Nis 9, 2020
57 Görüntüleme

Taklit Ürünlere Gümrükte El Koyma

Yazan
banner

SMK m. 159/2-b’ye göre, marka hakkı sahibi sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara Türkiye sınırları içinde veya gümrük, serbest liman, bölge gibi alanlar dahil bulundukları her yerde el konulmasını sağlayabilir.

Gümrük Kanunu’nun 57/2. maddesine göre, Gümrük İdaresi tarafından el koyma kararının hak sahibine tebliğinden itibaren bozulabilir eşya için 3 iş günü diğer eşyalar için ise 10 iş günü içinde esas hakkında dava açılması ya da mahkemeden ihtiyati tedbir kararı getirilmesi gerekmektedir.

Gümrük İdareleri’nin sahte mallar hakkında durdurma kararı vermesi için markanın gümrüklerde korunması için e-başvuru yapılması gerekiyor. Aslında marka tescilliyse bu durumda Türkpatent’in sisteminden marka sahibi bilgileri ve marka vekili görülebilir. Dolayısıyla marka tescille zaten korunduğundan ayrıca böyle bir başvuru yapmaya da lüzum yoktur. Ancak gümrük memurları Türkpatent’in sistemi yerine kendi sistemlerine bakmakta ve gümrükte korunması için başvurusu yapılan markalara ilişkin durdurma olduğu takdirde hak sahiplerine faks çekmektedirler. Faks çekilmesi de ayrı bir sıkıntı olmaktadır, keza faks artık eski moda bir haberleşme aracı olduğundan faksın geç görülmesi durumunda marka sahibi özellikle yurtdışındaysa haberleşmek ve talimat almak için geç kalınabilmektedir. Böyle bir durumun önüne geçmek için gümrüklerin faks yerine kararı tarayıp gümrük başvurusunda belirtilen hak sahibinin veya hak sahibinin temsilcisinin eposta adreslerine kararı göndermeleri çok daha etkili olacaktır. Bazen özenli gümrük memurlarının durdurma kararını faks çektikten sonra hak sahibine telefon edip uyarmaları durumuna da rastlanılmakla birlikte bildirim genellikle sadece faksla yapılmaktadır.

Gümrük’ten bildirim geldikten sonra hak sahipleri malların orjinal olup olmadığını kontrol etmek için gümrükte fotoğraf çekmekte, numune almakta ve müvekkillerinden onay beklemektedir. Malların orjinal olmadığından emin olmak şarttır. Lakin eğer orjinal bir ürün için tedbir kararı alınıp dava açılırsa sonunda hak sahibinin zararı telafi edilmek zorunda kalınabilir. Ülkemizde artık paralel ithalatın yasal olması için malın dünyada herhangi bir yerde piyasaya sürülmüş olması yeterli olduğu için orjinal olan ama ülkemizde piyasaya sürülmemiş mallar için de tedbir uygulanamamaktadır.

Örneğin Markaların Korunması Hakkındaki KHK döneminde Iphone 11 ABD’de piyasaya sürüldükten sonra ama ülkemizde piyasaya sürülmeden paralel ithalat yoluyla ülkemize getirilmesi durumunda ürünler orjinal bile olsa ülkemizde piyasaya sürülmemiş olan Iphone 11 için marka hakkı tüketilmediğinden telefonlar orjinal bile olsa tedbir uygulanabiliyordu. Ancak SMK ile getirilen yeni düzende Iphone 11 ABD’de piyasaya sürülmüşse ülkemizde piyasaya sürülmemiş olsa bile marka sahibinin marka hakkının tükenmiş olduğu kabul edilmekte ve paralel ithalat yasal hale gelmektedir. Bu durum paralel ithalat durumunda uygulanacak tedbiri oldukça daraltmakta ve paralel ithalatçılara ise oldukça önemli bir hak vermektedir.

Gümrüklerde el konulan eşya hakkında 10 iş günü içerisinde veya haklı bir nedenin bulunması halinde 10 iş günü ek süre zarfında mahkemeden ihtiyati tedbir kararı getirilmesi zorunluluğu vardır.

Uygulamada mahkeme uzmandan alınan raporla tedbir talebini değerlendirmekte ve genellikle teminatla ihtiyati tedbir taleplerini kabul emtektedir.

Yazı Kategorileri:
Marka

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz