Ağu 17, 2021
38 Görüntüleme

Trafik Kazası Tespit Tutanağı 2462

Yazan

Kaza tespit tutanakları, aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli belgelerdendir. Ancak kaza tespit tutanağını düzenleyen zabıt mümzi polis memurları dinlenmeden karar verilmiştir.

banner

Kaza tespit tutanakları, aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli belgelerdendir tutanağın geçerliliği ile ilgili şüphe doğduğunda tutanağı düzenleyen memurlar dinlenerek sonuca varılır.


YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ E. 2019/2462 K. 2020/4504 T. 8.7.2020

Dava, trafik kazası sebebiyle cismani zarardan kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

06.04.2006 tarihli iki jandarma görevlisi tarafından düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağı’nda olayın oluş biçimine ilişkin açıklama kısmında, araçların yol kavşağına geldiği sırada arkada seyreden davalının yönetimindeki kamyonun önünde seyir halinde bulunan davacının yolcu olarak bulunduğu aracın kavşakta aniden yavaşlamasıyla otomobile arkadan çarptığı, buna göre davalı kamyon sürücüsünün 2918 Sayılı yasanın 84.maddesi gereğince asli kusurlardan arkadan çarpma kusurunu işlediği, davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün ise 2918 Sayılı yasanın 56/1-a maddesi gereği tali kusurlu olduğu tespitleri yer almaktadır.

Davacı ve bulunduğu araç sürücü  ifadelerinde özetle, arkalarında seyretmekte olan kamyonun kendilerine arkadan çarptığını; davalı sürücü ise ifadesinde, olay mahalline geldiğinde otomobilin kendisini sollayarak önüne geçtiğini ve kavşak olduğu için hemen frene basıp yavaşladığını, otomobil sürücüsünün büyük ihtimalle yolu şaşırmış olduğunu, önündeki otomobil yavaşlayınca kendisin de frene bastığını, ancak kamyonu yüklü olduğu için arabaya çarptığını beyan etmiştir.

Olaya ilişkin yürütülen ceza yargılamasında ( E. 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2007/548 Esas sayılı dosyası ) makine mühendisinden alınan 05.01.2009 tarihli raporda, kaza tespit tutanağının, araçların teknik özelliklerinin ve hayatın normal seyrinin ortak değerlendirildiği gerekçesi ve olay sırasında otomobilin kamyonu sollayarak yakın mesafede önüne geçip fren yapmış olduğunun kabulü ile davacının yolcu olduğu otomobil sürücüsünün kullandığı aracın davalı sürücünün kullandığı kamyonun önüne geçerek yakın mesafeden yolunu kapattığı, kamyon sürücüsünün fren yapmasına rağmen kamyonu durduramadığı, yapacağı başka bir şeyin kalmadığından çarpmanın meydana geldiği tespiti ile davalı kamyon sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, kazanın davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün asli kusurundan ( 2918 Sayılı yasanın 56 ve 84 maddeleri gereğince ) kaynaklandığı belirtilmiştir. Bu rapor esas alınarak davalı sürücünün beraatine karar verilmiş, davacının temyizi ile Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/14679 E.-2012/24576 K. Sayılı ilamı ile “kaza tutanağı ile bilirkişi raporundaki farklı değerlendirmeler nedeniyle Adli Tıp Kurumu ya da ilgili mercilerden yeniden rapor alınıp sonucuna göre davalının hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuş ise de, İstanbul 77. Asliye Ceza Mahkemesi 2014/407 Esas sayılı dosyasında davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeden kesinleşmiştir.

Bu kez, Mahkemece kaza tespit tutanağı ile ceza yargılaması aşamasında 05/01/2009 tarihinde alınan raporların çelişki arz etmesi sebebiyle her iki raporun dikkate alınarak kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durumlarının belirlenmesi bakımından dava dosyasında ATK’dan rapor aldırılmıştır. 08.01.2016 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda davacı tarafın beyanı doğrultusunda olayın gerçekleştiği kabulü halinde davalı sürücünün %100 ( yüzde yüz ) oranında kusurlu, davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün kusursuz olduğu; davalı tarafın beyanı doğrultusunda olayın gerçekleştiği kabulü halinde, davalı sürücünün kusursuz, davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün%100 ( yüzde yüz ) oranında kusurlu olduğu şeklinde seçenekli rapor düzenlenmiştir.

Mahkemece, davacının davalı kamyon şoförünün olayda kusurlu olduğunu ispat edemediği, kazanın meydana gelmesinin davalı kamyon şoförünün kusurundan kaynaklandığının ispat edilemediği ve davacı tarafın yemin teklifinde de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de mahkeme kabul ve gerekçesi yerinde değildir.

Kaza tespit tutanakları, aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli belgelerdendir. Ancak kaza tespit tutanağını düzenleyen zabıt mümzi polis memurları dinlenmeden karar verilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez.

O halde mahkemece, kaza tespit tutanağını düzenleyen polis memurları dinlendikten sonra, toplanmış ve toplanacak tüm delillerle birlikte Adli Tıp Kurumu’nun 08.01.2016 tarihli raporunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Trafik Kazasında Asli Kusur-Tali Kusur 17-1083

Kazaya Sebep Olma, Değer Kaybının Hesabı ve Manevi Tazminatın Kusura Göre Belirlenmesi13392

https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2013/5619


trafik kazası asli kusur trafik kazası asli kusur trafik kazası tespit tutanağı trafik kazası tespit tutanağı trafik kazası dava trafik kazası dava trafik kazası tazminat trafik kazası tazmina trafik kazası değer kaybı trafik kazası değer kaybı trafik kazası tazminat avukat trafik kazası tazminat avukat trafik kazası ankara avukat trafik kazası ankara avukara trafik kazası ankara dava trafik kazası ankara dava trafik kazası ankara tazminat trafik kazası ankara tazminat

Yazı Kategorileri:
Borçlar Kanunu

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret Hukuku ve Marka, Patent, Faydalı Model, Telif Hakları yan genel adıyla Fikri Mülkiyet Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT özellikle marka, patent ve haksız rekabet hakları konusunda yoğun olarak çalışmaktadır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz