Tem 18, 2019
168 Görüntüleme

Avukatlık Hizmetinin Marka Tesciline Konu Olamaması

Yazan
banner

AVUKATLIK HİZMETİNİN MARKA TESCİLİ YAPILAMAZ
ÖZET: Sınai ve ticari faaliyette bulunan kişilerin yararlanmasına sunulan ve bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini, bir diğer teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlayan her türlü işaret olan marka tesciline, kamu hizmeti olan avukatlık
hizmeti konu edilemez.* Danıştay 8.D. E. 2013/7021 E. K.2018/6222 T. 31.10.2018
Davacı : H.A.
Davalılar : 1- İstanbul Barosu Başkanlığı
Vekili : Av. Atilla ÖZEN-(Aynı adreste)
2- Türkiye Barolar Birliği
Davanın Özeti : Avukat olan davacı tarafından, 26/06/2013 gün ve 43560 sayılı İstanbul Barosu Başkanlığı işlemi ile bu işlemin dayanağı
olan 21/11/2003 tarih ve 25296 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliğinin 6. maddesinin 7. fıkrasında yer alan “Avukatlık hizmeti, hiçbir unvan altında marka tesciline konu olamaz; bu yolda başvuruda bulunulamaz.” ibaresinin; Avukatlık Kanununun 55. maddesinde yasaklananın “reklam yapma” fiili olduğu, marka tescilinin tek başına reklam yapma olarak değerlendirilemeyeceği, marka tescilindeki amacın, mal veya hizmetlerin benzerlerinden ayırt edilmesini sağlamak olduğu, bu nedenle dava konusu Yönetmelik hükmünün Avukatlık Kanununun 55. maddesine aykırı olduğu, tescile konu “A…. Hukuk” markasında avukat ibaresi yer almadığından, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7.
maddesinin 1. fıkrasının (d) bendine aykırılık bulunmadığı iddia edilerek iptali istenilmektedir.
Türkiye Barolar Birliği’nin Savunmasının Özeti : İptali istenilen Yönetmelik hükmü uyarınca tesis edilmiş bir idari işlem bulunmadığından, öncelikle davanın usulden reddi gerektiği, avukatlık mesleğinin bir kamu hizmeti olduğu, yargının kurucu unsurlarından bağımsız savunmayı temsil ettiği ve avukatlık faaliyetinin ticari bir faaliyet olmadığı, avukatın da tacir olmadığı, bundan hareketle, bir kamu hizmeti olan avukatlık mesleğinde iş teminikonusunda meslektaşlar arasında haksız rekabete yol açılmasının önlenmesi ve mesleğin ticarileştirilmesinin engellenmesi amacıyla avukatlığın bir marka olmadığı ve bu nedenle marka tesciline konu olamayacağına ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
İstanbul Barosu Başkanlığı›nın Savunmasının Özeti : 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 55. maddesinde avukatların reklam
yapmaları yasaklandığından, avukatlık hizmetinin, hiçbir unvan altında marka tesciline konu olamayacağına ve bu yolda başvuruda bulunulamayacağına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliğinin 6. maddesinin 7. fıkrasında ve söz konusu düzenleme uyarınca tesis edilen bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : Düşüncesi : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı : Düşüncesi : Dava; avukat olan davacı tarafından, 26.06.2013 tarih ve 43560 sayılı İstanbul Barosu Başkanlığı işlemi
ile bu işlemin dayanağı olan 21.11.2003 tarih ve 25296 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin “Basılı Evrak” başlıklı 6. maddesinin 7. fıkrasında yer alan “Avukatlık hizmeti, hiçbir unvan altında marka tesciline konu olamaz; bu yolda başvuruda bulunulamaz.” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davacı tarafından; Yönetmeliğin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 55. maddesine aykırı hükümler içerdiği, söz konusu Kanun maddesinin fiilen reklam yapmanın yasak olduğuna hükmettiği, marka tescilinin reklam olmadığı gibi herhangi bir surette reklam da yapmadığı, tescile konu “A…. Hukuk” ibaresinin avukat ibaresi olmadığından, 556 sayılı KHK’nın 7/1-d maddesine aykırı bulunmadığı ileri sürülerek iş bu dava açılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun ‘’Avukatlıkla birleşemeyen işler’’ başlıklı 11. maddesinde; ‘’Aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigortaprodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya meslekin onuru ile bağdaşması mümkün olmayan her türlü iş avukatlıkla birleşemez.’’ düzenlemesine, aynı Kanunun ‘’Reklam yasağı’’ başlıklı 55. maddesinde de ; avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kağıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmalarının yasak olduğu yolunda emredici ve kapsamı geniş bir hükme yer verilmiştir.
Dava konusu Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 6. maddesinin 7. fıkrasında; “Avukatlık hizmeti, hiçbir unvan altında marka tesciline konu olamaz; bu yolda başvuruda bulunulamaz.” hükmüne ,aynı Yönetmeliğin “Yönetmelik Hükümlerine Aykırılık” başlıklı 12. maddesinde de ; ‘’Bu Yönetmelik hükümlerine aykırılık tespiti halinde barolar tarafından ilgiliye bir uyarı yazısı gönderilir ve söz konusu aykırılığın 15 gün içerisinde giderilmesi gerektiği aksi takdirde baro tarafından resen soruşturma açılacağı bildirilir. Uyarı yazısının ilgilisine tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde aykırılığın giderilmediği tespit edilirse, baro tarafından resen soruşturma başlatılır. Bu Yönetmeliğe aykırı fiil veya fiilleri birden fazla işleyenler hakkında uyarı yazısı gönderilmez, derhal ve resen disiplin soruşturması açılır. Türkiye Barolar Birliğine yapılan şikayet başvuruları içerik incelemesine tabi tutulmaksızın avukatın kayıtlı olduğu baroya gönderilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Yukarıda anılan Yasa maddesinde; avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kağıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmalarının yasak olduğu yolunda, emredici ve kapsamı geniş bir hükme yer verilmiş, mesleğin düzen ve geleneklerini korumak, kanunların avukatlara tanıdığı hakların gerçekleşmesi ve yüklediği görevleri tam ve şerefli bir şekilde yerine getirmek amacıyla oluşturulan Meslek Kurallarının 7. maddesinin (a) fıkrasında,avukatın sadece adres değişikliğini, reklam niteliği taşımayacak biçimde ilan edebileceği, 8. maddesinde de, kendisine iş sağlama niteliğindeki her davranıştan çekineceği kuralları getirilmiştir. 27.6.1995 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 556
sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de markanın, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir diğer teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlayan her türlü işaret olduğu ve bu KHK’den sınai ve ticari faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişilerin yararlanacağı belirtilmiştir. Avukatlık , Yasa’nın 1. maddesinde de belirtildiği üzere kamu hizmeti niteliği taşıyan meslektir ve ticaretle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Belirtilen durumda sınai ve ticari faaliyette bulunan kişilerin yararlanmasına sunulan bir olanaktan, hukuk alanında hizmet veren avukatların da yararlanabileceklerini ileri sürmek yasal olarak mümkünolmadığından, Yönetmeliğin 6. maddesinin 7. fıkrasında ve davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava; avukat olan davacı tarafından, 26/06/2013 gün ve 43560 sayılı İstanbul Barosu Başkanlığı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 21/11/2003 tarih ve 25296 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliğinin 6. maddesinin 7. fıkrasında yer alan “Avukatlık hizmeti, hiçbir unvan altında marka tesciline konu olamaz; bu yolda başvuruda bulunulamaz.” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 1. maddesinde, “Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat, yargının kurucu unsurlarından
olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder.” hükmüne, 11. maddesinde, “Aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya meslekin onuru ile bağdaşması mümkün olmıyan her türlü iş avukatlıkla birleşemez.” hükmüne yer verilmiştir.
1136 sayılı Kanunun “Reklam yasağı” başlıklı 55. maddesinde ise, “Avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs
ve harekette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kağıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları
yasaktır. (Ek fıkra: 2/5/2001 – 4667/35 md.) Bu yasak, ortak avukatlık bürosu ve avukatlık ortaklığı hakkında da uygulanır. (Ek fıkra: 2/5/2001
– 4667/35 md.) Yukarıdaki yasaklara ilişkin esaslar Türkiye Barolar Birliğince düzenlenecek yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
21/11/2003 tarih ve 25296 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türkiye
Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliğinin 6. maddesinin 7. fıkrasında, “Avukatlık hizmeti, hiçbir unvan altında marka tesciline konu olamaz; bu yolda başvuruda bulunulamaz.” hükmüne, 12. maddesinde, “Bu Yönetmelik hükümlerine aykırılık tespiti halinde barolar tarafından ilgiliye bir uyarı yazısı gönderilir ve söz konusu aykırılığın 15 gün içerisinde giderilmesi gerektiği aksi takdirde baro tarafından resen soruşturma açılacağı bildirilir. Uyarı yazısının ilgilisine tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde
aykırılığın giderilmediği tespit edilirse, baro tarafından resen soruşturma başlatılır. Bu Yönetmeliğe aykırı fiil veya fiilleri birden fazla işleyenler hakkında uyarı yazısı gönderilmez, derhal ve resen disiplin soruşturması açılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 1. fıkrasında, «Marka, bir
teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle
sözcükler, şekiller, harfler, sayılar malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı
yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir.» hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbul Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yapan davacı tarafından, 03/02/2005 tarihinde, “A…. Hukuk” markasının Türk Patent Enstitüsüne tescil ettirildiği, bu durumun tespti üzerinede, İstanbul Barosu Başkanlığı tarafından26/06/2013 gün ve 43560 sayılı dava konusu bireysel işlem tesis edilerek, reklam yasağına aykırılık teşkil eden söz konusu eylemin 15 gün içerisinde sonlandırılması, aksi takdirde disiplin soruşturması açılacağının belirtildiği, söz konusu bireysel işlem ile dayanağı Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliğinin 6. maddesinin 7. fıkrasının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede, markanın, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir diğer teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlayan her türlü işaret olduğu
ve bu Kanun Hükmünde Kararnameden sınai ve ticari faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişilerin yararlanacağı belirtilmiştir. Avukatlık,1136 sayılı Kanunun 1. maddesinde de belirtildiği üzere kamu hizmeti niteliği taşıyan
serbest meslek faaliyetidir.
Bu durumda, sınai ve ticari faaliyette bulunan kişilerin yararlanmasına sunulan bir olanaktan, hukuk alanında hizmet veren avukatların da
yararlanabileceklerini ileri sürmek yasal olarak mümkün olmadığından, dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 7. fıkrasında ve söz konusudüzenlemeye dayanılarak davacı hakkında tesis edilen bireysel işlemdehukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Davanın reddine,

marka hukuku avukat marka tescil avukatın reklam yasağı marka tescili avukatın haksız rekabeti avukat kamu hizmet

Ankara avukatı olunması nedeniyle Türk Patent’in kararlarına karşı davalar, marka hükümsüzlüğü davaları, patent davaları, tasarım davaları, Türk Patent’in Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na(YİDK) karşı davaların yanında marka vekili olunması itibarıyla Türk Patent Markalar Dairesi kararlarına karşı itirazlar, haksız rekabet davaları, alan adı davaları ve tahkimleri ağırlıklı olarak çalışma alanlarımızdır.

Yazı Kategorileri:
Genel

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz