Ara 1, 2021
158 Görüntüleme

Sonradan Elde Edilen Delillerin Sunulması 514

Yazan
banner

Kendi kusurundan kaynaklanmayan sebeplerle yeni temin ettiği makbuzları sonradan delil olarak ileri sürmesinin, yargılamayı uzatma amaçlı olduğu söylenemez.


YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ E. 2019/514 K. 2019/2584 T. 6.5.2019

Davacı vekili, sulama bedeline ilişkin borcunu ödememesi nedeniyle aleyhine icra takibi başlatılan davalının takibe itiraz ettiğini, dava dilekçesine eklenen ve Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/243 Sayılı soruşturma dosyasında bulunan makbuzlara dayalı olarak davalının borçlu olduğunu belirterek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, bilirkişi raporuna karşı yazılı beyanında yeni makbuzlar sunarak bilirkişiden ek rapor alınmasını talep eden davacının davasını açarken kanunda belirtilen somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmek zorunda olduğu, davacı kooperatifin kendisine verilen sürede delillerini sunduğu, HMK’nun 145. maddesinde belirtilen şartların oluşmaması nedeniyle kendi elindeki makbuzları süresinden sonra bildirmesine izin verilmediği gerekçesiyle, alınan bilirkişi raporu benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Sonradan Delil Gösterilmesi” başlıklı 145. maddenin ilk fıkrasıyla, kanunda belirtilen süreden sonra, davada yeni delil sunulmasının yasak olduğu kural olarak benimsenmiştir. Fakat iki istisna kabul edilmiştir. Ancak, bir delilin sonradan ileri sürülmesi, yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, hâkim, taraflardan birinin talebi üzerine, o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir. Bu şekilde delil sunma kuralına istisna getirilmesi, hukuki dinlenme hakkının (m. 21 ) tabii bir sonucudur (HMK m. 145 gerekçesi )

Mahkemece soruşturma dosyası celbedilerek bu dosyada bulunan makbuzlar, dava dilekçesine eklenen makbuzlarla birlikte dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyada mevcut makbuz asıllarına göre borç miktarını tespit eden bilirkişinin raporunu ibrazından sonra davacı vekili yeni temin ettiklerini beyan ettiği makbuzları dosyaya sunmak istese de, mahkemece makbuzların süresi içinde ibraz edilmediği gerekçesiyle değerlendirmeye tabi tutulmamış, davacı vekili bilirkişi raporuna karşı yazılı beyanında kooperatif yönetiminin değişmesi nedeniyle evrakların bulunmasında güçlük yaşadıklarını, bu durumun kendi kusurlarından kaynaklanmadığını belirterek, yaptıkları araştırmalar neticesinde bulunan makbuzlarla birlikte bilirkişiden ek rapor alınmasını talep etmiş, mahkemece HMK’nun 145. maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı gerekçesiyle yeni makbuzların sonradan delil olarak dosyaya sunulmasına izin verilmemiş, benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Oysa davacı kooperatifçe, dava dilekçesinde, davalının sulama bedeline ilişkin borcu olduğunu gösterir dava dilekçesi ekinde sunulan makbuzlarla, Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/243 Sayılı soruşturma dosyasında bulunduğu bildirilen makbuzlara delil olarak dayanıldığı gibi, HMK’nun 145. maddesi uyarınca da her ne kadar kanunda belirtilen süreden sonra delil gösterilmesi mümkün değil ise de, HMK’nun anılan maddesinde belirtilen belirli durumlarda sonradan delil gösterilmesine izin verilebilir.

Somut olayda, soruşturma dosyasında tüm makbuzların bulunduğu düşüncesiyle hem soruşturma dosyasındaki makbuzlara hem de dava dilekçesine eklediği makbuzlara delil olarak dayanan davacı kooperatifin, yönetimin değiştiği ve eski yönetimle ilgili devam eden bir soruşturmanın da bulunduğu yönündeki beyanı da gözetildiğinde, kendi kusurundan kaynaklanmayan sebeplerle yeni temin ettiği makbuzları sonradan delil olarak ileri sürmesinin, yargılamayı uzatmaya mâtuf olduğu söylenemez. Şu halde mahkemece, davacı kooperatifin delillerinin tamamı toplanarak alacak kapsamının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Sonradan Delil Sunma 2193

Sonradan Delil Sunma 2-2422

https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezDetay.jsp?id=nId49o4M_IDg8vaP30IYvA&no=vxaNU6SRxf9Cwg6t6p47bg


iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı delil sunma süresi delil sunma süresi   kaldır: deliller ne zaman sunulur deliller ne zaman sunulur ön inceleme delil sunma ön inceleme delil sunma


2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret Hukuku ve Marka, Patent, Faydalı Model, Telif Hakları yan genel adıyla Fikri Mülkiyet Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT özellikle marka, patent ve haksız rekabet hakları konusunda yoğun olarak çalışmaktadır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz