Eki 28, 2020
78 Görüntüleme

Renkte İltibas, Rengin Kimsenin Tekeline Verilemeyeceği, Seçenek Özgürlüğü

Yazan
banner

Söz konusu ajanda ürünü için davalının seçenek özgürlüğünün değerlendirilmesi gerekir. Davalının ürününde kullandığı siyah ve sarı renk de seçenek özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir. Nitekim renk, kimsenin tekeline verilebilecek bir unsur değildir. O halde, söz konusu kasa ajandasının kapak tasarımı yönünden seçenek özgürlüğü ile içerik bilgileri ve içerik tasarımının sektörde herkes tarafından kullanılan ve işin gereği sayılabilecek özellikte olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden, mahkemece bu hususta gerekirse işin uzmanlarından oluşturulacak yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.


YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2018/4990 K. 2020/2288 T. 3.3.2020

Davacı vekili, ”ece ajandası” adlı ajandaların uzun yıllardır müvekkili tarafından üretilip piyasaya sürüldüğünü, ancak davalının ”gıpta kasa ajandası” adıyla piyasaya sürdüğü ürünün müvekkilinin ürünleriyle iltibas yaratacak derecede birbirine benzediğini, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, haksız rekabet sonucunda oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gıpta kasa ajandalarının toplatılmasını, hüküm özetinin ilanını, şimdilik 10.000.-TL maddi, 20.000.-TL manevi zararın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesiyle asıl davada, maddi tazminat talep sonucunu 28.521,24 TL’ye çıkarmıştır.

Davacı vekili birleşen davada, 2012 yılına ait davalı ajandaları için aynı gerekçeleri ileri sürerek, haksız rekabetin meni ile 10.000.-TL maddi 20.000.-TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının ürünlerinin tescilli bir endüstriyel tasarıma sahip olmadığını, davacının bu konuda yaptığı başvurusunun dava tarihi olan 24.12.2010 tarihinden önce iptal edildiğini, davaya konu ajandanın anonim hale geldiğini savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafa ait 2010 ve 2012 yılına ait ajandalar ile davalı tarafa ait 2012 yılına ait ajanda tasarımlarının birbiri üzerinde iltibas oluşturacak şekilde benzer olduğu, esas davada davacının davalının 2010 yılı kullanımlı 2009 yılı satışlı gıpta kasa ajandası satışından kaynaklanan haksız rekabet sebebiyle davalıdan 28.521,24 TL tutarında birleşen davada ise davacının davalının 2012 yılı kullanımlı 2011 yılı satışlı gıpta ajanda satışlarından dolayı 13.144,77 TL tutarında maddi tazminat talebinde bulunabileceği, manevi tazminat yönünden gerek esas davada gerekse birleşen davada 20.000,00 TL manevi tazminaın uygun olacağı gerekçesiyle davacının esas dava olan 2015/181 esas sayılı dosyasında davalı aleyhine açtığı davanın kabulüne, davacı tarafından üretimi yapılan “Ece Ajandası 2010” olarak yayınlanan ve davalı şirket tarafından üretilen “Gıpta Kasa Ajandasının” davacı ürününe haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine, Gıpta Kasa Ajantası isimli davalı ürününün basım yayın pazarlama, satım vesaire tüm ticari faaliyetlerin menine, haksız rekabet sonucu oluşmuş maddi durumun ortadan kaldırılması amacıyla tedavülde bulunan Gıpta Kasa Ajandaları 2010’un toplatılmasına, hüküm özetinin Türkiye genelinde yüksek tirajlı 3 büyük gazetede ilanına, esas davada davacının istediği 28.521,24 TL maddi tazminat ve 20.000 TL manevi tazminat tayinine, maddi tazminatın 10.000.-TL’sine dava tarihinden itibaren 18.521,24 TL’sine ise ıslah tarihi olan 22.06.2012 tarihinden itibaren değişen oranlardaki yasal faiz uygulanmasına, 20.000.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kabulüyle davacı tarafından üretimi yapılan “Ece Ajandası-2012” olarak yayınlanan davacı ürününe davalı şirket tarafından üretilen “Gıpta Kasa Ajandası” ürününün haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine, Gıpta Kasa Ajandası isimli davalı ürününün basım yayın pazarlama, satım vesaire tüm ticari faaliyetlerin menine, haksız rekabet sonucu oluşmuş maddi durumun ortadan kaldırılması amacıyla tedavülde bulunan Gıpta Kasa Ajandaları-2012’nin toplatılmasına, hüküm özetinin Türkiye genelinde yüksek tirajlı 3 büyük gazetede ilanına, birleşen davada 13.144,77 TL maddi tazminat ve 20.000.- TL manevi tazminat tayinine, maddi tazminatın 10.000.-TL’sine dava tarihinden itibaren 3.144,77 TL’sine ise ıslah tarihi olan 22.06.2012 tarihinden itibaren değişen oranlardaki yasal faizin uygulanmasına, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- ) Asıl ve birleşen dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı, davalı tarafından üretilen ajandaların kendisine ait ”ece ajandası” ile iltibasa neden olduğunu ileri sürmektedir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yeniden bilirkişi raporu alınmış ve yazılı gerekçelerle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, Dairemiz bozma ilamı sonrasında alınan ek bilirkişi raporunda, tarafların davaya konu ajanda ürünleri incelenirken, öncelikle kapak tasarımları yönünden değerlendirme yapılmış ve gerek biçimsel gerek oran, renk ve yüzey grafik özellikleri bakımından davalının kapak tasarımının davacı ürüne son derece benzer olduğu sonucuna varılmış, dava dışı tasarım örneklerine de fotoğraf olarak raporda yer verilmiştir. Aynı zamanda ajandaların sayfa tasarımları da incelenmiş ve aynı şekilde birbiri ile son derece benzer bulunmuştur.

Davalı vekili, dava konusu kasa ajandası tasarımının uzun yıllardır sektörde birçok firma tarafından kullanıldığını ve kamuya mal olup anonim hale geldiğini savunmuş ise de, gerek bilirkişi raporunda gerekse mahkeme kararının gerekçesinde bu yöne ilişkin herhangi bir tespit yada değerlendirme yapılmamıştır. Oysa ki söz konusu ajanda ürünü için davalının seçenek özgürlüğünün değerlendirilmesi gerekir. Davalının ürününde kullandığı siyah ve sarı renk de seçenek özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir. Nitekim renk, kimsenin tekeline verilebilecek bir unsur değildir. O halde, söz konusu kasa ajandasının kapak tasarımı yönünden seçenek özgürlüğü ile içerik bilgileri ve içerik tasarımının sektörde herkes tarafından kullanılan ve işin gereği sayılabilecek özellikte olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden, mahkemece bu hususta gerekirse işin uzmanlarından oluşturulacak yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2- ) Kabule göre de, bilirkişilerce tazminatın belirlenmesi için dava konusu edilen ajandaların kaç adet üretildiği ve kaç adet satıldığının ayrıca tespit edilmesi gerekirken, dönem başı ve dönem sonu stok sayıları üzerinden işlem yapılması ile dava konusu edilmeyen farklı tür ajanda satışlarının da hesaba katılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

3- ) Ayrıca, mahkemece verilen 02.12.2013 tarihli ilk hükümde asıl davanın kısmen kabulüyle 28.521.-TL maddi 2.500.-TL manevi tazminata hükmedilmiş, birleşen davanın reddine karar verilmiş, işbu karar taraf vekillerince temyize konu edilmiş ise de, davacı vekili yalnızca birleşen dava yönünden temyiz gerekçelerini sunmuştur. Davacı vekili, asıl davada 20.000.-TL manevi tazminat talebinde bulunmuş, ancak mahkemece manevi tazminat talebi kısmen kabul edilmesine rağmen bu husus temyize konu yapılmadığından, artık 03.11.2014 tarihli Dairemiz bozma ilamı ile davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu nazara alınmaksızın, davalının usuli kazanılmış hakkını ihlal edecek şekilde asıl davada yeniden kurulan hükümde daha yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, aynı zamanda, birleşen davada davacının talebinin 10.000,00TL maddi 20.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsili yönünde olduğu, ıslah beyanı ile müddeabihin arttırılmadığı, davacının 22.06.2012 tarihli ıslah beyanının yalnızca asıl davaya yönelik olduğu da gözden kaçırılarak birleşen davada talebi aşar şekilde 13.144,77TL maddi tazminata hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu yönüyle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Yazı Kategorileri:
haksız rekabet

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz