Mar 8, 2021
229 Görüntüleme

Film Senaryosunun Dizide İzinsiz Kullanılması 12752

Yazan
banner

Dava konusu senaryo taslağı şeklindeki çalışma ile öykü, tema, kahramanlar, olayların akışı, gelişimi, somut bir şekilde ortaya konularak taslak bir öykü oluşturulmuş olup söz konusu çalışma belli bir fikri emek verilerek orijinal olarak oluşturulduğundan FSEK m. 1/b ve 2. maddesi kapsamında edebiyat eserleri kapsamında kalan bir eser olduğu, eserin korumadan yararlanması için bitmiş olması şartının da aranmayacağı, bilirkişi raporunda “her ne kadar Berdel hikayeleri yaygın ve anonim ise de davacıya ait GÜVERCİN hikayesi ile davalı tarafından prodüksiyonu yapılan SILA hikayesi arasında isimler, mekanlar, bir takım durumlar değiştirilmiş olsa da ana karakterler, hikaye gelişimi, matematiği, çalışmalar ve hatta bazı detaylar arasında benzerlik bulunduğu, SILA dizisinin Güvercin adlı film hikayesinden yola çıkılarak işlenip uzatıldığı ve dizi film haline getirildiği” sonucuna varıldığı ve ek raporda bu tespitlerin mukayeseli olarak detaylandırıldığı, intihal için eserin birebir alınması zorunlu olmayıp, raporda belirtilen davacının hikayesinde somut ifadeye dönüşen temel unsurların davalı yapımı dizide izinsiz kullanılmasının FSEK m. 68. gereğince davacının eser üzerindeki telif haklarına tecavüz oluşturduğu…


YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2011/12752 K. 2013/13684 T. 28.6.2013

Davacı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu “Güvercin” isimli televizyon dizisi projesini 15 Ekim 2005 tarihinde posta yolu ile davalı Most Production’a gönderdiğini, müvekkilinin davalı şirketin sekreteri tarafından aranarak proje ile ilgilendiklerini ve bazı değişiklikler ve varsa yan hikayeler istediğini, müvekkilinin zamanla geliştirdiği hikayeyi gerek posta yolu ile gerekse elektronik posta ile davalı şirkete gönderdiğini, müvekkilinin projesini 28.09.2005’tarinde notere tasdik ettirdiğini, Ekim 2005’te de internette yayınlandığını, davalı şirketin müvekkilini oyaladığı hissine kapılınca projesini başka yapımcılara gönderdiğinde kendisine hikayenin benzerinin ATV ‘de SILA ismi ile yayında olduğunu söylediklerini, müvekkilinin bu şekilde diziden haberdar olduğunu, davalıların müvekkilinin projesini kendisinden izinsiz olarak küçük değişiklikler yaparak televizyon dizisi haline getirdiğini, bu nedenle müvekkilin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, davalıların eylemlerinin müvekkilinin FSEK’ten kaynaklanan haklarına tecavüzünün durdurulmasını, davalıların müvekkilin eserini dizi film haline getirip satması ile proje karşılığında elde ettiği gelirin 3 katından az olmamak üzere şimdilik 1.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın, ıslahla 120.000 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, müvekkili şirketin dava konusu SILA isimli dizinin yapımcılığını yaptığını, diğer davalının ise yönetmen ve senarist olduğunu, davacının bir sayfadan ibaret hikayesini müvekkiline gönderdiğini, ancak proje yeterli görülmediği için ilgilenmediklerini davacıya bildirildiğini, müvekkilinin olaydan haberinin olmadığını, dava konusu hikayelerin farklı olduğunu, benzer yanının ikisinin de töre hikayesi olduğunu, davacının 1 sayfadan ibaret hikayesinin değerinin talep edilen meblağ kadar olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu senaryo taslağı şeklindeki çalışma ile öykü, tema, kahramanlar, olayların akışı, gelişimi, somut bir şekilde ortaya konularak taslak bir öykü oluşturulmuş olup söz konusu çalışma belli bir fikri emek verilerek orijinal olarak oluşturulduğundan FSEK m. 1/b ve 2. maddesi kapsamında edebiyat eserleri kapsamında kalan bir eser olduğu, eserin korumadan yararlanması için bitmiş olması şartının da aranmayacağı, bilirkişi raporunda “her ne kadar Berdel hikayeleri yaygın ve anonim ise de davacıya ait GÜVERCİN hikayesi ile davalı tarafından prodüksiyonu yapılan SILA hikayesi arasında isimler, mekanlar, bir takım durumlar değiştirilmiş olsa da ana karakterler, hikaye gelişimi, matematiği, çalışmalar ve hatta bazı detaylar arasında benzerlik bulunduğu, SILA dizisinin Güvercin adlı film hikayesinden yola çıkılarak işlenip uzatıldığı ve dizi film haline getirildiği” sonucuna varıldığı ve ek raporda bu tespitlerin mukayeseli olarak detaylandırıldığı, intihal için eserin birebir alınması zorunlu olmayıp, raporda belirtilen davacının hikayesinde somut ifadeye dönüşen temel unsurların davalı yapımı dizide izinsiz kullanılmasının FSEK m. 68 gereğince davacının eser üzerindeki telif haklarına tecavüz oluşturduğu, davacının talep edebileceği maddi tazminat bilirkişi raporunda 40.000 TL olarak tespit edilmiş olup bilirkişiler senarist ve yapımcı olduğu, sektör uygulamasını bildikleri için tazminat miktarının tespitine ilişkin davalı itirazları dikkate alınmayarak FSEK m. 68.  gereğince bunun 2 katı 80.000 TL maddi tazminatın hüküm altına alınmasının uygun bulunduğu, eserin davalı şirketin yapımını diğer davalının senaristliğini yaptığı dizide işlenerek izinsiz kullanımı FSEK m. 15, 21 ve eserde değişiklik yapılmasını yasaklayan 16. maddesine aykırılık oluşturduğundan, davacının manevi haklarına da tecavüz gerçekleştiği gerekçesiyle 80.000 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, fazla talebin reddine, FSEK m. 68’e göre hüküm kurulduğundan dizi filmin yayınının durdurulması ve çekilen filmlere el konulmasına ilişkin talebin reddine, hüküm özetinin kararın kesinleşmesinden sonra ilanına karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

http://www.fiyab.org.tr/icerik.aspx?mID=11&sID=66

Telif Hakkı Avukatlığı

 

senaryonun izinsiz kullanımı senaryonun izinsiz kullanımı  fsek avukat fsek avukat fsek dava fsek dava  telif hakkı ihlali telif hakkı ihlali telif davası telif davası telif avukatı telif avukatı intihal dava intihal dava intihal avukat intihal avukat intihal dava ankara intihal dava ankara  intihal intihal  intihal tazminat intihal tazminat eser tazminat eser tazminat fsek ankara avukat fsek ankara avukatfsek ankara dava fsek ankara dava


2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret Hukuku ve Marka, Patent, Faydalı Model, Telif Hakları yan genel adıyla Fikri Mülkiyet Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT özellikle marka, patent ve haksız rekabet hakları konusunda yoğun olarak çalışmaktadır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz