Nis 23, 2020
175 Görüntüleme

Markanın Hükümsüzlüğü ve İptali

Yazan
banner

Sonradan ortaya çıkan sebeplerden ötürü markanın iptali, başından veri var olan sebeplerden ötürü markanın hükümsüzlüğü söz konusu olacaktır.

Kullanmama nedeniyle veya markanın jenerik hale gelmesi nedeniyle iptal söz konusu olacaktır. Ancak markanın tanımlayıcı olması, önceden tescilli bir marka ile karıştırılma ihtimali yaratması durumunda ise başlangıçtan beri var olan bir hükümsüzlük sebebinden bahsedilebilir.

Hükümsüzlük nedenleri SMK m. 25’te düzenlenmiştir. Buna göre, SMK m. 5’teki mutlak tescil engelleri veya SMK m. 6’daki nisbi tescil engelleri birer hükümsüzlük sebebidir.

Hangi hükümsüzlük nedenine dayanılacağı dava açılırken dikkatle araştırılmalıdır. Keza hükümsüzlük davasında hangi hükümsüzlük nedenine dayanılıyorsa mahkeme o hükümsüzlük nedeni ile bağlıdır.

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2007/579 K. 2008/7798 T. 12.6.2008;  Davacı vekili, davalının adına tescilli 78871 numaralı markasının 556 Sayılı KHK.’nun 14.maddesi gereğince kesintisiz 5 yıl süre ile kullanmadığını, 1999/001567 numaralı markasının ise müvekkili adına tescilli marka ile iltibas oluşturacak şekilde tescil ettirip kullandığını ileri sürerek, 78871 nolu markanın 556 Sayılı KHK.’nun 14 ve 42.maddeleri, 1999/001567 numaralı markasının ise 8.ve 42.maddeleri gereğince hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; toplanan kanıtlara göre, davalının 99001567 nolu markasının 19.02.1999 tarihinde tescil edildiği ve dava tarihi itibarıyla 5 yıllık sürenin dolmadığı, 79871 sayılı markanın ise “turşu” emtiası için tescil ettirilmiş olmasına rağmen dava tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıllık süre içinde kullanıldığına ilişkin davalı yanca delil sunulmadığı, sunulan tüm satış faturalarının dava tarihinden önceki “3 aylık döneme rastladığı bu tarihten öncesi için bir faturada ibraz edilmediği, davadan önceki 3 aylık kullanımın davayı etkisiz hale getirmeye yönelik olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 79871 nolu davalı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dilekçesinde davalının 79871 sicil numaralı markasını 556 Sayılı KHK.’nun 14.maddesi gereğince kesintisiz olarak 5 yıl süre ile kullanmadığı ve bu nedenle hükümsüzlüğü, 1999/001567 numaralı markanın ise davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde haksız ve kötü niyet olarak kullanıldığından bahisle 556 Sayılı KHK.’nun 8.maddesi gereğince hükümsüzlüğü istenmiştir. Mahkemece, her iki markanın da 556 Sayılı KHK.’nun 14.maddesi kapsamında hükümsüzlüğü istendiği gerekçesi ile sonuca gidilmiş ve 1999/001567 nolu davalı markasının tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre dolmadan davanın açıldığı gerekçesiyle red kararı verilmiştir. Mahkemenin anılan gerekçesi dava dilekçesindeki hukuki nedene uygun bir gerekçe olmayıp, 556 Sayılı KHK.’nun 8.maddesi gereğince davalının 1999/001567 numaralı markasının hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken, başka bir hukuki nedene dayanarak yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

 

Yazı Kategorileri:
Marka

2003 yılından itibaren Barolar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Avukat Emre Kurt, kariyerine ticaret hukuku alanında başlamış Kırkağaç 6. Jandarma Er Eğitim Alayı Manisa’da Disiplin Subayı olarak askeri hizmet verdikten sonra Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ticaret ve Şirketler Hukuku alanında uzmanlaşmıştır. Londra Üniversitesi’ndeki ihtisasın ardından Av. Emre KURT’un hukuk pratiği özellikle fikri mülkiyet hakları ve haksız rekabet hakları konusunda yoğunlaşmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Yorum Yaz