Şub 16, 2021
41 Görüntüleme

Bedel Ödeme Davası; Kocanın Aldığı Dairenin Eş Adına Tescili

Yazan
banner

Davacı, davalı ile evlilikleri sırasında kendisi tarafından alınan dairenin davalı adına tescil edildiğini, halen boşanma davasının devam ettiğini belirterek, dairenin değerinin tahsili için bu davayı açmıştır. Davalının, evlenmeden önce 1996 yılında satın aldığı ve kendisi adına kayıtlı bulunan Yenibosna’daki dairenin verildiği, üzerine de ödeme yapılarak dava konusu dairenin alındığı dosyadaki delillerden anlaşılmaktadır. Davacı dava konusu dairenin satış bedelini kendisinin ödediğini iddia etmiş ise de en azından bu daire edinirken, Yukarıda anılan davalıya ait dairenin bir kısım satış bedeline mahsuben satıcıya verildiği tüm dosya kapsamından ve daireyi satan kişinin beyanından açıkça anlaşılmaktadır. Öyle olunca Mahkemece dava konusu dairenin alındığı tarihte, satış bedeline mahsuben satıcıya verilen davalıya ait dairenin bedelinin kaç lira olarak belirlendiği, gerektiğinde keşif de yapılmak üzere belirlenmeli, ayrıca davacının gelir durumu da araştırılarak Tarafların gelir durumu birlikte değerlendirilmeli, davacının aile reisi olduğu ve evi geçindirme yükümlülüğü bulunduğu da nazara alınarak, Tarafların katkı payı saptanmalı, sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.


YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E: 2003/14551 K: 2004/3764 T: 22/03/04
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine (…) gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalı ile evli oldukları dönemde, kendisi tarafından satın alman dairenin, davalı adına tescil edildiğini, halen boşanma davasının devam ettiğini öne sürerek, dairenin değeri olan 18.000.000.000 TL’nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, davalı ile evlilikleri sırasında kendisi tarafından alınan dairenin davalı adına tescil edildiğini, halen boşanma davasının devam ettiğini belirterek, dairenin değerinin tahsili için bu davayı açmıştır. Davalının, evlenmeden önce 1996 yılında satın aldığı ve kendisi adına kayıtlı bulunan Yenibosna’daki dairenin verildiği, üzerine de ödeme yapılarak dava konusu dairenin alındığı dosyadaki delillerden anlaşılmaktadır. Davacı dava konusu dairenin satış bedelini kendisinin ödediğini iddia etmiş ise de en azından bu daire edinirken, Yukarıda anılan davalıya ait dairenin bir kısım satış bedeline mahsuben satıcıya verildiği tüm dosya kapsamından ve daireyi satan kişinin beyanından açıkça anlaşılmaktadır. Öyle olunca Mahkemece dava konusu dairenin alındığı tarihte, satış bedeline mahsuben satıcıya verilen davalıya ait dairenin bedelinin kaç lira olarak belirlendiği, gerektiğinde keşif de yapılmak üzere belirlenmeli, ayrıca davacının gelir durumu da araştırılarak Tarafların gelir durumu birlikte değerlendirilmeli, davacının aile reisi olduğu ve evi geçindirme yükümlülüğü bulunduğu da nazara alınarak, Tarafların katkı payı saptanmalı, sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Yazı Kategorileri:
Genel

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz