Şub 6, 2020
1048 Görüntüleme

SMK’da Gerçek Hak Sahipliği İlkesi ve Sonradan Yapılan Tesciller

Yazan
banner

SMK m. 6/3’e göre, tescile rağmen markayı kullanan kişi hak sahibi olabilmektedir. SMK m. 7!1’deki tescilli koruma ilkesinin önemli bir istisnasını oluşturan bu istisnayla sistemimiz “kullanım” ilkesine yaklaşmıştır. Üstelik SMK m. 155 uyarınca sonraki tescilin önceki tescile karşı  bir önemi kalmamış, tescilli kullanım savunması dönemi kapanmıştır.

Yargıtay 11. HD’nin 2006/7142-2008/342 sayılı KALEKRAF kararına göre eskiye dayalı kullanım iddiasında bulunanın markayı bizzat kullanması gerekmektedir.  Kullanmamaya dayalı iptal davalarından farklı olarak kendisini izniyle bir başkasının markayı kullanması yeterli değildir.

Markanın devri halinde, marka üzerindeki gerçek hak sahipliği devralana geçmektedir.

POPSTAR kararında Yargıtay yurtdışında gerçekleşmiş bile olsa markayı devralanın markanın önceki sabininin “gerçek hak sahipliği” durumundan faydalanabileceğine karar vermiştir(11. HD 2011/15655-2013/2153).

Aynı şekilde EVKUR kararında da Yargıtay  EVKUR MOBİLYA olarak babanın kurduğu işletmenin daha sonra çocukları tarafından EVKUR olarak devralınarak sürdürülmesi durumunda 1983 yılından beri kullanılan marka üzerinde davalıların hak sahibi olduğuna karar vermiştir(11. HD 2008/12932-2010/4732).

Marka tescilinde marka vekillerinin ve marka hükümsüzlüğü davalarında marka avukatlarının tüm bu kararları dikkate alarak dosya oluşturmaları elzemdir.

 


2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret Hukuku ve Marka, Patent, Faydalı Model, Telif Hakları yan genel adıyla Fikri Mülkiyet Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT özellikle marka, patent ve haksız rekabet hakları konusunda yoğun olarak çalışmaktadır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz