May 25, 2011
3861 Görüntüleme

Türk Patent Enstitüsü Kararlarına Karşı Dava Markalar

Yazan
banner

Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin(MarKHK olarak anılacaktır) 53. maddesine göre kesinleşen Enstitü kararlarına karşı iki ay içinde yetkili mahkemede dava açılabilir.

Dava, TPE Yeniden Değerlendirme ve İnceleme Kurulu’nun ret kararının iptaline ve davacıya ait markanın tescili istemine ilişkindir. Enstitü aleyhine açılacak davalarda görevli ve yekili mahkeme Ankara’da bulunan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri’dir.

Tescil talebi itiraz nedeniyle reddedilen kişi Enstitü’nün tescil başvurusunun reddi kararı aleyhine iptal davası açtığında başvuruya itirazda bulunan kişiyi de davaya dâhil etmesi gerekecektir. Aksi halde mahkeme ilk oturumda davacı vekiline birleşme talebiyle ilgili kişiye de dava açması için süre verecek, iki dava birleştirilerek incelenecektir.

İtiraz eden ilgili kişi aleyhine birleştirme talebiyle açılan dava da tıpkı ilk dava gibi Ankara Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemeleri’nde açılacaktır. Zaman zaman usuli hata yapılarak verilen sürede dava İstanbul veya bir başka ilde açılmakta ve davanın yetkisizlikle Ankara’ya gelmesi aylarca vakit kaybına yol açmaktadır.

Dava kurum kararının iptaliyle ilgili olduğu için kurum kararı verildiği tarihteki vakıalar esas olacaktır.  Bu nedenle itiraz aşamasında yerinde gerekçelerin mesnetleriyle sunulmuş olmasının önemi büyüktür. Ancak dosyanın esas olması tabii ki iddia ve savunmanın önemini hiçbir şekilde azatlamaktadır. Zira taraf vekilleri maddi gerçekleri kendi açılarından yorumlayarak hâkimin bakış açısını genişleten çok önemli bir faaliyette bulunacaklardır. Aşırı bir yoğunluk altında olan mahkemelere dosyanın kaliteli bir şekilde sunumu şüphesiz ki maddi gerçekliğie ulaşılmasını kolaylaştıracaktır.

Bunun yanında davalar genelde henüz tescil işlemleri tamamlanmamış markalar hakkında açılmakta ancak dava sırasında tescil işlemleri tamamlanıp marka tescil edilebilmektedir. Ortada tescil edilmiş bir marka olduğu için de artık tescil kararının iptali değil bir hükümsüzlük durumu söz konusu olacaktır. Bu nedenle TPE’nin markalar hakkında verdiği tescil veya tescilin reddi kararlarına karşı açılacak kurum kararı iptali davlarında neticei talep kısmında genelde “ilgili kurum kararının iptali veya tescil edilmişse hükümsüzlüğü” talep edilmektedir ve Yargıtay’da kurum kararı iptali davalarında bu şekilde seçenekli bir talepte bulunmanın uygun olduğuna hükmetmiştir.

Yazı Kategorileri:
Makaleler
Emre Kurt

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz