Eki 26, 2021
88 Görüntüleme

Tasarım Davaları ve Tasarım Avukatı

Yazan

Tasarım avukatları tasarım davalarında tasarımların özgünlüğü, tasarımların piyasaya sürülme tarihi, tasarımın özgün bölümleri gibi birçok hususu dikkate almak durumundadırlar. Tasarım tecavüzü yaratan tasarımın da tescilli veya tescilsiz tasarımın özgün kısımlarının alınmış olduğunu, kopyalanmış olduğunu ortaya koymak çok önemli.

banner

Tasarım avukatları tasarım davalarında tasarımların özgünlüğü, tasarımların piyasaya sürülme tarihi, tasarımın özgün bölümleri gibi birçok hususu dikkate almak durumundadırlar. Tasarım tecavüzü yaratan tasarımın da tescilli veya tescilsiz tasarımın özgün kısımlarının alınmış olduğunu, kopyalanmış olduğunu ortaya koymak çok önemli.


SMK’nın 55. maddesinde tasarım; “Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk,
malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür’’ şeklinde tanımlanmıştır.

Aynı maddede ürün kavramı: “Ürün, bilgisayar programları hariç olmak üzere, endüstriyel yolla veya elle üretilen herhangi bir nesnenin yanı sıra birleşik bir ürün veya bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneleri, birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik karakterleri’’ ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.

Diğer yandan Tasarım Hukukunda, “tescilsiz tasarım’’ kavramının kanunda yer alması önemli bir yeniliktir. SMK m.  69/2’ye göre; tescilsiz tasarımların koruma süresi, koruma talep edilen tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren üç yıl olarak belirlenmiştir. Burada tescilli tasarımlardan farklı olarak sürenin çok daha kısa olmasının yanında tasarımın ne zaman nasıl meydana getirildiği konusunda tescilsiz tasarım hakkı sahibi açısından bir ispat yükü doğmuştur. Her halükarda tescilsiz tasarımın da Fikri ve Sınai Haklar Mahkemeleri’nde uzman hakimler ve uzman bilirkişiler nezdinde yargılama konusu yapılabilmesi bile tescilsiz tasarımların korunması hususunda önemlidir.

SMK m. 59/2′ de, tescilsiz tasarım haklarının ve koruma kapsamının sınırları şu şekilde düzenlenmiştir: “Tescilsiz tasarım, sahibine birinci fıkrada belirtilen fiilleri engelleme hakkını sadece korunan tasarımın aynısının veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kopyalanarak alınması hâlinde verir. Korunan tasarımın kendi tasarımından önce kamuya sunulduğunu makul yollarla bilmesi mümkün olmayan bir tasarımcı tarafından bağımsız olarak yapılan tasarımın koruma kapsamındaki tasarımdan kopyalanmış olduğu kabul edilmez.’’

SMK ile getirilen yarı incelemeli sistem ile artık Kurum, şartları taşımayan tasarımları tescil etmeme  yetkisine sahiptir.  SMK m. 64/6-d’ye göre ; “kurum; yeni olmadığı tespit edilen, tasarım tescil taleplerini reddeder”  denilmektedir.

Dolayısıyla SMK tasarımlara ilişkin birçok yenilik getirmektedir. Bunlardan iki tanesi özellikle tasarım davaları açısından önemlidir. Birincisi tescilsiz tasarımların da SMK kapsamında korunmasıdır. Dönemsel olan birçok tasarım veya tasarım hakkı sahibinin yeterli kaynağa ve/veya bilgiye, bilince sahip olmadığı için tescil ettirmediği tasarımlar genel hükümlere göre yani haksız rekabet hükümlerine göre korunuyordu. Bu durum da genel mahkemelerde konu hakkında bilgisi, deneyimi olmayan hakimlerin önüne son derece tekin bir konunun gelmesine neden oluyor, tecrübe sahibi olmayan hakimler nedeniyle dosyalarda bilgi ve birikim sahibi bilirkişiler seçilemiyor, tescilsiz tasarım hakkı sahibinin mahkeme sürecinde işi şansa kalıyordu. Ancak şimdiki sistemde tescilsiz tasarımların SMK kapsamına alınmasıyla tescilsiz tasarımlar artık işin ehli olan fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerinin önüne gelmekte ve konuyla ilgili uzman bilirkişilerce ele alınmaktadır. Tasarımlarda yenilik araştırması “bilgilenmiş kullanıcı” açısından yapıldığından burada sektörel bilirkişi ile akademiden tasarım konusunda uzman kişilerin bilirkişi olarak atanması doğrudan sağlıklı yargılamayı etkilemektedir.

Tasarım avukatları tasarım davalarında tasarımların özgünlüğü, tasarımların piyasaya sürülme tarihi, tasarımın özgün bölümleri gibi birçok hususu dikkate almak durumundadırlar. Tasarım tecavüzü yaratan tasarımın da tescilli veya tescilsiz tasarımın özgün kısımlarının alınmış olduğunu, kopyalanmış olduğunu ortaya koymak çok önemli. Burada hakim bilirkişi raporuyla büyük oranda bağlıdır. Ancak raporlarda eksik veya hatalı değerlendirme yapılabilmekte, tasarım avukatının da raporlardaki eksikliklere ve hatalara etkili beyanda bulunabilmesi önem arz etmektedir. Rapor ve karar lehe gelse bile daha sonra İstinafta veya Yargıtay’da bozulup olayın son derece uzun bir hale gelmesini önlemek için tam, doğru bir raporun çıkmış olduğundan emin olmak önemlidir.

tasarım dava tasarım dava tasarım avukatı tasarım avukatı  tasarım dava ankara tasarım dava ankara tasarım avukatı ankara tasarım avukatı ankara  smk tasarım dava smk tasarım dava  smk tasarım tecavüz smk tasarım tecavüz smk tasarım tazminat smk tasarım tazminat tasarım hukuku avukat tasarım hukuku avukat

https://www.turkpatent.gov.tr/TURKPATENT/resources/temp/FCFEB792-FC36-411C-B64E-6A7071F00073.pdf

Bardak Tasarımları Arasındaki Benzerlik, Bilgilenmiş Kullanıcı 6165


2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret Hukuku ve Marka, Patent, Faydalı Model, Telif Hakları yan genel adıyla Fikri Mülkiyet Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT özellikle marka, patent ve haksız rekabet hakları konusunda yoğun olarak çalışmaktadır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz