Haz 2, 2022
32 Görüntüleme

AB Marka Başvurularına BREXIT Sonrası İngiltere Markalarına Dayanarak İtiraz

Yazan
banner

İngiltere sonunda AB’ye veda etti, ancak İngiltere merkezli haklar EUTM ile ilgili uyuşmazlıklarda karar vermede daha ne zamana kadar önemini koruyacak?

Bu husus, Genel Mahkeme’nin iki kararında gündeme geldi; 6 Ekim 2021’de karara bağlanan Basmati davası T-342/20 ve 16 Mart 2022’de karara bağlanan APE TEES davası T-281/21.

Her iki dava da -Brexit nedeniyle artık EUTM’lere karşı dikkate alınamayacak olan önceki Birleşik Krallık’taki öncelik haklarına dayanan itiraz davalarıyla ilgilidir. Her iki durumda da geçiş süresi yargılama sürecinde sona ermiştir. Her iki durumda da EUIPO itirazın reddi gerektiği görüşündedir. Zira itiraza dayanak önceki hak, yargılamadaki  son karar sırasında daha önceki bir AB hakkı olmalıdır. Aksi takdirde, marka başvurusunun tescili herhangi bir geçerli temel olmadan reddedilmiş olur.  Her iki durumda da, GC tam tersini düşündü. Daha yakın tarihli APE TEES davasında, GC, EUTM itiraz işlemlerinde daha önceki bir hakkın varlığını ve geçerliliğini değerlendirmek için, tek önemli olanın marka başvurusu sırasındaki durum olduğunu belirtti.

Basmati’de, EUIPO, geçiş döneminin sonunda (31 Aralık 2020’de), 2017/1001 sayılı Tüzük’te “Üye Devletler”e ve “Üye Devletlerin hukuku”na yapılan atıfta bulunulduğunu ve bunun artık Birleşik Krallık’ı kapsamadığını ve ikinci olarak da itiraz sahibi tarafından dayanılan hak artık bir “önceki hak” olmadığı,  üçüncü olarak da başvuru konusu AB markasının Birleşik Krallık’ta artık korunmayacak olması itibarıyla markalar arasında bir çatışma olmayacağı, öne sürüldü.

Sonuç olarak; Basmati’de ve büyük olasılıkla APE TEES’te de son söz ABAD’ındır. ABAD daha genel olarak, bu iki dosyada bir hakkın geçerliliğini değerlendirmek için uygun zamanın ne olduğunu irdeleyecek, değerlendirecek ve ortaya koyacaktır.

Türk Marka Hukuku’ndaki uygulama genel olarak kurum ve mahkeme YİDK kararı verildiği andaki durumu esas almaktadır. YİDK kararı verildiği anda geçerli bir hak varsa bu durumda sonradan bu hakkın ortadan kalkması ancak YİDK kararı ile birlikte hükümsüzlük davası açılırsa hükümsüzlük davasının reddi nedeni olabilir.


TPMK YİDK KARARI İPTALİ ve ADİL YARGILANMA

YİDK Kararı İptali Davalarında Taraflar

Marka YİDK Kararı İptali Davalarında Hükümsüzlük Talebi

Başvuru Aşamasındaki Marka için Hükümsüzlük Davası


2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret Hukuku ve Marka, Patent, Faydalı Model, Telif Hakları yan genel adıyla Fikri Mülkiyet Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT özellikle marka, patent ve haksız rekabet hakları konusunda yoğun olarak çalışmaktadır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz