Kas 11, 2021
29 Görüntüleme

Tescilsiz Marka 1036

Yazan
banner

Tescilsiz marka hakkının kabul edilebilmesi için; tescilsiz markanın istikrar içeren, ayırt edici ve sürekli niteliğe haiz bir şekilde kullanılması gereklidir.


Yargıtay  11. Hukuk Dairesi         2020/1036 E.  ,  2020/5765 K.

Davacı vekili, müvekkilinin 1990’lı yılların başından beri Yılmaz Ev Concept ve Yılmaz Mobilya isimli mobilya mağazasının bulunduğunu, bu ibareler ile İstikbal Mobilya’nın Gaziantep ‘teki en büyük bayilerinden biri olduğunu, Yılmaz Ev Concept ibaresi ile davalı adına tescilli markanın aynı ürünlerde kullanıldığını, davalının kötüniyetli olduğunu zira aynı iş alanında faaliyet gösteren davalının kendilerinin tanınmışlığından faydalanmak amacıyla markayı tescil ettirdiğini, bu şekilde davalının kendi ürünlerini daha kolay pazarladığını, müvekkilinin “Yılmaz” sözcüğünü önce “Yılmaz Mobilya” olarak, daha sonra da Yılmaz Ev Concept olarak davalıdan yıllar önce kullanmaya başladığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2016/39294 no’lu “Yılmaz Ev Concept” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, marka hukukunda hak sahipliğini tescilin belirlediğini, markanın korumasının sadece tescil ile mümkün olduğunu, kendilerinin tescile dayanan hakları bulunduğunu, kendilerine ait markanın davacı markası ile aynı olmadığını, her iki markanın farklı şekillerde ve ibarelerde olduğunu, davacının bu davayı açmak da hukuki yararının olmadığını, davacının İstikbal Firmasının ana bayisi olduğunu, satılan ürünlerin de bu markaya ait olduğunu, davacının kullandığı “Yılmaz Mobilya” ibaresinin müvekkili adına tescilli “fy yılmaz ev concept” markası ile benzerlik dahi göstermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, gerçek hak sahipliği ilkesine dayanılabilmesi için hak sahibinin ilgili markaya ilişkin öncelikli kullanım hakkının bulunduğunu, bu kullanımın istikrar içeren sürekli bir nitelik taşıdığını ve kullandığı ibareyi piyasada maruf hale getiren kişi olduğunu ispatlaması gerektiğini, davacının yerelden daha geniş bir alanda markayı tanınır hale getirdiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davacının, davalı adına tescilli “Yılmaz Ev Concept” isimli markayı, davalının başvuru tarihinden önce istikrar içeren, ayırt edici ve sürekli niteliğe haiz bir şekilde tescilsiz marka veya ticaret ünvanı olarak kullandığını, dolayısıyla marka üzerinde hak sahibi olduğunu gösteren yeterli delil bulunmadığı, davalı şirketin, dava konusu markayı, kullanmak amacıyla değil de, sırf davacıya zarar vermek, davacının ticaretini engellemek gibi kötüniyetli bir amaçla tescil ettirdiği hususunun da davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.


marka dava marka dava  marka ankara dava marka ankara dava  marka ankara avukat marka ankara avukat marka ankara marka ankara  marka tescili ankara marka tescili ankara  marka tescili avukat marka tescili avukat  marka ihlali marka ihlali  marka ihlali ankara marka ihlali ankara  marka ihlali ankara avukat marka ihlali ankara avukat  marka tecavüzü ankara avukat marka tecavüzü ankara avukat tescilsiz marka tescilsiz marka  tescilsiz marka avukat tescilsiz marka avukat tescilsiz marka dava tescilsiz marka dava  tescilsiz patent tescilsiz patent  tescilsiz patent dava tescilsiz patent dava  yidk kararı iptali yidk kararı iptali  patent dava avukat patent dava avukat patent dava ankara patent dava ankara  yidk kararının iptali yidk kararının iptali  yidk kararının iptali avukat yidk kararının iptali avukat  yidk kararının iptali ankara avukat yidk kararının iptali ankara avukat  patent kararı iptali patent kararı iptali  patent kararı iptali avukat patent kararı iptali avukat  patent kararı iptali ankara avukat patent kararı iptali ankara avukat

Yazı Kategorileri:
Marka

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret Hukuku ve Marka, Patent, Faydalı Model, Telif Hakları yan genel adıyla Fikri Mülkiyet Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT özellikle marka, patent ve haksız rekabet hakları konusunda yoğun olarak çalışmaktadır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz