Haz 14, 2022
106 Görüntüleme

Marka Kurum Kararı İptali Davasında Sınıf Sınırlandırması BAM Kararı

Yazan
banner

Dava dilekçesinde açıkça, davalı Türkpatent YİDK kararının 09. sınıf “gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları” emtiaları bakımından iptaline ve yine aynı emtialar bakımından 2018/56232 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

İlk derece mahkemesince kurulan hükmün gerekçe kısmında, tarafların markaları arasında 09/09. alt sınıfta yer alan anılan mallar yönünden iltibas ihtimalinin bulunduğu, diğer emtialar yönünden ise bulunmadığı belirtilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, herhangi bir emtia sınıfı belirtilmeden, TÜRKPATENT YİDK’nın 2019/M-4592 sayılı kararının iptaline karar verilmesi suretiyle hem kısa ve gerekçeli karar arasında çelişki oluşmuş, hem de davacının talebinin aşılması sonucu doğmuştur.


ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2020/1141
KARAR NO : 2022/472
TARİHİ : 08/07/2020
NUMARASI : 2019/279 E.-2020/161 K.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2018/56232 sayılı marka başvurusu kapsamında yer alan “Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları.” emtiaları ile davacı yanın önceki tarihli dayanak markaları kapsamında yer alan emtialar arasında benzerlik bulunduğu, dava konusu “MİLANİNO” markası ile davacı yanın “MİLA” ve özellikle “MİLANOVA” markaları arasında, görsel ve işitsel olarak yüksek bir benzerliğin mevcut olduğu, keza yine kavramsal olarak da somut anlamları bulunmayan bu ibarelerde, tüketicinin aynı kelime kökenini algılayacakları, dava konusu markaya eklenen “nino” ekinin veya markadaki görsel unsurların, bütünsel anlamda taraf markalarını yeterince uzaklaştırmadığı, bir an için “mila” markasından uzaklaştığı varsayımında dahi “milanova” markası ile arasında hala yüksek düzeyli benzerlik olduğunun kabulünün gerekeceği, bu nedenle bahsi geçen emtialar bakımından iltibas ihtimalinin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK’nın 2019/M-4592 sayılı kararının iptaline, davaya konu markanın talep doğrultusunda “gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları” emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, HMK’nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK.’nın 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu olması gerekir. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyetine ve kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa’nın 141. maddesine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun, mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın, kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.
Ayrıca HMK’nın 26/1. maddesi uyarınca hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.
Somut uyuşmazlıkta da mahkemece, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde açıkça, davalı Türkpatent YİDK kararının 09. sınıf “gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları” emtiaları bakımından iptaline ve yine aynı emtialar bakımından 2018/56232 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. İlk derece mahkemesince kurulan hükmün gerekçe kısmında, tarafların markaları arasında 09/09. alt sınıfta yer alan anılan mallar yönünden iltibas ihtimalinin bulunduğu, diğer emtialar yönünden ise bulunmadığı belirtilmiştir. Davacı tarafça YİDK aşamasında sunulan 31.08.2018 tarihli itiraz dilekçesinde ise, davalının marka tescil başvurusunun tüm sınıflar yönünden reddi talep edilmiştir. Dolayısıyla dava konusu 2019/M-4592 sayılı YİDK kararı ile davacının tüm başvuru sınıfları yönünden itirazının reddine karar verilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, herhangi bir emtia sınıfı belirtilmeden, TÜRKPATENT YİDK’nın 2019/M-4592 sayılı kararının iptaline karar verilmesi suretiyle hem kısa ve gerekçeli karar arasında çelişki oluşmuş, hem de davacının talebinin aşılması sonucu doğmuştur.
Bu husus, yukarıda açıklanan gerekçeli karar ve hüküm fıkrasının birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırıdır. O halde anılan İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak kısa karar ile gerekçeli karar ve hüküm fıkrası arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılması gereklidir.
Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda, mahkeme kararının gerekçesi ve hüküm fıkrası çelişkili olduğundan, ortada hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi, kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak kısa karar ile kararın gerekçesi ve hüküm fıkrası arasındaki çelişki giderilecek şekilde, HMK.’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca, davanın yeniden görülüp yeni bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesine ait kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.


MARKA TESCİLİNDE BAŞVURUNUN SINIFLANDIRILMASI

YİDK Kararı İptali Davalarında Taraflar

TPMK YİDK KARARI İPTALİ ve ADİL YARGILANMA

Marka YİDK Kararı İptali Davalarında Hükümsüzlük Talebi

Başvuru Aşamasındaki Marka için Hükümsüzlük Davası


2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret Hukuku ve Marka, Patent, Faydalı Model, Telif Hakları yan genel adıyla Fikri Mülkiyet Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT özellikle marka, patent ve haksız rekabet hakları konusunda yoğun olarak çalışmaktadır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz