Nis 20, 2021
55 Görüntüleme

İlim Eserlerinde İktibas Serbetisi ve Sınırları 2371

Yazan
banner

FSEK’in 35/3. maddesine göre ‘Alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ve yayımlanmış diğer eserlerin, maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde ve münderacatını aydınlatmak maksadıyla bir ilim eserine konulması halinde iktibasın yapılabileceği, yine 5846 Sayılı FSEK’in 35. maddesinin son fıkrasında iktibasın belli olacak şekilde yapılması, ilim eserlerinde, iktibas hususunda kullanılan eserin ve eser sahibinin adından başka bu kısmın alındığı yerin belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir.


YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2018/2371 K. 2018/4523 T. 18.6.2018

Davacı vekili, davalı gerçek kişilerin beraber yazmış oldukları ve diğer davalı tarafından yayınlanan ‘İmparatorluk Tarihinin Kalemli Muhafızları Osmanlı Tarihçileri” isimli eserin bazı bölümlerinin, müvekkiline ait olup kasım 2006 tarihinde ilk basımı yapılan ve dağıtılan “Tanzimat Öncesi Osmanlı Tarihi Araştırma Rehberi” isimli edebi eserin bazı bölümlerinin Fikir ve Sanat Eserleri Kanuna aykırı olarak intihal suretiyle oluşturulduğunu iddia ederek FSEK m. 70/2’ye göre 10.000,00 TL, FSEK  m. 70/3’e göre 10.000,00 TL ve FSEK m. 68/1’e göre tespit edilecek rayiç bedelin en çok 3 kat fazlası olarak 10.000,00 TL olmak üzere 30.000,00 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın 12/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, FSEK m. 77.  gereğince davalılara ait “İmparatorluk Tarihinin Kalemli Muhafızları Osmanlı Tarihçileri ” isimli kitabın muhafaza altına alınarak dağıtımının durdurulması ve FSEK m. 78.  gereğince masrafı davalılardan alınmak üzere mahkeme kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, davaya konu eserlerin pek çok kaynaktan yararlanarak oluşturulduğunu, bunların tümünün dipnot ve kaynakçada belirtildiğini, her iki eserde farklılıkların olduğunu, aynı konu hakkında aynı dildeki sınırlı kelimeleri kullanma mecburiyetinin yazarların benzer ifadeler kullanmasına yol açtığını, davacının eserinin kaynakçada gösterildiğini, çalışma ders kitabı niteliğindeki müvekkili eserinde yapılan alıntıların sadece kaynakçada gösterilmesinin yeterli olduğunu, ayrıca diğer davalı … Yayın Dağıtım San. ve Tic. AŞ’nin yayınevi olarak davalı yazarların eserinin neşredilmesi ve satışa sunulması ile sorumlu olduğunu, yazarların diğer hukuki ihtilaflarından sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalıların “İmparatorluk Tarihinin Kalemli Muhafızları Osmanlı Tarihçileri” isimli eserde davacının “Tanzimat Öncesi Osmanlı Tarihi Araştırma Rehberi” isimli eserinden kaynak göstermeksizin alıntı yapıldığı, davacının bu sebeple maddi ve manevi olarak zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle tecavüzün niteliği göz önüne alınarak  5.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte, FSEK m. 68.  uyarınca belirlenen 156,00 TL üzerinden 468,00 TL’nin 12/10/2013 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, hüküm özetinin ilanına, taraflar arasında farazi sözleşme kurulması sebebiyle 1. basıma dair olarak kitabın el konularak muhafaza ve dağıtımının önlenmesine yönelik talebin reddine, fazlaya dair maddi tazminat taleplerinin ve FSEK  m. 70/2, 3’e dair taleplerin reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, intihal sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine dair olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince düzenlenen raporda genel ve soyut ifadelerle davalı eser sahibi gerçek kişilerin davaya konu “İmparatorluk Tarihinin Kalemli Muhafızları Osmanlı Tarihçileri ” adlı eseri meydana getirirken davacının “Tanzimat Öncesi Osmanlı Tarihi Araştırma Rehberi” adlı eserini örnek aldıkları, ondan istifade ettikleri, eserlerin karşılaştırmasında bazı kısımlarda benzerlik bulunduğunun sayfa sayısı gösterilmek suretiyle açıklandığı, bunların hangi bölümler olduğunun belirtildiği, dipnotlarda yapılan atıflarda özensiz davranıldığı, öncelik sırasının değiştirildiği, bazı bilgilerin hatalı aktarıldığı, dipnotlarda davacının kitabının kaynak gösterilmediği, açık bir intihal kastının tespit edilemediği, 5846 Sayılı FSEK m. 35.  uyarınca atıf usulüne uyulmadığı görüşü açıklanmıştır.

Ancak, 5846 Sayılı FSEK m. 35/3. maddesine göre içeriğini aydınlatmak maksadıyla bir ilim eserinde  iktibasın yapılabileceği, yine 5846 Sayılı FSEK m. 35/son’a göre iktibasın belli olacak şekilde yapılması, ilim eserlerinde, iktibas hususunda kullanılan eserin ve eser sahibinin adından başka bu kısmın alındığı yerin belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında eserler arasındaki benzerliklerin nelerden oluştuğunun somut olarak belirtilmediği, dipnottaki özensizliğin anılan kanun maddeleri uyarınca iktibas serbestisine aykırılık teşkil edecek şekilde kaynak bildirme oluşturup oluşturmadığı açıklanmamıştır. Bu durumda, mahkemece anılan hususlarda Yargıtay denetimine elverişli bir ek rapor ya da gerektiğinde yeni bir heyetten rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalılar yararına bozulmasını gerektirmiştir.


fsek dava fsek dava fsek avukat fsek avukat fsek ankara dava fsek ankara dava fsek ankara avukat fsek ankara avukat telif hakları avukatı telif hakları avukatı telif ankara dava telif ankara dava telif ankara avukat telif ankara avukat telif tazminat telif tazminat fsek tazminat fsek tazminat  eser dava eser dava  intihal dava intihal dava intihal ilim eseri intihal ilim eseri intihal serbestisi intihal serbestisi

Yazı Kategorileri:
FSEK

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz