Şub 17, 2022
99 Görüntüleme

Müzik Yayını Telif 11-65

Yazan
banner

Umuma açık mahalleri işletenler, hak sahibi yapımcıdan izin almaksızın o yapımcıya ait fonogramları kullanması eser sahibinin, icracı sanatçının ve fonogram yapımcısının mali haklarına tecavüz niteliğindedir.


YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2017/11-65 K. 2018/205 T. 14.2.2018

FSEK m. 25’e göre bir eserin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dâhil olmak üzere işaret ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin kuruluşların yayınından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi, eserinin aslı ya da çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılması veya sunulması ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda esere erişimi sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkı münhasıran eser sahibine aittir.

Bununla birlikte umuma iletim hakkı FSEK tarafından eser sahipleri dışında FSEK m. 80/1  uyarınca bağlantılı hak sahipleri olarak tanımlanan ve bir eseri sahibinin izniyle özgün bir biçimde yorumlayan icracı sanatçılara ( m. 80/1, 1, A, 2 ), bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcılarına ( m. 80/1, 1, B ), gerçekleştirdikleri yayınları üzerinde radyo-televizyon kuruluşlarına ( m. 80/1, 1, C ), filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcılarına da ( m. 80/1,2 ) tanınmıştır.

Bu noktada belirtmek gerekir ki eser, icra, fonogram, yapım ve yayınlarını kullanacak veya iletimini yapacak, girişi ücretli veya ücretsiz umuma açık mal sahipleri, kullanımdan veya iletimden evvel hak sahipleri ile FSEK m. 52  hükmüne uygun bir sözleşme yapmak zorundadır. Hak sahiplerinin meslek birliğine üye olmaları hâlinde, umuma açık mahalleri işleten gerçek veya tüzel kişiler gerekli izni, sadece hak sahiplerinden değil ayrıca meslek birliğinden de alabilirler.

Nitekim müzik eserlerinin umuma açık mahallerde kullanımını düzenleyen “Umuma Açık Mahallerde Eser, İcra, Fonogram, Yapım ve Yayınların Kullanılması ve/veya Dinletilmesine İlişkin Esaslar” kenar başlıklı FSEK m.41/1 girişi ücretli veya ücretsiz umuma açık mahallerde eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanım ve/veya iletimine dair hak sahiplerinden veya üyesi oldukları meslek birliklerinden izin alınması gerektiğine dair özel düzenleme getirilmiştir. Bu düzenlemeden de açıkça anlaşılmaktadır ki fonogram yapımcılarının hak sahibi olduğu müzik eserlerinin umuma açık mahallerde FSEK m. 25 uyarınca kamuya iletimi, o yapımcıdan veya meslek birliğine üye olması halinde yetki belgesinde belirtildiği yetkiler çerçevesinde meslek birliğinin yazılı izni olmadan diğer gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılamaz.

FSEK m.  41’de umuma açık mahal ifadesi ile eser, icra, fonogram ve yapım ve yayınları kullanan veya ileten girişi ücretli veya ücretsiz herkesin girip çıkabileceği halka açık yerler kastedilmektedir. Bu cümleden olmak üzere otel, tatil köyü, motel, pansiyon gibi konaklama tesisleri; lokanta, restoran, cafe, eğlence yeri, gece kulübü, spor merkezleri, alışveriş merkezi, sinema ve gösteri yerleri gibi yerler kamuya açık mahallerdir ( Yavuz,L./Alıca, T./Merdivan,F.; Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Yorumu, C.1, Ankara 2013, s.1350 ). Umuma açık mahallerde kullanılan eser ve icra yayınının herhangi bir başka bir yere nakli de hüküm kapsamındadır. Örneğin otelin restoranında canlı biçimde icra olunan musiki eserine dair seslerin kablo veya teknik bir iletimle otelin odalarına veya başka yerlerine nakli için hak sahiplerinden veya meslek birliklerinden izin alınmalıdır.

Bu noktada hemen belirtmek gerekir ki umuma açık mahalleri işletenler, hak sahibi yapımcıdan izin almaksızın o yapımcıya ait fonogramları kullanması eser sahibinin, icracı sanatçının ve fonogram yapımcısının mali haklarına tecavüz niteliğindedir. Kullanımın veya iletimin doğrudan kaset, cd, dvd veya benzeri materyallerdeki kayıtlarından veya yayın kuruluşlarının yayınlarından yararlanmak veya internet üzerinden alınan iletim yoluyla gerçekleştirilmesi arasında bir fark yoktur. Bu durumda hak sahipleri veya üyesi oldukları meslek birlikleri mali haklara yönelik tecavüzün ref’i ( FSEK m. 66, 68 ), men’i ve önlenmesi ( FSEK m. 69 ) ile FSEK m. 68’e dayalı telif tazminatı istemli davaları açabilirler ve FSEK m. 68/1 uyarınca hak sahipleri sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya FSEK hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir.

FSEK’in itiraz konusu kuralın da yer aldığı 76. maddesi bu Kanun’da belirtilen hukuki ilişkilerden kaynaklanan davalarda görevli mahkemeye ve bu mahkemelerde görülecek davalarda uygulanacak ispat usulüne dair düzenlemeler içermektedir. FSEK m. 76/2’ye göre “Bu Kanun kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder.” hükmü yer almaktadır. FSEK m. 76’ya getirilen bu karine ile davacının gerçekten hak sahipliğini ispatladığı eserlere dair olarak tecavüzün varlığı açısından sübjektif ispat yükünü tersine çevirmektedir. Buna göre mahkemece; korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullanmak için gereken izin ve yetkilerin alındığına dair belgeleri veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerinin dosyasına ibraz edilmesi istendiği halde ibraz etmeyen davalının artık eser, fonogram, icra, film ve yayınları haksız olarak kullanmadığını genel ispat vasıtaları ile kendisinin ispat etmesi gerekmektedir.

Somut olayda yerel mahkemece davacı meslek birliğinin mali haklarını kullanma konusunda yetki aldığı yapımcılara ait musiki eserlerinin yer aldığı fonogramların POWER FM isimli radyo kanalında yapılan yayınının davalıya ait umuma açık işyerinde ( kafede ) izinsiz olarak dinlettirildiği gerekçesiyle, davacı meslek birliğinin 2005 yılı tarifesi esas alınmak suretiyle tazminata hükmedilmiştir. Davalıya ait işyerinde iki ayrı yapımcıya ait eserin çalındığının tespit edildiği, her bir yapımcının aynı alanda faaliyet gösteren birden fazla meslek birliğine üye olabileceği ve hak ihlali hâlinde tarifeler üzerinden ihlal tazminatına hükmolunması durumunda her bir meslek birliğine aynı ihlal sebebiyle farklı farklı ve birden çok tazminata hükmolunması sonucunu doğurabileceğinden ayrıca bir işletmenin tüm yapımcılara ait fonogramları kendisine ait umuma açık mekanlarda kullanmış olmasının genel hayat tecrübelerine aykırı olacağı da gözetildiğinde, meslek birliğinin tüm üyelerine ait hakların kullanımına dair olarak FSEK m. 42/A  uyarınca belirlediği ücret tarifesi üzerinden aynı Kanunun 68. maddesi uyarınca tazminatına mali hak tazminatına hükmedilmesi doğru değildir. Zira FSEK m. 76 uyarınca davacının sunduğu deliller meslek birliğine kayıtlı tüm yapımcılara ait fonogramların kullanıldığına karine oluşturmayacağı, sadece tespite konu fonogram yapımcısının birliğe takip yetkisi verdiği tüm fonogramların kullanımına karine oluşturacağı kabul edilmelidir.

O hâlde mahkemece davalı tarafın fiilen 2005 yılında gerçekleştirdiği tespit edilen mali haklara tecavüz eylemi sebebiyle FSEK m. 68 uyarınca istenilen telif bedelinden doğan zararın hesabında, fonogramları izinsiz olarak umuma iletilen yapımcılar yönünden aynı Kanun’un 80, 52 ve 68. maddeleri ile 76/ son maddesine göre, sadece bu fonogram yapımcılarının ihlalin tespit edildiği tarihe denk gelen bir yıllık dönem hesabıyla davalı ile umuma açık mahallin özelliği, konumu, coğrafi bölgesi de dikkate alınarak sözleşme yapması hâlinde talep edebileceği farazi sözleşme bedelinin bilirkişi heyetine tespit ettirilerek, bu miktar üzerinden davacı meslek birliklerinin üyelerini temsilen FSEK m. 68  uyarınca maddi tazminat talep edebileceği dikkate alınarak hüküm kurulmalıdır.


fsek telif hakkı fsek telif hakkı  fsek telif fsek telif  telif hakkı ihlal telif hakkı ihlal telif dava telif dava umuma açık mahal müzik umuma açık mahal müzik  resotan müzik telif resotan müzik telif cafe müzik telif cafe müzik telif restoran müzik dava restoran müzik dava cafe müzik dava cafe müzik dava lokanta müzik dava lokanta müzik dava cafe müzük şikayet cafe müzük şikayet fsek dava fsek dava fsek şikayet fsek şikayet fsek avukat fsek avukat müzik yayını telif müzik yayını telif müzik yayını şikayet müzik yayını şikayet müzik yayını avukat müzik yayını avukat müzik yayın avukat müzik yayın avukat


2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret Hukuku ve Marka, Patent, Faydalı Model, Telif Hakları yan genel adıyla Fikri Mülkiyet Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT özellikle marka, patent ve haksız rekabet hakları konusunda yoğun olarak çalışmaktadır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz