek ankara avukat, eser tecavüz eser tecavüz, eser ihlal eser ihlal, fsek ihlal fsek ihlal, telif ihlal telif ihlal, telif tecavüz telif tecavüz, telif tazminat telif tazminat,ankara telif tazminat ankara telif tazminat

Yazı Kategorileri:
FSEK

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz