Ağu 16, 2011
1001 Görüntüleme

Eserin İnternet Yoluyla Umuma Arzı

Yazan
banner

Bir eserin ilk defa web sayfası aracılığıyla internet ortamına aktarılması ve kullanıcıların hizmetine sunulması FSEK m. 14 anlamında umuma arz olarak kabul edilmektedir ki umuma arz yetkisi münhasıran eser sahibine aittir. Ancak eser sahibi bu hakkını bizzat kullanabileceği gibi başkalarına da bu hakkı kullanmaları için yetki verebilir.

İnternet gibi etkileşime açık bir ortamda eserin sunulmuş olması üçüncü kişilerin eser üzerindeki her türlü müdahelelerine rıza gösterildiği manasına gelmese de bu durum eserin en azından şahsi kullanım için çoğaltılabileceği manasına gelecektir.

İnternet ortamında kopyalama yapılması belli şartlara bağlanmış ise sözleşme dışındaki kopyalamalar sözleşmeye aykırılık yanında telif hakkı ihlali de oluşturacaktır.

İnternet ortamında bilgiler zaman zaman güncellenmektedir. Ancak umuma yetki ile arz edilecek bir eserde değişiklik yapılması ancak eserde değişiklik yapılması hakkını kapsayan bir eserin umuma arzı sözleşmesiyle mümkün olacaktır. Böyle bir hak verilmemişse eser üzerinde değişiklik yapılması yazarın eserde değişiklik yapılmasını önleme hakkını gündeme getirecektir.

Öte yandan bir eserin sahibinin izni olmaksızın kamusal yararlanmaya açılması, web sitesi aracılığıyla kamuya sunulması derleme eser olarak nitelendirilen web sitesini kopyalayarak bir başka web sitesine aktarması telif hakkı ihlali olarak değerlendirilmektedir.

Eserin internet ortamında hak sahibinin rızası dışında kullanılması halinde hak sahibi tecavüzün meni, tecavüzün refi veya tazminat davası açabilir.

Tecavüzün refi davası başlamış ve devam etmekte olan saldırıyı sona erdirme amacıyla açılır. Tecavüz zaten sona ermişse dava konusuz kalacaıtır. Bu davanın açılabilmesi için aranan yegâne şart saldırının haksız olmasıdır. Ancak tecavüz eylemini gerçekleştirenin kusurlu olması veya herhangi bir zararın doğması aranmaz.

Tecavüzün meni davası ise henüz meydana gelmeyen ancak maddi ve manevi haklara karşı olması muhtemel tecavüzü önlemek amacıyla açılır.

Saldırı son ermiş ancak yeniden yapılması muhtemel ise bu halde tecavüzün meni davası açılır. Davanın açılması için saldırının gerçekleşeceği konusunda emareler bulunması yeterlidir.

Yukarıda bahsedilen hukuk davaları yanında FSEK m. 71, 73 ve 80. maddelerinde ceza hükümlerine yer vermiş ve eser sahibinin izni olmaksızın eseri yayına arz eden, esere adını koyan, eserden alıntı yapıp kaynak göstermeyen, korsan üretildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği ürünleri ticari amaçla elinde bulunduran kişiler için anılan eylemlerin kasıtla yapılması şartıyla hak sahibinin şikâyeti üzerine ceza ihtisas mahkemeleri veya asliye ceza mahkemelerince hürriyeti bağlayıcı ceza verilebileceğini öngörmüştür.

Yazı Kategorileri:
Makaleler

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz