May 4, 2021
169 Görüntüleme

İş Sözleşmesindeki Rekabet Yasağının Geçersizliği 658

Yazan
banner

Sözleşmede rekabet yasağına ilişkin hükmün TBK m. 445/1 uyarınca yer ve zaman sınırlaması içerdiği sabit ise de aksi durumda dahi aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir. Ancak bu sınırlama, yasal düzenleme gereğince, işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun bir şekilde göz önünde tutmak suretiyle yapılır. Oysa, olayımızda, işçinin rekabet yasağı karşılığında, işverenin herhangi bir karşı edim üstlenmediği anlaşılmaktadır. TBK m.  420/1 uyarınca, hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir. Burada söz konusu olan kısmi geçersizlik olup sadece ceza koşulu geçersizdir. Olayımızda, rekabet yasağını ve buna bağlı olarak ceza koşulunu düzenleyen sözleşmede, sadece işçi aleyhine ceza koşulu getirildiği, bunun karşılığında işverene bir yükümlülük getirilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle sözleşmedeki ceza koşulu geçersiz olup, geçersiz sözleşmeye dayalı alacak talebi yerinde değildir.


İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ E. 2018/658 K. 2019/75 T. 17.1.2019

Dava, işçinin rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiasına dayalı cezai şart alacağı istemine ilişkindir.

Davacı, davalının işveren şirkette görev tanımının önce proje müdürü sonrasında ürün yönetim departmanında ürün müdürü olarak çalıştığını, iş akdini 31.07.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 02.07.2015 tarihli dilekçesiyle istifa ederek sonlandırdığını, hemen akabinde davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren rakip firmada çalışmaya başladığını ileri sürmüş ve taraflar arasında 02.01.2014 tarihli imzalanan hizmet sözleşmesinin 10. maddesinde öngörülen rekabet yasağına aykırı davrandığından 35.750 TL cezai şartın tahsilini istemiştir.

Davalı ise davanın reddini reddini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince, süresinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi HMK m. 355 uyarınca istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dosya kapsamından, taraflar arasında 02.01.2014 tarihli hizmet sözleşmesi imzalandığı, davalının davacı işyerinden 31.07.2015 tarihinde istifa etmek suretiyle ayrıldığı  rakip firmada çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır.

Davaya konu 02.01.2014 tarihli hizmet sözleşmesinin 10. maddesinde, rekabet yasağı ile ilgili olarak “ÇALIŞAN iş sözleşmesinin 4857 Sayılı İş Kanununda sayılan haklı nedenlere dayanmaksızın kendisi tarafından sona erdirilmesinden veya iş Kanununda belirtilen kriterlere uygun olarak geçerli veya haklı nedenlerle sona erdirilmesinden itibaren, iş sözleşmesi belirli süreli ise siirenin hitamından itibaren altı ay müddetle Manisa, İstanbul, Bilecik, Düzce, Sakarya illeri sınırları içinde  aynı konuda iştigal eden başka bir rakip işyerinde her ne ad ve unvan altında olursa olsun hizmet akdi ile veya danışman veya benzeri sıfatla çalışamaz. ÇALIŞAN bu maddede detayları yazılı bulunan rekabet yasağı hususuna aykırı davranması halinde işverenin uğrayacağı her türlü zararlarının tazmini yanında  son aylık brüt ücretinin beş katı tutarında cezai şart ödemeyi, ayrıca  bu eylemin engellenmesini talep ve dava edebileceğini kabul ve taahhüt etmektedir” şeklinde düzenlenmiştir.

Sözleşme tarihi ile iş akdinin feshi tarihi itibariyle uyuşmazlık 6098 Sayılı TBK hükümlerine tabidir. Somut olayda sözleşmede rekabet yasağına ilişkin hükmün TBK m. 445/1 uyarınca yer ve zaman sınırlaması içerdiği sabit ise de aksi durumda dahi aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir. Ancak bu sınırlama, yasal düzenleme gereğince, işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun bir şekilde göz önünde tutmak suretiyle yapılır. Oysa, olayımızda, işçinin rekabet yasağı karşılığında, işverenin herhangi bir karşı edim üstlenmediği anlaşılmaktadır. TBK m. 420/1 uyarınca, hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir. Burada söz konusu olan kısmi geçersizlik olup sadece ceza koşulu geçersizdir.

Olayımızda, rekabet yasağını ve buna bağlı olarak ceza koşulunu düzenleyen sözleşmede, sadece işçi aleyhine ceza koşulu getirildiği, bunun karşılığında işverene bir yükümlülük getirilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle sözleşmedeki ceza koşulu geçersiz olup, geçersiz sözleşmeye dayalı alacak talebi yerinde değildir.

Açıklanan bu hukuki gerekçelerle, ceza koşulu içeren sözleşme hükmü geçersiz olup bu geçersizlik, hakimin müdahalesiyle giderilebilecek nitelikte bir geçersizlik değildir.

TBK m. 420/1. maddesindeki düzenleme emredici bir hüküm olup kamu düzenini ilgilendirdiğinden, HMK m. 355 uyarınca resen dikkate alınması gerekir. Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmayıp, HMK m. 353/1.b.1 uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.


iş hukuku  rekabet yasağı rekabet yasağı  iş hukuku dava iş hukuku dava iş hukuku dava ankara iş hukuku dava ankara iş davası ankara iş davası ankara iş avukatı ankara iş avukatı ankara  iş hukuk ankara iş hukuk ankara  iş dava ankara iş dava ankara  iş davası iş davası rekabet yasağı dava rekabet yasağı dava rekabet yasağı ankara dava rekabet yasağı ankara dava rekabet yasağı cezai şart rekabet yasağı cezai şart rekabet yasağı geçersizlik rekabet yasağı geçersizlik  rekabet yasağının koşulları rekabet yasağının koşulları


2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret Hukuku ve Marka, Patent, Faydalı Model, Telif Hakları yan genel adıyla Fikri Mülkiyet Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT özellikle marka, patent ve haksız rekabet hakları konusunda yoğun olarak çalışmaktadır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz