Eki 27, 2017
1157 Görüntüleme

Hükmün Tavsihi Hangi Durumlarda Mümkündür?

Yazan
banner

YARGITAY 14. Hukuk Dairesi
ESAS: 2013/12448
KARAR: 2013/15739

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.01.2010 gününde verilen dilekçe ile hükmün tavzihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; talebin kabulüne dair verilen 23.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davalılar, mirası reddettiklerini bildirmişlerdir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalılar vekili tavzih dilekçesi ile davalıların mirası reddettikleri yargılama sırasında mahkemeye bildirildiğinden yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini ileri sürerek hükmün tavzihini istemiştir.

Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tavzih isteminin kabulüne karar verilmiştir.

Tavzih kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak 8171 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalıların murisi E… adına kayıtlı 188/1677 paydan 32/1677 payın iptali ile davacı adına tesciline dair hüküm taraflara tebliğ edilmiş, temyiz süresi içerisinde taraflarca temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir.

6100 sayılı HMK’nın 305. maddesinin birinci fıkrasına göre tavzih, hükmün yeterince açıklık taşımaması, infazında tereddüt doğurması veya birbirine aykırı fıkralar içermesi halinde olanaklıdır. İkinci fıkraya göre de tavzih yoluyla hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Temyiz yoluyla incelenmesi mümkün olan bir husus yeniden yargılama yapılarak tavzih adı altında düzeltilemez.

Mahkemece yukarıda açıklanan kanun hükmü gözetilerek tavzih isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 13.05.2013 tarihli tavzih kararının BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yazı Kategorileri:
Genel

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret Hukuku ve Marka, Patent, Faydalı Model, Telif Hakları yan genel adıyla Fikri Mülkiyet Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT özellikle marka, patent ve haksız rekabet hakları konusunda yoğun olarak çalışmaktadır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz