Oca 18, 2021
16 Görüntüleme

Çalışanların Eser Sahipliği; Maddi ve Manevi Hak Ayrımı

Yazan
banner

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 8/2. maddesine göre, aralarındaki sözleşmeden aksi anlaşılmadıkça, memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserlerin mali hak sahipleri bunları çalıştıran veya tayin edenlerdir. Bu hükme dayanılarak davacı şirket lehine mali haklarına tecavüz olduğundan bahisle maddi tazminata karar verilmiş ise de, davacı şirket anılan maddede açık bir şekilde belirlendiği üzere davaya konu eserin mali hak sahibi olup, eserin manevi haklarının sahibi değildir. Anılan kanunda mali ve manevi haklar ayrı ayrı düzenlenmiş olup manevi haklar sınırlı olarak gösterilmiştir. Sayılan bu haklardan dolayı manevi tazminat isteme hakkı da manevi hak sahibine aittir.


Yargıtay 11. HD.T. 04.06.2001, E. 2001/2687, K. 2001/5080

Davacı vekili, davalılardan M.’nin müvekkili okulunda öğretmen iken ayrıldığını, görevli öğretmenler tarafından hazırlanan ders ve sınav materyallerini izinsiz olarak alıp, “WİSE UP” isimli İngilizce ders kitabı bastırdığını, yaptırılan tespitte kitaptaki materyallerin müvekkili okulunda hazırlandığının belirlendiğini, kitabın basımını yapan S… yayınevinin yerinde halen davalı A.. A.Ş.’nin bulunduğunu, kitaptan bir adet tespitte teslim edildiğini ileri sürerek, davalıların hâksiz tecavüzlerinin ref’i ve men’ine, 500.000.000 TL maddi ve 250.000.000 TL manevi tazminatın reeskont faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı M. vekili, davacının eser üzerinde hak sahipliğinin bulunmadığını, bu davayı açma hakkı bulunmadığını, müvekkilinin katkıları ile hazırlanan materyallerin bizzat kendi kitabında yayınlanmasının doğal olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı vakıf nezdinde çalışan kişilerin ürettiği eserlerin mali haklarından yararlanmada davacının 5846 sayıl Kanunun 8. maddesine göre hakkının bulunduğu, davalının hazırladığı kitabı oluşturan materyal ve dokümanların %60’ının davacının okulunda çalışan öğretmenlerin meydana getirdiği eserlerden oluştuğu, davalın eyleminin Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa aykırılık oluşturduğu, istenen manevi tazminatın makul ve ılımlı olduğu, davalı S.’nin tüzel kişiliğinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 500.000.000.TL maddi ve 250.000.000. TL manevi tazminatın davalılar M. ve A… A.Ş. den tahsiline diğer davalı hakkındaki davanın basit husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı davalı M. ile davalı A… A.Ş. vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasını göre mümeyyiz davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 8/2. maddesine göre, aralarındaki sözleşmeden aksi anlaşılmadıkça, memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserlerin mali hak sahipleri bunları çalıştıran veya tayin edenlerdir. Bu hükme dayanılarak davacı şirket lehine mali haklarına tecavüz olduğundan bahisle maddi tazminata karar verilmiş ise de, davacı şirket anılan maddece açık bir şekilde belirlendiği üzere davaya konu eserin mali hak sahibi olup, eserin manevi haklarının sahibi değildir. Anılan kanunda mali ve manevi haklar ayrı ayrı düzenlenmiş olup manevi haklar tadadi olarak gösterilmiştir. Sayılan bu haklardan dolayı manevi tazminat isteme hakkı da manevi hak sahibine aittir. O halde davaya konu eserin mali hak sahibi olan davacının bu eserden dolayı manevi tazminat isteyemeyeceğinin kabulü ile bu istek kaleminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

 

Yazı Kategorileri:
FSEK

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz